Niye babamın zamanında babasına yaptı diye benden çıkıyor acisi neden olması gerekenler baba olmuyoda olmaması gerekenler baba oluyor. Hem böyle beyinsizleri baba yapıyor hemde sakın kalmamızı iyi biri olmamızı bekliyor yeter bıktım artık baslicam imtihanina yeter ben mi dedim yarat beni diye çekmek zorunda mıyım ya
Cevabın nedir?
Cevapla
Çok Süper Cevap
eğer ki gönlünde en ufak bir iman bile kalmamış olsaydı bunları yazma gereği bile hissetmezdin.
insan silerse susar, darılırsa bağırıp çağırır.
insan bazen Allah'a darılabilir, peygamberler bile darıldı.
Hz Yakup ağladı, Hz Yusuf acı çekti, Hz Eyüp ''bana zarar dokunuyor'' dedi.
hayat hiç bir zaman ''mükemmel'' diye adlandırdığımız o seviyede olmayacak.
inancımız olsa da olmasa da bu dünyada yaşamaya mahkumuz, ama her sinirlendiğimizde isyana inkara sürükleneceksek eğer insan iradesi dediğimiz yetimiz yavaş yavaş kaybolmaya başlar ve sonucunda tahmin edemeyeciğimiz yollara girebiliriz.
üstelik Allah'ın ayetlerinde ''baban yaptı diye, babanın babası yaptı diye hesabı senden görülecek'' gibi veya benzeri ayet asla yoktur.
herkes kendi başınadır.
eğer senin tabirinle ''beyinsizler'' baba olmasaydı dünya zaten çok güzel bir yer olurdu, herkes dört dörtlük olurdu ve hiç bir şekilde imtihan sayılmazdı.
anlayabiliyorum, kimi zaman gerçekten hayat çok sert davranmaya başlıyor, sanki zor durumlarda nasıl tepki vereceğini gözlemlemek için.00 Yorumla
Yapay Zeka Cevapladı
Bu kadar öfke hissetmen çok normal 😔 Böyle bir babayla büyüyüp sonra “sabırlı ol iyi kul ol” denmesini kaldıramaman çok anlaşılır. Suçu kendinde arama lütfen 💔
İnsanların kötü olması Tanrı’nın seni sevmediği anlamına gelmez. Kötülük onların seçiminde. Acıyı da sen hak etmiyorsun. Öfkeni bastırmaya çalışma, ama kendini de yakma.
Şu anda yapabileceğin en önemli şey kendini korumak ve kendi hayatını kurmaya odaklanmak 🌱 Zamanla inanç konusunu da tekrar sorgularsın. İstersen konuşur konuşur açarız bu konuyu 💬🫶
Sen kötü değilsin, sadece çok yorulmuşsun 💗00 Yorumla
AI Persona’ya Sor
Merto
Yeni bir tarz mı arıyorsun? Moda ve stil konusunda yanındayım.
Oyuna Geldik
Oyunlarla ilgili konuşmaya ne dersin? En yakın oyun arkadaşın olabilirim.
Şöyle Böyle
Sıra dışı konulara yeni bir soluk getirmek için buradayız.
Ayberk
2026 Dünya Kupası gecelerinde maç coşkusunu birlikte yaşayacak bir futbol buddy’si arıyorsan...
Rehber İpek
Üniversite tercih yolculuğunda yanındayım! Bana soruların neler? 🎓
Şef Orçun
Bugün ne pişirmek istersin? Türk ve Dünya mutfağı konularında yardımcı olabilirim.
Fragmatik
Bugün ne izlemek istiyorsun? Senin için film ve dizi önerileri verebilirim.
Hilal
2026 FİFA Dünya Kupası coşkusunu birlikte yaşayacak, maç sonu sohbetleri yapacak birini...
Aşko Kuşko
Kafası karışık bir aşıksan ilişkilere dair önerilerimle yanındayım.
Mistik Biri
Tarot falına bakmamı ister misin? Astroloji ve Burçlar konularında yardımcı olabilirim.
İremolog
Genelde nasıl hissediyorsun? Kişilik ve karakter konularında sorularını yanıtlamaya hazırım.
Hayat
Aile ya da arkadaşlarınla ilişkilerin nasıl? Kafana takılan her konuda yanındayım!
KSCansu 💜
KızlarSoruyor kullanımına dair desteğe mi ihtiyacın var? Hemen sor!
Baharizma
Bugün gündemde neler var? Trend gelişmeleri birlikte yorumlayabiliriz.
Fikri Harika
Hediye seçimi ve alışveriş ipuçları konusunda desteğe ihtiyacın var mı? Bana sorularını...
Profesör Bilgin
Eğitim ve iş hayatında her şey yolunda mı? Desteğe ihtiyacın varsa buradayım.
Bir İnci
Bugün nasıl görünüyorsun? Dış görünüşünle ilgili her şeyi bana sorabilirsin.
Flaş Batu
Magazin konuşmayı sever misin? Ünlüler nerede, ne yapıyor gel konuşalım!
Luna
Regl dönemlerinde iyi hissetmek mümkün mü? Tavsiyelere ihtiyacın varsa buradayım.
Driver Baby
Yola çıkmaya hazır mısın? Araba ve motorlarla ilgili yardımcı olabilirim.
Hep Parla ⭐
Kariyer hayatında nasıl bir adım öne çıkarsın? Eğitim ve kariyer konularında sana destek olabilirim.
Kediliçe
Patili dostuna ne iyi gelir? Evcil hayvanlar konularında bana sorularını sorabilirsin.
Eko Bey
Bütçeni yönetebiliyor musun? Para ve ekonomi konularında yanındayım.
Ezgi Geziyor
Tatilini birlikte planlayalım mı? Tatil ve seyahat konularında sana yardımcı olabilirim.
Doğa Anne
Çocuk bakımıyla ilgili destek mi arıyorsun? Ebeveynlik konusunda tavsiyelerimle yanındayım
Dijital Zeka
Teknolojik cihazların sana mı kafa tutuyor? İnternet & Teknoloji konularında desteğe hazırım.
O-Pera
Şehrinde hangi etkinlikler var? Kültür ve sanat etkinliklerini bana sor!
Ne-She
Güzellik ipuçları ister misin? Güzellik ve bakım konularında sorularını yanıtlayabilirim?
Fit Meli
Diyet ve sağlıklı beslenmeye dair önerilerimle yanındayım.
Smaçella
Egzersiz planın hazır mı? Fit kalmakla ilgili endişelerin varsa sorularını sorabilirsin.
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
1
Cevap
10Cevap
😳 Allah bence tanınmamış, konu pek anlaşılamamış.
00 YorumlaAile & Toplum konusunda 4,8b cevap paylaştı. İsyanlara devam et ettikçe bunlar dahada artacak
026 Yorumla- 4 ay
Thanos mu döver allah mı?
- 4 ay
@eburak06 evet terör dininin yaratıcısı ama allah kuranı tanrı yazdı demek tanrı varsa eğer ona hakarettir ama merak ettim bu dinin yaratıcısı 1400 yıl önce neredeymiş? Hadi tevratı incili o yazmış diyelim bunlarda 3 bin yıla gider peki senin tanrın 12 bin yıllık göbekli tepede ve 8 bin yıllık çatalhöyükte niye ortada yok nerede bu gönderdiği 124 bin küsür peygamber?
- 4 ay
@Sümerler000 gönderdiği 124 bin küsür peygamberin hepsini bir kitaba işleyecek olsaydı hayatını bu işe adamayan hiç bir insan kutsal sayılan kitabı okuyamazdı/vakit ayırmazdı.
islam mantık dinidir, mantıklı düşünürsen tüm sorulara biraz biraz cevap bulabilirsin dostum.
ve inanmamak farklı, düşman olmak farklı. bir dine inanmıyorsan saygım sonsuz, ama dine düşmansan en ufak saygıyı hak etmeyen bir adamsın. - 4 ay
@eburak06 mantık mantık mantık çok güzel keşke sizde kullansanız be hocam 124 bin peygamber anlatısı tamamen istatistiksel bir uydurmadan ibarettir çünkü arkeolojik veriler ne göbeklitepe ne çatalhöyük ne de on binlerce yıl öncesine ait mağara yerleşimlerinde tek bir evrensel otoriteye veya ibrahimi bir tanrı figürüne dair iz sunmaz göbeklitepe insanlığın avcı toplayıcılıktan yerleşikliğe geçerken inşa ettiği kolektif bir sembolizm alanıdır ve orada gördüğümüz hayvan figürleri ile dikili taşlar doğaya duyulan saygı veya korkunun bir yansımasıdır eğer tanrı her topluma elçi gönderdiyse neolitik dönemin bu devasa merkezlerinde neden ondan eser yok sorusu inanç sistemlerini temelinden sarsar gerçek şudur ki dinler yerleşik hayatın getirdiği mülkiyet ve hiyerarşi sorunlarını çözmek için evrilmiş sosyopolitik araçlardır sümerlerden binlerce yıl sonra ortaya çıkan tek tanrılı dinler sadece daha önceki çok tanrılı mitlerin budanmış ve otoriteyi tek elde toplamış versiyonlarıdır tanrının binlerce yıl sessiz kalıp aniden mezopotamya ve çevresinde belirmesi onun evrensel bir gerçek değil bölgesel ve kültürel bir icat olduğunun en açık göstergesidir
- 4 ay
Zaten evreni yaratan sonsuz zekanın 124 bin peygamberin isimlerini bir kitaba sığdıramayacağını düşünmek tanrı kavramını insan zihninin fiziksel sınırlarına hapsetmektir oysa her şeye gücü yeten bir irade için bilgiyi aktarmanın milyarlarca yolu olabilirdi bilgiyi sadece bir kitapla ve kısıtlı bir coğrafyayla sınırlamak tanrıyı değil o dönemdeki insan yazarın kapasitesini gösterir mantıklı bir sistemde cevaplar biraz biraz değil tam ve kesin olur oysa bugün karşılaştığımız tablo binlerce farklı tefsir ve birbiriyle savaşan dinlerden mezheplerden ibarettir eğer bir sistem aynı metinden taban tabana zıt sonuçlar çıkarıyorsa orada mantık değil belirsizlik ve insan yorumu hâkimdir
- 4 ay
@Sümerler000 hiç bir şekilde dine inanmayan bir toplumu ele al, bundan 50 bin yıl sonra bulunsun.
adamlar inanmadığı için tabii ki hiç bir şekilde bir tanrıya dair işaret bırakmayacaktır.
tek bir toplumun, günümüz söylemiyle bir ülkenin veya bir şehrin her hangi bir tanrıya dair en ufak bir iz bırakmaması tanrı kavramını yok sayamaz.
yani kısacası bir yerde tanrı tasviri yoksa, tanrı yoktur fikri sonucu alınamaz.
veya belki de hiç bilmediğimiz bir şekilde, tanrı şekilsiz ve temsilsiz kabul ediliyordu, bu yüzden hiç bir işaret bırakmadılar.
ve antropoloji şöyle söyler, en ilkel toplumlarda bile yüce bir varlık, görünmeyen bir güç veya yaptıklarından ötürü hesap soran bir güç inancı vardır.
yani demek istediğim o ki zaten insanın fıtratında her zaman bir ''tanrı arayışı'' vardır.
zor zamanlarda güç zamanlarda insan bir yerlerden yardım bekler.
ve diğer yazdığın konu hakkında, tanrı kavramını insan zihninin fiziksel sınırlarına hapsetmek gibi bir durum asla yok.
Kuran'ı okumaya bile üşenen insanlar, anlayıp üstünde durmak istemeyen insanlar 124 bin peygamberin hayat hikayesini isimlerini veyahutta başka bilgilerini neden okumak istesin?
Kuran'ı hiç okudun mu bilmiyorum, ama o kitapta seni köleleştirmek, mülkiyet ve hiyerarşi sorunlarına çözüm bulmak için en ufak bir yazı bile yok.
Kuran'da en büyük ibadet öncelikle iyiliktir mesela, insanlara karşı iyi davran der.
kul hakkı yeme yetim ezme der, ondan sonra ibadetleri anlatır.
göbeklitepe'den çatalhöyük'ten önce eğer bu kadar argüman çıkartabilecek kadar bilgili olmak istiyorsan, reddettiğin fikirleri okuyup öğrenmelisin.
günümüzün en belirgin özelliği de senin yaptığındır ya zaten, insanlara ''iyi bir insan'' olmak zor geldiği için nerden sallayacaklarını şaşırıyorlar islama. - 4 ay
@eburak06 eğer bir güç evreni yarattığını ve insanlıkla iletişim kurduğunu iddia ediyorsa bu iddianın somut ve evrensel bir karşılığı olmalıdır antropolojinin bahsettiği yüce varlık arayışı aslında evrimsel psikolojide hayatta kalma mekanizması olarak açıklanır insan beyni doğadaki rastgele olaylar arasında bir örüntü ve niyet arayacak şekilde gelişmiştir çünkü çalıların arkasındaki hışırtıyı rüzgar değil de bir avcı olarak hayal eden atamız hayatta kalmıştır bu biyolojik yatkınlık bizi doğaüstü güçler kurgulamaya iter yani tanrı arayışı fıtrat değil beynimizin hayatta kalma stratejisinin bir yan ürünüdür gelelim kurana o kutsal metinlerin iddia edildiği gibi sadece evrensel bir iyilik çağrısı olmadığını aksine dönemin siyasi ve askeri ihtiyaçlarına göre şekillenmiş çok sert bir doktrin olduğunu görüyoruz tevbe 5 ayetindeki o meşhur müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün ifadesi veya enfal 12 ayetinde geçen boyunlarını vurun parmak uçlarını doğrayın talimatı sence her şeye gücü yeten bir yaratıcının rahmet dolu dili mi yoksa bir savaş stratejisinin kanlı emirleri mi nisa 89 ayetinde kendilerinden yüz çevirenlerin yakalanıp öldürülmesini emreden ya da maide 33 ayetinde ellerin ve ayakların çaprazlama kesilmesini bir ceza olarak sunan o otoriter yapı dinin aslında toplumsal bir disiplin ve korku aracı olarak nasıl kurgulandığını açıkça gösteriyor muhammed 4 ayetinde savaşta kafirlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun emriyle pekişen bu şiddet sarmalı bakara 191 ve 193 gibi ayetlerde fitne ortadan kalkıncaya kadar onlarla savaşın diyerek mutlak bir hakimiyet hedefliyor üstelik bu sadece fiziksel şiddetle de sınırlı kalmıyor tevbe 29 ayetinde ehli kitabın cizye verene kadar aşağılanarak boyun eğdirilmesi isteniyor ve tevbe 123 ayetinde müminlere yakınlarındaki kafirlerle savaşmaları ve onların kendilerinde bir sertlik bulmaları öğütleniyor tüm bu tabloyu bir araya getirdiğimizde karşımızda duran şey evrensel bir ahlak yasası değil
- 4 ay
@Sümerler000 ayetlerin öncesini sonrasını okumadan karar vermek ne güzel şey değil mi dostum?
nisa 89: Allah yolunda hicret edinceye kadar onları dost edinmeyin.
Eğer yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve öldürün…”
nisa 90: “Ancak sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluluğa sığınanlar
veya ne sizinle ne kendi kavimleriyle savaşmak istemeyenler hariçtir”
gayet ahlak yasasına uygun bir davranıştır.
maide 33'de açıkça Allah'a ve resulüne ''savaş'' açanlara yapıldığı vurgulanmıştır.
dünyada milyonlarca din var ve islam kadar savaş açılan bir din daha yok. Allah bunu öngörmüş.
Muhammed 4'de basitçe savaşta karşınıza çıkarsa diye tabir var. biz bir savaşa girsek atıyorum israil ile, adamı görünce öpecek miyiz? tabii ki sıkacağız.
tevbe 29 ayeti bizans tehdidi karşısında inmiş bir ayettir, tebük seferi dönemi ve askeri çatışma atmosferi içindedir.
bu ayet indiği vakit zaten hali hazırda sürmekte olan bir savaş var, Allah bu ayette, ''savaşın, geri durmayın'' anlamı söyler.
sen inanmıyorsun diye seni gelip öldürmemi söylemez.
Bakara 190. ayette açıkça söyler; “Size karşı savaşanlarla Allah yolunda savaşın;
fakat haddi aşmayın.
Şüphesiz Allah haddi aşanları sevmez.”
Bakara 191. ayette ''onlar sizinle savaşmadıkça sizde savaşmayın'' diye açıkça ayet vardır.
fitne ortadan kalkıncaya kadar bağlamı da herkes müslüman oluncaya kadar taşımaz, özgür bir inanç sistemi taşır.
fitneden kastı kimse müslüman diye zorbalık görmek zorunda kalmasın diyedir.
kutsaldan belli başlı ayetleri seçip altındakine üstüne bakmaksızın yazdığın bu ayetlerin öncesini sonrasını okursan çok basitçe anlarsın.
fakat amacın üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olduğu için işine geldiği gibi yazıyorsun dostum.
Kuran-ı Kerim'de 6236 ayet vardır, yaklaşık 100-120 ayette savaşla ilgili bilgi verir.
insanlara nasıl bir insan olacağını, nasıl iyilik yapacağını ve dosdoğru olması gerektiğini anlatan ayetler binlercedir.
umarım anlatmak istediğimi anlamışsındır. - 4 ay
@eburak06 anlayamadığınız şeyin özü sadece ayetin hangi savaşta indiği değil o ayetin evrensel ve ebedi olduğu iddiasıdır eğer kuran tüm zamanlar ve mekanlar için gönderilmiş bir rehberse içindeki şiddet dilinin tarihsel bir paranteze alınması metnin mutlakiyet iddiasını sarsar nisa 89 ve 90 örneklerinde olduğu gibi önce öldürmeyi emredip sonra istisnalar getirmek modern hukuk mantığıyla değil kabileler arası savaş hukukuyla açıklanabilir bir durumdur yani zaten dini eleştirmek sizin fitnedir ve savaş sebebidir nisa 90'da bunu yapmazsan sıkıntı yok ama eleştirirsen veya dinden dönersen katlediliyorsun haçlı seferlerinde olanlardan ne farkınız kaldı? maide 33 ayetindeki ellerin ve ayakların çaprazlama kesilmesi veya sürgün edilmesi gibi cezalar hangi savaş suçuna verilirse verilsin evrensel ahlak ilkeleri ve insan hakları açısından barbarca bir cezalandırma yöntemidir tanrısal bir iradenin çözüm yolu işkence içeren bir infaz biçimi olmamalıdır bakara 190 ve 191deki savunma vurgusu bir noktaya kadar makul görünse de tevbe 5 gibi müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün diyen ayetlerin hükmünün diğer barışçıl ayetleri neshettiği yani hükümsüz kıldığı yönündeki hakim islam hukuku görüşünü göz ardı ediyorsun fitne ortadan kalkıncaya kadar ifadesini özgür bir inanç sistemi olarak yorumlamak modern bir temennidir ancak tarihsel pratik ve tefsir geleneği fitneyi şirkin ve küfrün varlığı olarak tanımlar yani islamın egemen olmadığı her yer fitne alanı olarak görülmüştür tevbe 29daki cizye ayeti ise senin iddia ettiğin gibi sadece bir savunma değil inançları nedeniyle insanları alçaltarak vergiye bağlama sistemidir boyun eğip kendi elleriyle cizye verene kadar ifadesi eşitlikçi bir dünya tasavvuruyla taban tabana zıttır kuranda iyilik ve doğruluktan bahseden binlerce ayetin olması bu şiddet ve ayrımcılık içeren ayetlerin varlığını ortadan kaldırmaz rasyonel bir zihin için bir kitabın yüzde doksanının iyi olması geri kalan %10'luk kısımdaki insanlık dışı emirleri meşrulaştırmaz
- 4 ay
@eburak06 zaten tevbe 5 ayeti yani meşhur kılıç ayeti bu durumu en net şekilde ortaya koyar orada hürmetli aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün der ve hemen ardından eğer tövbe eder namaz kılar ve zekat verirlerse onları serbest bırakın diye ekler bu durum inanç özgürlüğünün değil inancın bir hayatta kalma koşulu haline getirildiğinin kanıtıdır yani saldırının durması için kişinin sadece savaşmayı bırakması yetmez aynı zamanda senin dinine girmesi şart koşulur nisa 90daki barış yapanlara dokunmayın hükmü tevbe suresindeki daha sert ve kapsayıcı hükümlerle nesh edilmiş yani hükümsüz kılınmıştır islam hukukçularının büyük çoğunluğu tevbe 5in nisa suresindeki barışçıl ifadeleri iptal ettiğini savunur bu da tanrısal kelamın kendi içinde bir tutarlılık sergilemediğini zamana ve güce göre pozisyon değiştirdiğini gösterir ayrıca nisa 89da kendi inancından dönenlerin yani mürtedlerin öldürülmesini emreden mantık bakara 256daki dinde zorlama yoktur ifadesiyle taban tabana zıttır eğer dinde zorlama yoksa bir kişi dinini değiştirdiği için neden öldürülmelidir rasyonel bir perspektifle bakıldığında bu ayetler evrensel bir ahlak yasası değil yayılmacı bir siyasi hareketin o günkü şartlara göre şekillenmiş askeri talimatnameleridir bir insanın canı sadece seninle aynı ritüelleri yani namaz ve zekatı yerine getirdiği sürece mi kıymetlidir bu anlayış insanı sırf insan olduğu için değil itaat ettiği için değerli görür
- 4 ay
@Sümerler000 tevbe 4'e de baksana dostum sen bi.
“Kendileriyle antlaşma yaptığınız, sonra antlaşmalarını bozmayan
ve size karşı kimseye yardım etmeyen müşrikler hariçtir.”
yani bir adamı sırf ''müşrik'' olduğu için öldür demiyor.
ayetin esas muhatabı antlaşmayı bozan, savaş başlatan ve müslümanları mekkeden süren ''müşrik''lerdir.
Eğer Kuran senin dediğin gibi her müşriği öldürün şeklinde bir mesaj gönderseydi, Mekke fethedildiğinde çok büyük katliam yaşanırdı.
garimüslimler medinede barınamaz ve yaşayamazdı.
sence bir devlet, kendisiyle savaşan ve antlaşmaları bozan gruplara karşı ne yapmalı?
ve evet dostum her ayet evrensel ve ebedidir.
tek fark mesela Kuran'ın anlattığı ve iyi bir insan olun diye sana söylediği ayetleri sen karınla yataktayken uygulamazsın.
mesela bir kitap düşün sana kılavuz olarak vermişler, ''şu durumda şunu yapacaksın'' demişler.
Kuran'da öyle. savaş esnasında ne yapacağı da yazıyor, barış esnasında da.
sen barış esnasında gidip, Kuran'ın savaş esnasında yapın diye anlattığı şeyleri ''Kuran böyle söylüyor, tanrı varsa zalim olmalı!'' diye yorumlarsan insan içinde argümanların değer kazanmaz.
az biraz bir şeyler okumuş öğrenmişsin, basit argümanlarla anadan babadan öğrenip araştırmadan müslüman olan insanları susturabilirsin. azıcık bilen biriyse senin sözlerine zerre kulak asmaz.
ve bir insanın canı sırf benimle aynı ritüelleri yapıyor diye değerli olmaz, hatta maun suresinde ''gösteriş'' için namaz kılanlar lanetlenmiştir.
''Lanet olsun o namaz kılanlara!'' diye ayet vardır.
Kuran'ın önceliği senin ritüellerin veya ibadetlerin değildir, iyi bir insan olmandır.
ben sana anlatıyorum, yanlış öğrendiğin şeyleri doğrulamak için. uyuyan birini uyandırabilirim, uyku taklidi yapan birini uyandıramam.
umarım taklit yapmıyorsundur. - 4 ay
islam mantık dinidir dostum, eğer insanlara zulmeden ve kul hakkı yemeyen biri isen her zaman tövbe kapın açıktır.
eğer ki hala ''yok, bana çok mantıksız geliyor'' diyorsan, milyarlarca insanın inandığı bir din ile dalga geçmeyi acilen bırakmalısın. herkes benim gibi okuyup bilmeyebilir, Kuran'ın anlayışlı olun bağlamını bilmiyor olabilir. yanlışlıkla toplum içinde milyarlarca insanın inandığı Allah'a ''thanos mu döver Allah mı?'' gibi bir ithamı yakıştırırsın, başını ağrıtırlar. - 4 ay
@eburak06 benlik sıkıntı yok kuranı okuyup terör ayetlerine iman eden 300 bin yıllık insanlık tarihinin sadece günümüzden 1400 yıl hadi taş çatlasın 3 bin yıl önce uydurulmuş İbrahimî dinlerin tanrısı için başımı ağrıtacak lavuğa hodri meydan etinden korkanın kemiğini s** teröriste baş eğmeyiz gel gelelim esas konuya bir sistemin milyarlarca takipçisinin olması o sistemin iddialarını mantıksal düzlemde dokunulmaz kutsal kılmaz budizm hindunizm hristiyanlığında milyarca inananı var tarihin her döneminde kitlelerin büyük çoğunlukla yanlış fikirlere veya kanıtlanamaz mitlere inandığına şahit olduk gerçeklik bir oylama süreci değildir ve hakikat kalabalıkların tutkusuna göre şekillenmez mantık iddiasıyla ortaya çıkan bir yapının kendi içindeki metinsel çelişkileri ve etik sorunları sorgulandığında bunu dalga geçmek olarak nitelemek aslında rasyonel bir cevap verememenin getirdiği bir savunma refleksidir
başın ağrır şeklindeki hatırlatman ise konunun mantıksal tutarlılığından çıkıp fiziksel bir tehdit ve baskı zeminine çekilmesidir bir düşüncenin doğruluğu eğer o düşünceyi eleştirenin başına gelecek zararlarla korunuyorsa bu durum o düşüncenin gücünü kanıtlarından değil şiddet tekelinden aldığını gösterir tanrısal bir iradenin bir kurgu karakterle kıyaslanmasını hakaret kabul edip öfkelenmek aslında o inancın sarsılmaz bir kaya değil ne kadar kırılgan bir zeminde durduğunun işaretidir gerçek anlamda her şeye gücü yeten bir varlığın fani insanların eleştirilerine veya mizahına karşı korunmaya ihtiyacı olması paradoksal bir durumdur - 4 ay
@eburak06 ve yine kuranın mantık dini olduğu iddiası şiddet içeren ve hukuk literatüründe terör ayetleri olarak nitelendirilebilecek emirlerle yan yana geldiğinde rasyonel olarak çöker bir sistemin mantıklı olabilmesi için evrensel hukuk ilkeleriyle çelişmemesi ve kendi içinde tutarlı olması gerekir ancak metne baktığımızda bu tutarlılığı göremiyoruz
bakara 191 ayetinde geçen tek din islam oluncaya kadar savaşın öldürün ifadesi her ne kadar savunma bağlamına oturtulmaya çalışılsa da tevbe 5 ayetiyle bu durum mutlak bir inanç savaşına dönüşür kılıç ayeti olarak bilinen bu emir müşriklerin yani farklı inananların sadece varlıklarını bir tehdit ve yok edilmesi gereken bir unsur olarak kodlar eğer bir tanrı gerçekten mantık ve merhamet sahibi olsaydı yarattığı iddia edilen varlıkların kendisini inkar etme özgürlüğünü onlara can borcuyla ödetmezdi burada görülen tablo ilahi bir adaletten ziyade muhaliflerini fiziksel olarak tasfiye ederek büyümek isteyen askeri bir stratejidir
- 4 ay
@eburak06 maide 33 ayeti ise işkencenin kutsal metne nasıl dahil edildiğinin en somut örneğidir ellerin ve ayakların çaprazlama kesilmesi bir ıslah yöntemi değil insan onurunu hiçe sayan bir terör ve korkutma aracıdır modern hukukta en ağır suçlarda bile failin insanlık onuru korunurken evrensel olduğu iddia edilen bir kitabın bin dört yüz yıl öncesinin vahşi cezalandırma yöntemlerini ebedi bir kanun gibi sunması mantıkla değil ancak o günün sert çöl kanunlarıyla açıklanabilir
dinde zorlama yoktur diyen bakara 256 ile dinden döneni öldürmeyi öngören nisa 89 arasındaki uçurum mantık ilkesi olan çelişmezlik prensibini yerle bir eder bir yanda özgür iradeden bahsedip diğer yanda ayrılmak isteyeni ölümle tehdit etmek totaliter rejimlerin uyguladığı bir yöntemdir milyarlarca insanın buna inanıyor olması bu ayetlerin içeriğindeki şiddeti ve insan hakları ihlallerini rasyonalize etmez aksine bu kadar büyük kitlelerin bu tür sert emirleri görmezden gelmesi veya tarihsel paranteze alarak yumuşatmaya çalışması gerçeğin çıplaklığından duyulan bir rahatsızlığın sonucudur
sonuç olarak tanrısal bir kelamın çözüm yolu kan dökmek uzuv kesmek veya insanları inançları yüzünden aşağılayarak vergiye bağlamak tevbe 29 olmamalıdır bu yöntemler mantığın değil güce dayalı bir hegemonyanın araçlarıdır kuranı okudum diyorsun pek öyle zannetmiyorum - 4 ay
Ve son olarak muhammedin medine döneminde askeri ve siyasi gücü eline almasıyla beraber söylemin nasıl sertleştiğini gösteren en net örneklerden biri muhammed suresi 35 ayetidir burada üstün durumdayken barışa çağırmayın gevşemeyin denilerek barışın sadece zayıf olunan zamanlarda bir stratejik geri çekilme aracı olduğu açıkça ortaya konur bu durum islamın barış dini olduğu yönündeki modern savunmaların teolojik bir kurgudan ibaret olduğunu kanıtlar
mantıksal bir süzgeçten geçirdiğimizde eğer bir dinin tanrısı mutlak barışı ve kardeşliği hedefleseydi barışa davet etmeyi bir zayıflık göstergesi olarak görmez aksine bunu her koşulda en yüce erdem olarak tanımlardı ancak buradaki mantık tamamen savaş meydanının ve yayılmacı siyasetin mantığıdır güçlüyken barış istememek teslimiyet beklemek ve karşı tarafı tamamen boyun eğmeye zorlamak evrensel bir ahlak yasası değil makyavelist bir iktidar mücadelesidir
ayrıca enfal suresi 60 ve 61 ayetlerinde düşmanı korkutmak için her türlü savaş hazırlığının yapılması emredilirken barışın sadece karşı taraf barışa yanaşırsa bir seçenek olduğu vurgulanır ancak tevbe suresiyle bu sınırlı barış alanı da daraltılır ve müşriklere karşı topyekün bir savaş stratejisine geçilir yani metinlerin kronolojik sırasına baktığımızda güç arttıkça barışçıl söylemin yerini kesin bir hegemonya diline bıraktığını görüyoruz
- 4 ay
@Sümerler000 yine söylüyorum yine söylüyorum 10 ayeti öğrenmişsin öncesini bilmeden sonrasını bilmeden konuşuyorsun. mümin kimselere ''terörist'' diyorsun.
sanıyorum ki tam anlamıyla hiç bir yaratıcıya inanmıyorsun ve inanmadığın bir şeye inanan insanlar için ''teröristler, lavukların etinden korkanın kemiğini'' falan diyorsun.
hiç bir şeye yanmam sana bu kadar dil döktüğüme yanarım.
müslümanlar için terörist demen benim bile damarıma bastı, bunu yapma.
madem ki inanmıyorsun ve birileriyle münakaşaya girmek istiyorsun, bu dil üslubuyla yapma.
bir çok insanla konuşurum bu konuları, gerçek hayatta araştırmaya sevk ettiğim bir çok insan var.
papağan gibi 10 ayeti ezberleyip ısıtıp ısıtıp önüme koyan hiç kimse olmamıştı, zeka farkı sanırım.
kaldı ki eğer argümanlarının sonuç bulmadığını ve çürütüldüğünü gördüğünde müslümanlar için terörist gibi ithamlar kullansın, yaratıcıyı ucuz esprilerine alet edersin, her yer sanal değil.
klavyenin arkasında olmayacaksın her zaman.
eğer münakaşaya gireceksen had hudut bileceksin, karşındaki adama terörist demeyeceksin.
yarın bir gün mazallah bir savaş çıksa çıkıp terörist dediğin müslümanlarla aynı cephede duracaksın.
bu sana son mesajım, hakaretlerine ve papağan gibi konuşmana daha fazla müsamaha gösteremiyorum ne yazık ki. - 4 ay
ve son argümanını da çürütüyorum, öncelikle;
hakaret ve küfür, argüman değildir.
eğer konuşmayı bu noktaya taşıyacak kadar yenildiysen ve sözlerini kontrol edemiyorsan, bu artık felsefi ya da mantıksal bir tartışma olmaktan çıkar.
Kuran’daki savaş ayetlerini bağlamından koparıp modern terörle eşitlemek entelektüel bir eleştiri değil, indirgemedir. ben sana metnin öncesini, sonrasını, tarihsel bağlamını gösterdim. buna karşılık metinsel bir çürütme sunmadın. '‘şiddet tehdidiyle fikir savunulamaz’' diyorsun ama ben ne şiddeti savundum ne tehdit ettim.
aksine Kuran’ın bireysel şiddeti yasakladığını defalarca ayetlerin öncesi-sonrası ile anlattım.
bir inancın eleştirilebilir olması, o inancın terörle özdeş olduğu anlamına gelmez.
aynı mantıkla gidersek ateist ideolojiler adına yapılan kitlesel katliamları da ateizmin zorunlu sonucu saymak gerekir ki bu apaçık bir safsatadır. - 4 ay
@eburak06 sen sanırım ya anlamamazlığa geliyon ya da yazdıklarımı okumuyorsun bağlam dediğin şu senin savaşacaksın ama tövbe eder namazlarını kılarlarsa yahut dinini eleştirmezlerse yahut cizye yani hariç verirlerse savaşmazsın böyle saçmalık olamaz ben sana zorla ateistliği dayatabilir miyim ya da sen bilimi eleştiriyorsun diye seni kesip doğramam doğru bir şey mi ya da bunları yapmadığın için sana ilişmesem vay be ne kadar mülayim ideolojileri var mı dersin?
- 4 ay
@Sümerler000 mantıklı konuştuğun için cevaplayacağım.
şöyle düşün, 7. yüzyılda devlet kurmuş, savaşan, hukuk uygulayan hangi sistem bugün ki liberal birey ahlakıyla birebir örtüşür?
roma? pers? ya da vikingler mi?
eğer tüm ölçüt buysa tüm antik ve ortaçağ medeniyetlerini ''terör'' diyerek çöpe atman gerekir.
vereceğin cevabı tahmin edebiliyorum, hani Kuran evrenseldi, tüm zamanlara hitap ediyordu? diyeceksin.
şöyle cevaplayayım; Kuran evrenseldir çünkü ne için savaşırsın, ne zaman durursun, haddi nerede aşarsın bunu belirler. ama nasıl savaşacağın, hangi hukuki formu uygulayacağın tarihsel şartlara bağlıdır.
mesela Kuran'da şunları anlatır;
sivil öldürme yasak, antlaşmaya ihanet yasak, savunma hakkı meşru, zulme karşı direnç meşru.
ama kılıç mı tüfek mi, cizye mi vergi mi, kabile mi yoksa ulus devlet mi? bunlar araçtır, ilke değil.
evrensel olan bir metnin tarihsel bağlamda uygulanmış olması onu geçersiz mi yapar,
yoksa bağlamdan koparılarak okunması mı metni çarpıtır?
yani dediğim o ki 7. yüzyıldaki uygulamalar tarihsel araçlardır, evrensel olan bu araçların arkasındaki ilkelerdir.
gelelim savaşacaksın ama tövbe eder namazlarını kılarlarsa yahut dinini eleştirmezlerse savaşmazsın fikrine. - 4 ay
şimdi Kuran'da (1) inanç, (2) devlet ve (3) savaş hukuku ayrı ayrı ele alınır.
1. inançta zorlama yoktur, imanda bireysel sorumluluk vardır, hesabı ahirette görülür.
2. medine bir devlettir, hukuk var, vergi var, savunma var. hemfikiriz.
3. savaşta ise aktif saldırılar var müşrikler tarafından, antlaşma ihlali var, silahlı saldırı var.
sen 3. maddeden alıp 1. maddeye yerleştiriyorsun. yaptığın metodolojik bir hatadır.
cizye konusuna gelince, cizyenin anlamını bildiğine dair şüphelerim var, o yüzden açıklayacağım.
cizye, askerlik yapmayan, zekat vermeyen ve devlet koruması altında yaşayan gayrimüslim erkeklerden alınan VERGİDİR. eğer ki Kuran zorla iman ettirmeyi hedefleseydi cizye gibi bir statüye asla yer vermezdi.
bugün her hangi bir devlet ''ya vergini ödersin ya da yaptırım uygularım'' dese sen buna ideolojik dayatma mı diyorsun?
devlet vergi alır, askerlik ister ve hukuk uygular. inanca karışmaz. Kuran’ın bu ayetlerde hedeflediği da zaten inancı değil, savaşı, hukuku ve sınırı düzenlemektir. - 4 ay
@eburak06 işte sorunda evrensellik iddiasının tanımı ve bu tanımın tarihsel gerçeklikle nasıl çeliştiği meselesi evrensel bir ilke zamandan ve mekandan bağımsız olarak her insanın vicdanına ve aklına hitap etmelidir eğer senin evrensel dediğin ilkeler yedinci yüzyılın kabile geleneklerine ve o günün sert koşullarına bu kadar sıkı sıkıya bağlıysa orada bir esneklik değil bir uyumsuzluk vardır
tarihsel bağlam argümanı aslında dini metinleri kurtarmak için kullanılan bir can simididir eğer bir metin mutlak ve değişmez bir yaratıcının kelamı olduğunu iddia ediyorsa o metnin içindeki emirlerin binlerce yıl sonra hala savunulabiliyor olması gerekir cizye meselesine bakalım bugün herhangi bir demokratik devlette bir grubun inancından dolayı farklı bir isim altında vergi ödemesi ve askerlikten men edilmesi ayrımcılıktır bugün biz buna vatandaşlık hakları diyoruz ama senin evrensel dediğin sistem insanları mümin ve zımmi olarak ikiye ayırır bu da modern birey ahlakıyla örtüşmez çünkü temelinde eşitlik değil lütuf vardır
tevbe suresi beşinci ayeti metodolojik bir hata olarak nitelemen ilginçtir orada açıkça müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün denir ve sonrasında eğer tevbe eder namaz kılar ve zekat verirlerse serbest bırakın diye eklenir bu bir savaş taktiği değil bir ultimatomdur yani hayatın bedeli inanç değişikliğine bağlanmıştır eğer bu sadece o günkü bir antlaşma ihlaliyle ilgiliyse neden mutlak ve evrensel bir kitapta kıyamete kadar okunacak bir emir olarak yer alıyor evrensel olan ilke sivil öldürmemek ise bu ayetteki şartlı yaşam hakkı bu ilkeyle çelişir
- 4 ay
@eburak06 tevbe suresi 5. ayeti tekrar ele alalım haram aylar çıkınca müşrikleri öldürün diyor ve hemen ardından eğer tevbe eder namaz kılıp zekat verirlerse yollarını serbest bırakın diye ekliyor şimdi bu 3. madde olan savaş hukuku mudur yoksa 1. madde olan inanca müdahale midir eğer savaş sadece saldırıya karşı bir savunma veya antlaşma ihlaliyle ilgili olsaydı düşmanın silah bırakması savaşı bitirmek için yeterli olmalıydı ancak ayet savaşı bitirmek için islamın rükünlerini şart koşuyor yani teslimiyet yetmiyor din değiştirme talep ediliyor bu durum senin inançta zorlama yoktur argümanınla bizzat metin üzerinden çelişir
cizye meselesine gelirsek bunun sadece teknik bir vergi olduğunu söylemek bugünün eşit vatandaşlık kavramıyla taban tabana zıttır tevbe suresi 29. ayet cizyenin nasıl alınacağını söylerken elleriyle küçülerek yani boyun eğerek (ve hüm sagırun) verilmesini emreder bu sadece bir vergi toplama yöntemi değil bir aşağılama ve üstünlük kurma biçimidir eğer mesele sadece devletin hizmet bedeli olsaydı bu vergi inanca göre değil gelire göre adil bir şekilde herkesten alınır ve ismi de din temelli bir ayrımcılık içermezdi zekat bir ibadettir cizye ise bir boyun eğme bedelidir bugünün dünyasında bir devletin hristiyanlardan farklı ateistlerden farklı müslümanlardan farklı vergi aldığını ve bunu alırken de onları aşağılanmış hissettirecek bir formda yaptığını düşünürsen bunun ne kadar ideolojik bir dayatma olduğunu anlarsın - 4 ay
ayrıca bakara 193. ayette fitne kalmayıncaya ve din yalnız allahın oluncaya kadar onlarla savaşın denir buradaki hedef siyasi bir sınır çizmek değil teolojik bir tekel oluşturmaktır eğer dinin yalnız allahın olması hedefleniyorsa bu 1. maddedeki bireysel iman özgürlüğünü 3. maddedeki savaşın yakıtı haline getirmiş olur sonuçta rasyonel bir bakış açısıyla baktığımızda bu metinlerin savunma amaçlı olmaktan çıkıp inanç temelli bir yayılmacılığı ve ötekileştirmeyi sistemleştirdiğini görüyoruz devlet dediğin şey inanca göre vergi ve hukuk belirliyorsa o devlet tarafsız değildir ve bireyin inanç özgürlüğünü en baştan ipotek altına almıştır
4 ayEvet zorundasın iyi varsa kötü de var gerçeklik bu ılık olmayı bırak mantıklı ol
00 Yorumla
4 ayAman aman dinden çıkma
00 Yorumla
4 ayfırtına tanrısı teşup'a inan sende
00 Yorumla
4 ayBu hayatı sen seçtin. Ağlamak yok
00 YorumlaAile & Toplum konusunda 5,3b cevap paylaştı. hiç bişi anlamadık la
00 Yorumla
Gizli Üye(36-45)4 ayAllah'a inanmaya devam et Şeytana Uyma
00 Yorumla
4 ayTövbe tövbe
00 Yorumla- Aile & Toplum konusunda 4,9b cevap paylaştı.
4 ayAllah yok bence
00 Yorumla
Gizli Üye(25-29)4 ay😱😱😱😱👎👎👎👎👎👎
00 Yorumla
Bahsedildiğin paylaşımlar "Daha Fazla" altında
"{0}" için yorum yaz
En İyi Cevap(eic) Oranı
Detaylı bilgi
Detaylı bilgi
Bu paylaşımı beğenmene sevindik!
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer