Türkiye’de Davranışlara Yaklaşımda Çifte Standart Sorunu?

Türkiye’de uzun süredir dikkatimi çeken ciddi bir çifte standart var. Bir erkek, en küçük bir hatada bile niyet okunarak “taciz, sapıklık” gibi ağır etiketlerle yargılanabiliyor. Aynı ya da benzer davranışlar bir kadın tarafından yapıldığında ise çoğu zaman ya normalleştiriliyor ya da sessizlikle geçiştiriliyor.
Buradaki mesele cinsiyet değil; tutarlılık ve adalet. Bir davranış yanlışsa, kim yaparsa yapsın yanlıştır. Ancak pratikte bu ilkenin herkese eşit uygulanmadığını görüyoruz. Erkekler genelleniyor, linç ediliyor; kadınlar söz konusu olduğunda ise eleştiri geri çekiliyor.
Bu yaklaşım ne eşitliktir ne de adildir. Yanlışı, kimden gelirse gelsin doğru adla anmak gerekir. Aksi hâlde toplumda güven de, samimiyet de kalmaz. Eleştirinin hedefi insanlar değil, yanlış davranışlar ve onları görmezden gelen çifte standarttır.
Gerçek eşitlik;
yanlışı alkışlamak değil, herkese aynı ölçüyü uygulayabilmekle mümkündür.
Türkiye’de Davranışlara Yaklaşımda Çifte Standart Sorunu?
Cevapla