Sütlaç yaparken kaynıma aşık oldum, DNA testiyle sülale çöktü?

Ben 27 yaşında, balık etli, kara kaş kara göz bir kadınım. Hani derler ya “girdiği ortamda duruşuyla fark edilir” diye, işte o benim. Ama içimde öyle bir boşluk var ki… insan ne kadar güzel olursa olsun, bazen kalbinin çirkinliğini saklayamıyor. Hikayem biraz karışık, biraz ayıp, biraz da mide bulandırıcı. Ama yaşandı. En azından benim dünyamda. Lütfen beni yargılamayın…İki yıl önce, her kız gibi beyaz atlı değil ama beyaz kankullu bir adamla evlendim. Kocam iyi biriydi ama duygusal zekâsı bir marul kadar bile gelişmemişti. Ev işlerini ben yapar, sevgiyi de ben yaşar, duvarla konuşur gibi kocamla sohbet ederdim. Zamanla içimdeki boşluk büyüdü. Taa ki o sofraya oturana kadar…Kocamın kardeşi Ali. Evliydi. İki çocuk babasıydı. Ama o bakışlar… bana bakarken gözlerinin içi gülüyordu. Benimle konuşurken sesini yumuşatıyordu. Onu ilk kez çapa yaparken gördüm; güneş kollarını öyle bir parlatıyordu ki, elimdeki yoğurt çırpma teli yere düştü, ben de onunla birlikte. Olaylar bir yaz günü başladı. Elti pazara gidecekti, çocuklarını bana bıraktı. Ev sessizdi, sıcak içimi eritiyordu. Ali içeri geldi, “su ver” dedi. Elini tuttum, verdim. Ama elim onun elinde biraz fazla kaldı. Bir şey demedi. Gözlerime baktı. Sanki içimdeki tüm günahları okuyordu. Sonra elektrikler gitti. “Ambarda fener var” dedi. Gittik. Ama fener yerine dudaklarımız birbirini buldu. O an ambarın içindeydik, tam biz öpüşürken ineğimiz doğurdu. Gerçekten. Buz gibi gerçek. “Möööö” sesiyle irkildik ama kopmamıştık. Buzağı bizi izliyordu. Ve biz utanmıyorduk. Sonrasında uzak durmaya çalıştık. Ama nafile. Bahçede karşılaştık, mutfakta temas ettik. Her seferinde daha çok bağlandık. En sonunda ben ona dedim: “Bu yaptığımız günah.”O dedi ki: “Sadece günah olsa iyi, biraz da kuzenlik var bu işin içinde.”ÇÜNKÜ MEĞER BENİM ANNEMİN AMCASININ KIZIYMIŞ ONLARIN ANNESİ. Bu kısmı zaten zor hazmettim. Ama asıl olay bundan sonra başladı. Bir gün eltim bana geldi, ağlayarak dedi ki: “Hamileyim.” O an mideme bi yumruk yemiş gibi oldum. Ama sonra cümlesine devam etti: “Ama Ali reddediyor. Diyor ki çocuğun kendisinden olmadığını düşünüyor…”İçim buz kesti. Elti beni de şüpheli buluyordu. Çünkü bi gün WhatsApp Web’i açık bırakmıştım, Ali’yle konuşmalarımı görmüştü. O an itiraf ettim. Her şeyi. O da gözyaşları içinde bağırdı:“Ama ben de Ali’yi sevmiyorum, ben senin kocana aşığım!”KÖY KAZANI KAYNADI. DNA testi yaptık. Çocuk… Ali’den değildi. Ama benden de değildi. O kısmı çözemedik. Belki de başka biri… ama o kadar karıştı ki artık her şey muallak. Şimdi köyde kimse bize selam vermiyor. İnek doğurduğu ambarda doğum yapmayı reddediyor. Elti çocuğun babasının kim olduğunu bilmiyor. Ben hâlâ sütlaç yaparken ağlıyorum. Ali de artık şehir dışına taşındı, ama hâlâ Instagram’da birbirimizi stalklıyoruz. Bu aşk mıydı, rezillik mi bilmiyorum. Ama şunu biliyorum:Ben o kadınım. Kara kaş, kara göz, balık etli. Günaha boğulmuş ama hâlâ kendine “belki temiz bir sayfa açılır” diyen bir kadın. Kaynımı hâlâ seviyorum ama ineğin gözünde de başka bi hüzün var artık… sizce yeniden konuşmalı mıyım?

Sütlaç yaparken kaynıma aşık oldum, DNA testiyle sülale çöktü?
Cevapla