Kırıcı bir anınız?

Ben lise sondayken okulumuz Uludağ'a günübirlik bir gezi düzenlemişti. Normalde okul hayatım boyunca ailem yüzünden hiç bir geziye katılamamıştım. Neyse işte bu sefer zar zor ağlayarak izin aldım. O kadar heyecanlıydım ki. Neyse işte sabah 6 da kalktık babam okula bıraktı beni. O gün o kadar güzel geçmişti ki. Bir sürü yer gezdik. Ulu cami, saat kulesi, bir yerde topluca beklerken bir tane teyzeye günaydın dememiz ve samimi bir sohbet edişimiz, kestane şekerleri falan. Donuyoruz ama çokta eğleniyoruz. Sonra da kayak kısmı. Böyle bitti günümüz ve İstanbul'a geri döndük. Saat de geç olmustu. 1 falandı sanırım. Servis olmadığı için ailelerimizin alması gerekiyordu. Babam arabayla gelip aldığında ben bana günümün nasıl geçtiğini sormasını beklerken bir anda bağırmaya başlamıştı. Yüzümde ki gülümseme içimde ki mutluluk işte tam o an yerle bir olmuştu. "madem servis yoktu neden gittin? Ben bu saate buraya gelip seni almak zorunda mıydım?' Babama o gün bir kere daha kırılmıştım ve bu sanırım en büyük kırgınlıklarımdan biriydi. 22 yaşındayım ve hatırladıkça ilk anki gibi kalbim acıyor gözlerim doluyor. Bir daha okulun yaptığı hiç bir etkinliğe de katılmamıştım. Bazı çocuklar gerçekten çok şanslı.. peki ya sizin var mı böyle anılarınız?
Kırıcı bir anınız?
Cevapla