Bir dizi izliyorum, 12000 senesin de geçiyor yani on bin sene sonrasında yaklaşık olarak her sey çok gelismis insanlar farklı galaksiler keşfedip farklı gezegenler de hayat kurmuşlar yani şimdi bizim dünyamız da ülkeler ve toplumla ayrı gezegen olarak yayılmış.
Bir gezegen kendi içinde bir ülke ve toplum konumun da öyle ki dizi de dünya dan bahsedilmiyor bile yani orayı terketmişler çoktan, heralde gelecekte dünyanın yok olacağı ya da insanların kaynaklarını bitireceği ve yeni gezegenler de yaşam kuracağı öngörülmüs.. sizce insanlar o kadar yaşayabilir mi o zamanları görürlerse bizim zamanımız onlara taş devri gibi gelir değil mi
Bir gezegen kendi içinde bir ülke ve toplum konumun da öyle ki dizi de dünya dan bahsedilmiyor bile yani orayı terketmişler çoktan, heralde gelecekte dünyanın yok olacağı ya da insanların kaynaklarını bitireceği ve yeni gezegenler de yaşam kuracağı öngörülmüs.. sizce insanlar o kadar yaşayabilir mi o zamanları görürlerse bizim zamanımız onlara taş devri gibi gelir değil mi
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Dünya da kaynak sorunu, devletlerin birbirlerine karşı kontrolsüzce üstünlük kurmak istemesinden kaynaklanıyor. Dünya, insanın yaşamın kendisine saygı duyan, doğal süreçleri besleyen sistemlerle desteklenir, yeni nesiller bu temel de yetişirse, insanlık uzayı daha rahat keşfetme sürecine girer. Tabi bu söylemler ütopik bir gelecek kurgusundan ileri gitmiyor günümüz insanlığına bakarsak. Üstünlük yarışına olan fanatik tutum artar da tüm dünyayı yaşanmaz hale getiren silahlar keşfedilip kullanılırsa şayet dünya artık ev olmaktan çıkar insanlık için.
Böyle bir zaman da en iyi ihtimal dünya atmosferi içinde ki uzay şehirlerinde yaşamın devam etmesi. Çünkü evrimsel olarak farkında olmadığımız her şey dünyaya özgü yerçekim değerine göre şekilleniyor. Üremeden, anne karnında ki çocuğun oluşumuna, besinlerin yenilebilmesinden tutta ulaşıma varana dek her şey bu çekimin özelliğine göre gerçekleşiyor. Uzay boşluğunda böyle dış koşulun olmayışı en başta bedenimize büyük hasarlar verir. Bu sağlıklı bireylerin gelişememesi demektir ki bu da insanlığın sonu demektir bir bakıma.
Bu açıdan böyle bir gelecek için anahtar rol genetik bilimin de olacak bana göre. İnsanı uzay boşluğu da dahil diğer tüm gezegenlerde ki yaşama göre adapte edecek gen değişimleriyle ancak insanlık koloni çağını başlatabilir. Tabi bu durum ayrışmayı da beraberinde getirecektir. Çünkü gezegenlere göre genetik müdahele değişimleri insanları farklılaştıracaktır ki bu da savaş denen illeti hortlatacaktır tekrardan. Farklılığın üstünlük olduğu iddiası zehrine felsefi panzehirler geliştiremez ise dünya da ki kısır döngü kendini tekrar ettirecektir.
Gezegenler arası lojistik, uzay madenciliği, genetik, enerji sistemleri, tıp ve gıda üzerinde büyük atılımlar yapmaz isek insanlık uzun süre yaşayamaz maalesef. Olası bir topyekün savaşta dünya da belki karalar da yaşam kalmaz fakat deniz diplerinde ki ya da bazı özel koşullarda varoluş savaşı veren canlılar yaşamını sürdürür. Canlılık evrimleşir yeni "insan" modellerini yaratır ama bizim olmadığımız bir sürecin varlığı bizim için pek çekici bir zaman dilimi de yaratmıyor.
Bu tarz kurgusal eser ve yapımlar bizlere bir amaç verdirmesi bakımından değerli. Fakat dünya gerçeklerine bakıldığında da bir o kadar uzak oluşumuz da üzüntü verici.
Zannetmem
Belki başka gezegenler de hayat kurar insanlar biz göremeyiz tabi ama ya da yani insan ırkı yok olsa bile hayvanların ki ya da başka ırkların ki devam eder illa ki gibi geliyor bana