Bir derdim var dertleşelim mi?

Bundan 6 ay önce 6 Şubat saat 4 suları hayatımızı mahveden bi depremle gözümüzü açtık daha ne olduğunu anlamadan bi haber geldi kızım babana ulaşamıyoruz diye defalarca aradım telefonlarıma çıkmadı benim bulunduğum yer kırıkhan dı babam antakya merkezdeydi yanına gitmeye çalıştım yollar kapalıydı gidemedim dayım ve dedem denizliden saat 5 te yola çıkmışlardı bizi almak için geliyorlardı son ana kadar babamın biryerlerde sığındığına kurtulduğuna inanıyordum büyükbabam Antep’ten bütün ailemizle birlikte babamı kurtarmak için gelmişlerdi o an sadece biz vardık yanımızda hiç kimse yoktu kimse yardım da etmedi ailem var güçleri ile enkazın orada uğraşıyolardı akşam oldu bi haber telefonum elimde bekliyorum inanıyorum ki kızım baban iyi diyecekler inancımı hiç kaybetmedim Kırıkhan’dan 30 dk olan mesafeye gidemedim dayım la dedem geldi hadi gidiyoruz dediler gitmek istemiyorum beni burada bırakın dedim yalvardım nolur dedim ben babamı bekliyeceğim izin vermediler kızım baban çıkacak sağsalim hadi gidelim burada duramazsın dediler bişey diyemedim yola çıktık öylece kalbim de geçmek bilmeyen bi sızı gözlerim yaşlı telefon bekliyordum dedem rahatsızlanmış tabi o halde o enkazı görünce kırıkhana hastaneye getirmişler dayıma yine söyledim bırak beni diye yine olmaz dediler sabah oldu hâlâ yoldaydık ama içimde bi acı vardı ki anlatamam nefes alamıyor bi kelime laf edemiyordum zaten depremin şoku ve babamdan haber alınmaması beni sarsmamış gibi birde ordan oraya sürükleniyordum Konya ya varmıştık arkamızda 5 saatlik yol bırakmıştık artık bi mola verelim dediler verdik tam tekrar yola çıktık çalan bi telefonla dünyam başıma yıkıldı arayan kuzenimdi Sena çok üzgünüm ama…gerisini hatırlamıyorum kendimden geçmişim bi dinlenme tesisinde cinnet geçirdiğimi acil ekibin geldiğini sonrada yine hiç bir şey olmamış gibi dayım gilin beni Denizli’ye götürdüğünü hatırlıyorum dedem her zaman biri beni sorduğunda Sena Konya’dan Denizli’ye kadar ağladı göz yaşı durmadı diye bahseder peki dedem gözyaşlarımı o çırpınışlarımı gördüğün halde neden geri dönmediniz ben babamın bir kez daha yüzünü görmek öpmek sarılmak için nelerimi vermezdim ama cenazesine bile yetişemedim yetiştirmediler onuda sineye çektirdiler dedemle 3 gün sonra gittik her zaman gittiğim evim yuvam dediğim eve canaze evi babama da cenaze demişlerdi dedeme sarıldım sanki babama sarılmışım gibi dayanamadım hıçkıra hıçkıra ağladım babam yerine karatoprağına sarılmıştım kaskatı kesildim o mezarın başında babamı gömmüşlerdi artık bidaha olmayacaktı o güzel yüzünü bidaha göremeyecektim sarılıp öpemeyecektim geri dönülmez bir vedaydı bu ama yeri cennetti bi nebze bu serinletiyordu gönlümü öbür dünyada beni bekliyordu canım babam o gün geldiğinde kavuşacaktım ona layık bi evlat olmak için hep çabalayacam diyerek böyle böyle geçti zaman sabırla duayla korudum hep sukunetimi
Bir derdim var dertleşelim mi?
Cevapla