Sığamıyorum şu koskoca dünyaya, herkesin yaşadığı şu dünyaya fazlalıkmışım gibi geliyor. Her yerden kaçmak istiyorum, ölsem ne olacak şöyle düşünüyorum fark edilir miyim onu bile bilmiyorum.😔
Biraz kendiyle başbaşa kalıp kendini dinlemeli böyle zamanlarda insan.. Hiçbir yere ait değilmişsin gibi olan o his biraz kendini dinledikten sonra geçiyor rutin hayata dönüyorsun..
Depremden sonra her halime şükür etmeye başladım ben, ne küçük dertlerimis o insanların yanında öyle değil mi, biraz şükürdar olmak eldekinin kıymetini bilmek gerek, elimizde olmayana da yakınmak yerine bolca dua ve sabır belki de..
Çünkü insan içinde sonsuzluğa aşık bir ruhla dünyaya gelir. Dünya ise sonludur, sonsuz değildir. Belirli kalıplar ve mekân içine sığması beklenen ruh ise bunalır, sıkılır, kaçmak ister bu mavi gezegenden... Tek maddeden ibaret olmadığımız için de ruhumuz manevi yönden aç kalışını bu can sıkıntılarıyla duyurur. Her insan yaşar bu durumu, bu çağrıyı nasıl karşılayacağı ise ona kalmış. 🤷♀️
Dua ve ibadete yönelmek iyi gelebilir. Ancak bunun yanı sıra bu süreçte kendinizi iyi dinleyin derim ben. Belki de kendinizde keşfedilmeyi bekleyen bir yanınız vardır. Sevdiğiniz şeylere de yönelebilirsiniz veya denemeyi ertelediğiniz şeyleri deneyebilirsiniz. Farklılıklar da iyi gelebilir.
Çünkü içinde yeri doldurulamaz bir boşluk var. Ve o boşluğu ancak inanç doldurabilir. Ölmek istemiyorsun, içinde bir şeyleri susturmak istiyorsun sadece ‽
O yaşlardas nedense hep öyle oluyor tek sebebi gerçek dost arkadaş bulunamamsı.. Biz çocukluğumuzda hep oynar yüzer birlikte olurduk.. Ama şimdi hep oda da ya telefon ile ya da PC ile kapalı hayat geçiyor..