Yanlış anlaşılmasın şii sünni ayrımı yapmam sonuçta iki tarafında Allah’a inancı var. Ama mesela şiiler ahirette Allahın cemalini göreceklerine inanmıyolar, sünnilerse buna inanıyor. Kıza dedim ki böyle böyle dediki evet inanmıyoruz zaten biz Allahın cemalini görücek kadar yüce değiliz falan dedi. Ben de dedimki ayet ve hadis var işte okudum ona o ayetleri. Sonra dediki ben görene kadar inanmıyorum bişey diyemem. Dedim ki ne yani kuran yalan mı söylüyor, hz Muhammed yalan mı söylüyor. Dediki hayır öyle değil haşa falan ama diğer dünyada görürüz ben öyle başkalarının dediklerine inanamıyorum. Başkası derken?😀 neyse sonrasında bir de şey dedim ben teheccüd namazı kılıyorum saat 3te kalkarak. O da dediki neden gece yarısında kalkıyorsun. Ben de şöyle şöyle mükaafatları müjdelenmiş dedim. Hadislerde ve ayetlerde de bulunuyor mükaafatları falan dedim. Dedi ki yinede inanmıyorum. Yani arkadaşlar Ben anlamadım bunların hepsimi böyle. Hem kurana peygambere inanıyolar hem de allaha şirk koşmak gibi bir şey yapıyorlar.
Güncellemeler
+1 yıl
Güncel
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Evet, anormalsiniz. Şiiler olarak Allah'a şirk koşmuyoruz. Ancak bir Müslümana şirk ithamında bulunarak siz şu an müşrik olmuş oluyorsunuz. Bu yüzden tövbe etmelisiniz. Ve şii-sünni meseleleri sizi aşar diye düşünüyorum. Çünkü güya ayet sunduğunuzdan bahsediyorsunuz ama öyle ayetler yok. Mesela Allah görünmez diye ayetler var. Görünür diyen Kur'an'a karşı gelmiş olur ki siz geliyorsunuz. Şii ve Sünniler Allah'ın görülemez olduğuna inanırlar. Allah'ın bir cisim olmadığına, eli-ayağı ve diğer uzuvlar gibi noksanlıklardan uzak-münezzeh olduğuna inanırlar. Ancak vahhabiler, ki son dönemde Suriyelilerin ithali ile ülkemizde sayıları artmıştır, Allah'ın haşa yüzü-eli-ayağı olduğuna ve haşa bir tahtta oturduğuna, mekana sınırlı olduğuna inanırlar. Ve dediğim gibi, siz klasik sünni ve şiilerin ortak meselesinde dahi vahhabilerin haklı olduğuna inanıyorsanız işiniz yaş derim. Bence iyisi mi siz bu konuları ehline bırakın. Arkadaşınız da öyle yapmış zaten. Ancak araştıracağım, öğreneceğim derseniz, kaynak vereyim okuyun.
Haşa belirli bi uvuzlara sahip demedim asla. Allahın cemaalini ahirette görüceğimize inanıyorum. Buyurun getirin ayetleri göreyim. Aynı şekilde bende sunucam. Tabii hadislere inanırsanız neyin ne olduğunu görürsünüz. Hadisle kalmayıp ayette göstericem. Lütfen bu yazıyı okuyun
sorularlaislamiyet.com/mahserde-de-allahi-gorup-konusabilecek-miyiz-islama-hizmet-etmis-birisi-allahim-ben-islama-hizmet
Ayrıca bana eli açık namaz kılmanın ne kadar doğru olduğunu gösteren bi ayet ya da bilgide gösterebilir misiniz?
Parantezle müteşabih ayetin anlamı değiştirilmeye çalışılmış. Enam 103 gibi ayetler muhkem şekilde söylüyor zaten. Mantık da öyle söylüyor. Düşünmek gerek tabi. Ayrıca hadislere inansanız demişsiniz ki bu dahi ilmi münazara üslubu ve empati olmadığını gösteriyor. Bilmelisiniz ki biz hadislere inanıyoruz ancak bizim kendi hadis kitaplarımız var. Nasıl ki sizde Buhari, Müslim, Sünen, Muvatta vb var ise bizde de Nehs'ül Fesahe, Bihar'ül-Envar, Men La Yehzuruhu'l-Fakih, Vesail'üş-Şia, Tuhef'ul-Ukul vb hadis kitapları var. Ve kendi hadis kitaplarımızda nakledilen hadisleri alıyoruz. Sizinkileri değil. Ayrıca kendi hadis kitaplarımızda kaydedilen hadisleri dahi direkt %100 sahihlerdir deyip uygulamıyoruz. Rical ilmine ilaveten uyguladığımız kıstaslar var. Mesela Kur'an'a ve diğer hadislerin ekserisine, ve mantığa ters olanları, rivayet edenler sahih dese bile kabul etmiyoruz. Çünkü Peygamber ve ehli beyt'in Kur'an'a ve kendilerine HAŞA ters düşmesi mümkün değildir. vesaire..
Konu nereden nereye geldi. El bağlama ve salma? İlginç. Kur'an'da namazda el salınması veya bağlanması hususunda ayet yoktur. Bu konuda sünnilerde, dört mezhebin icmasının kabul ettiği hadis de yoktur. Şii hadislerde ise el bağlanmadığına dair hadisler vardır. Umarım anlaşılıyorumdur. Siz şii hadisleri kabul etmezsiniz muhtemelen varlığından haberiniz yok. Ama ben de size bir soru sorayım. Malikiler neden el bağlamıyor? Haaa, tabii. bunu da bilmiyordunuz. Siz hanefi olarak el bağladığınız için tüm sünniler öyle sanıyorsunuz. Ama Maliki sünniler de el bağlamaz. Ve dört mezhep hak olduğu için bir sebebi olmalı.. Ve tabii o sebep de İmam Malik'in el bağlama konusunda aktarılan rivayetleri muteber bulmayışı ve Muvatta'sında nakletmeyişidir. Dediğim gibi, mezhep konuları sizi ve bu konuya onlarca yılını vermiş beni bile aşar. Ancak hâlâ "mezhep farklılığı bu kadar önemli bir konudur ve filanca mezhep veya şu kadar mezhep haktır, ötekiler batıldır gibi bağnazlık yapmaya değer" gibi düşünceleriniz varsa bence değiştirin derim. Milletimiz, özellikle gençler, bu deprem, sel vb felaketlerden sonra Allah'ın varlığını bile HAŞA sorgularken, önemli ve ortak nokta olan imana odaklanmak gerekir diye düşünüyorum ben. Yani yerinizde olsam enerjimi buna harcardım. Var olan Müslüman arkadaşınızın haşa yanlış yolda olup bir tek sizin doğrucu olduğunuz enaniyetinde ısrar etmektense.. Her neyse.
Pekala enam 103’e bakınca gayet normal anlamları görüyorum. Allah onları görür ama onlar göremezlerden kastı bu dünyada göremeyeceğimizi apaçık gösteriyor bence. Zaten mekan söylememiş. Mesela, "Şüphesiz onlar o gün Rablerinden perdelidirler." ayetinin izahı
Allahu Teâlâ'nın ahirette görüleceğine dair birinci delilimiz Mutaffifin suresinin 15. ayetidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulmuştur:
Hayır! Şüphesiz kâfirler o gün Rablerinden elbette perdelidirler. (Mutaffifin 15)
Kâfirlerin Allah'tan perdeli olması, Allah'ı görememeleri ve Allah'ı görme nimetinden mahrum olmalarıdır. Kâfirler ahirette Allah'ı göremeyeceklerdir.
Cenab-ı Hak ayet-i kerimede, kâfirlerin kendisini göremeyeceğini beyan etmiş ve bunu onlara bir ceza olarak vermiştir. Şimdi sorumuz şu:
Eğer müminler de Allah'ı göremeyecek olsaydı Allah'ı görememenin kâfirlere tahsisi bir mana ifade eder miydi?
Yani hiç kimse Allah'ı göremeyecekse niçin ayet-i kerimede, "Kâfirler Allah'ı görmekten mahrumdurlar." denilerek Allah'ı görememe kâfirlere tahsis ediliyor?
Şimdi şunu düşünelim: Elinizde bir nimet var. Bu nimet hakkında şöyle deseniz: Bu nimeti falana vermem.
— Bu sözünüzden bu nimeti diğerlerine vereceğiniz anlaşılmaz mı?
Elbette anlaşılır. eğer kimseye vermeyecek olsaydınız, "Falana vermem." diyerek tahsis yapmaz ve "Kimseye vermem." derdiniz. Sizin "Falana vermem." sözünüz, ondan başkasına vereceğiniz manasına gelir.
Aynen bunun gibi, Allahu Teâlâ da ayet-i kerimede, "Kâfirler o gün beni görmekten mahrumdurlar." buyurmuş. Bu ifadeden anlaşılır ki: Kâfir olmayanlar yani müminler o gün Allah'ı görmekten mahrum olmayacaklar. Eğer müminler de mahrum olsaydı mahrumiyetin kâfirlere tahsisinin bir manası olmazdı.
İşte bu sırdan dolayı İmam Şafiî Hazretleri şöyle der:
Allahu Teâlâ kâfirleri kendisini görmekten mahrum etmiş ve bunu onlara ceza olarak vermiştir. Demek ki en büyük itaat olan iman sebebiyle kendisini müminlere gösterecek ve bunu onlar için bir mükâfat yapacaktır.
Sözün aslı, Kâfirlerin ahirette Allah'ı görmekten mahrum olmaları ispat eder ki müminler bu nimetten mahrum değildir. Eğer müminler de mahrum olsaydı bu mahrumiyetin kâfirlere tahsisi bir mana ifade etmezdi. Kur'an'da ise değil manasız bir ayet, manasız bir harf dahi yoktur.
Konu nerden nereye geldi değil. Sadece insan gibi sordum yargılamak amacım değil. Malikilerin el bağlamadığını biliyorum. Genel olarak bakarsak Ayetlerde el bağlamaktan bahsedilmediği gibi el bağlamamaktanda bahsedilmez. Her neyse bu el bağlama konusunu bi kenara bırakalım. Normal konumuza dönelim
Kopyala yapıştırlarla bu iş olmuyor. Cidden dediğim gibi vakit kaybı. Kendi mantığınız ve yazınız olsa, konuşmaya, ikna etmeye değer derdim cidden. Ancak değmiyor. Belli ki bu yazıyı kaleme alan kişi, Allah'a karşı MAHCUP olmayı anlamamış. Ayette Mahcubun deniyor. Türkçeye geçmiş bir kelimeyi dahi anlamıyor. Haydi diyelim HİCAP olarak anlaşılsın sadece. Siz zulumat perdelerinden bahsediyorsunuz. Bir de NUR PERDELERİ vardır. Ki, yaratılmışların en yücesi Hazreti Peygamber dahi Azamet ve Kibriya perdelerinin aşılmayacağını söylemiştir. Ve gözler onu göremez ayet ve hadislerini ise DÜNYAYA sınırlı kılmanız sizin hatanız. Ayetin şümulunu sınırlamak, parantez açmak vb yanlış şeylerdir ki zaten önceki milletler bu sebeple kınanmışlardır.
Kusura bakmayın sizin gibi Kendi fikirlerimle kendi doğrumu oluşturamam. Sosyal medyada gördüğüm şiilerin bazıları açık açık hz ali haşa allahtır diyebilecek kadar düşmüşlerdir. Biz her zaman hepsinden önce son peygamber hz muhammedin yolundan gideriz ama onu haşa Allah yerine koymayız. Ayrıca hz ömer ve osmana hakaret etmeye devam ederseniz sizi müslüman olmanızda kurtaramayacak gibi. Güya şu şu olay olmuşta onları sevmiyomuşsunuz. Oradamıydınız ki? Ve öyle kötü insanlar olsalar peygamberimizin en yakınındaki kişiler olamazlardı. Allahın ehlerine hakaret etmek nedir? Önce kendinizi düzeltin sonrada sünnetlere uyun. Allahın huzurunda sizden daha çok zaman geçirdiğim için kendimi çok mutlu hissediyorum.
İşte ben de bunu diyorum. Kendi bildiğiniz bir şey yok. Kopyala yapıştır yapıyorsunuz. İki tarafı ve argümanlarını dinleyip sağlıklı karar vermek yerine, ben bu mezheptekiler arasında doğmuşum. Bu haktır, ötekiler yanlıştır diyorsunuz ve İslamı bir veya dört mezhebe sınırlandırıyorsunuz. İslam mezheplerin birleşim kümesidir. Mezhep alt kümesi değildir. Sünnilik hakkında da, şiilik hakkında da kendi kitaplarını okuyun. Sonra sağlıklı bir karar verirsiniz. Belki de iki mezhebin ortak noktalarına odaklanırsınız. Demem o ki, şiilik hakkında duyduğunuz-bildiğiniz şeylerin çoğu yanlış bilgi ve iftira. Çünkü saydığınız inançlar (İmam Ali'nin haşa Allah yerine konması, sahabelere hakaret vb) Şiiliğe ait değil mesela. Bazıları ise, mesela bazı siyasi figürleri sevmeme, şiiliğe aittir ancak, o konuda da bilmeniz gereken çok şey var. Her neyse. İnşallah hep Allah huzurunda vakit geçirin. Daim olsun inşallah. Ancak enaniyet ve UCB'dan kaçının.
Normalde şiilik sünnilik diye bir şey yok. Bunlar politik nedenlerden dolayı olusan ayrılıklar. Belli başlı düşünceleri var ne o sana anlatabilir ne de sen ona anlatabilirsin. Bu yüzden sosyal arkadaşlık hariç hiçbir tartışmaya girme derim ben.