Dinsizliğin, toplumu bir arada tutan yapıya zarar verdiğine ve devletin gücünü azalttığına katılıyor musunuz?

Bismillahirrahmanirahim

Toplumu bir arada tutan harcın içeriğine bakıldığında görülecektir ki ortak duygu ve düşüncede olmak, iç ve dış tehditlere karşı kararlı bir şekilde mücadele etme arzusunu taşımak, gerekirse bireyin toplum uğruna kendisini feda edebilmesi gibi erdemlerin bulunması şarttır. Bu erdemleri göz ardı edersek toplumun çürüdüğünü ve bozulduğunu, bizi biz yapan değerlerin alaya alındığını ve şahsiyetimizin kaybolduğu görülecektir.

İman ve inanç ile bunların arasındaki bağ ise kesin bir şekilde vardır. Bu durum ise sosyolojinin bir gerçeğidir. Cismani bir algıyla, insanın sadece topraktan yani birtakım fiziki elementlerden meydana geldiğini hesap edip de ruhu ve ahireti inkar ettiğimizde görülecektir ki toplumun çürümesi için en önemli eşik aşılmıştır. Ölümden sonra bir şey olmadığı yanılgısına düşenler, yaşamı en değerli şey olarak görecekleri için icap ettiğinde canlarını tehlikeye atmaktan çekineceklerdir. Ölümün son olduğunu düşünen hiç kimse, cismani varlığını kaybetmek pahasına yüce değerler için can vermeyi benimsemeyecektir. İşte bu noktada görülecektir ki bir toplumun askerlik vasfına sahip olması için ölümden sonrasına iman ve inanç gerekmektedir. Bu ise dinsizliğin ya da daha genel bir ifadeyle Materyalizm'in tam da karşısında olan bir şeydir.

Sözün özü, iman ve inancımızla ve bunun getirdiği feda ve askerlik duygusuyla bir arada kalmalıyız ki cihana hükmettiğimiz dönemlerdeki gücümüze tekrar ulaşabilelim.

Hepinize mübarek bir pazar günü dilerim, afiyetle kalın inşallah.

Dinsizliğin, toplumu bir arada tutan yapıya zarar verdiğine ve devletin gücünü azalttığına katılıyor musunuz?
Cevapla