İstanbul'da büyük yıkımı olan beklenen deprem olsa ve çürük binalar altinda onbinlerce insanımız yıkıntılar altında can verse, 20 yıldır kentsel dönüşüm adına sadece laf üreten sayın Tayyip bey ne der, suçu üzerinden atmak için hangi bahaneleri sıralar?
"İçimizdeki çürükler, *, ateistler, teröristler, vatan hainleri, Sorosçular, pekakalılar, camide bira içenler yüzünden yüce Allah milletimizi tıpkı sapkın Lut kavmi gibi cezalandırmıştır. Ancak, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemimizin hızlı karar alma ve uygulama kabiliyeti sayesinde milletimizin yaraları en kısa sürede sarılacaktır." -Mehmet (Cengiz), gel bakayım. -Buyrun Başkanım. -100.000 konutu ne kadar sürede tamamlarsın? -2,5 yıl başkanım. -2,5 yıl çok, 1,5 yılda bitecek, anlaşıldı mı? (Fısıldayarak: Bitecek dediysem bitecek, s*tirtme belanı). -Emredersiniz başkanım. "Aziz milletim, eski Türkiye'de müteahhitlere böyle söz geçiremezdik, işleri uzatırlar da uzatırlar, devletimizi zarara sokarlardı. Deprem musibeti, 100.000 ailemizin yeni ev sahibi olmasına da vesile olacaktır. Her şerde bir hayır vardır." Olmuş mu abi, vereyim mi promptıra? 😂😂😂
Kürsüye çıkılır; "Şu ten, şu bedenden çıkmadıkçaaağaaa, halkımızın intikaaaaamınıııııığı, o fetöcü mütahitlerdeeeeğn, almadaaaağn, bana rahat uyku yok. Yıkılan tümmm binaları, yenideeğn yapmaya gücümüzğn olduğunuuğu tüm dünya görecektiiiğr. Hurrraaağa alkış şak şak şak şak şak şak şak şakkkkkırt."
Sonrasında bir heyet ve konuşma; "ne kadar bina yıkıldı, kaç emekliden kur.. pardon vefat eden büyüklerimiz, çocuklarımız, hesi, kaç hane yok oldu, onlara ev yapmaya gerek yok, inşaat sektörü ayaklanırsağa ekonomim uçabilir."
Böyle konuşmaları yapmayacağından eminim. Yüce ağmirim, böyle bir olay karşısında tabiki "ben bu işi yapamadım istifa ediyorum" demek isteyecektir ama onun yerine gelecekler, bu işleri düzeltemez, mecburen göreve devam edecektir.
1- Olanlar, olması gerekene göre devede kulak bile sayılmaz. 2-Kentsel dönüşüm şartları sosyal devlet anlayisindan uzak, vatandasi mağdur edecek nitelikte.
Yani vitrine birkaç kolay ve mutahit ranti iceren dönüşüm projesi koyarak, kentsel dönüşüm yapıldı demek hizmet değil siyasi laf ebeliginden ileri gitmez.
Mesela burada Fikirtepe projesi vardi ve son derece kolay bir proje olmasına rağmen oradaki halkta ciddi mağduriyetler yaratıldı. Konunun teknik detayına hakim olmayan vatandaş adeta çakal mutahitin önüne yem gibi atıldı. Şimdi ortada iktidar kaybetme korkusu olunca, projeyi ilerketmek için taa en başta yapilmasi gereken yapilmaya baskandi. Ama fikirtepe dönüşümü son derece kolay bir projeydi ve toplamda İstanbul daki ihtiyacın belki % 1' i bile değildi. Mutahit eliyle kentsel dönüşüm olmaz. Mutahit rant olmayan işe girismez. Devletin sırf bu iş için inşaat üzerine geçici bir kamu şirketi kurup, projelendirme, maliyetine ucuz imalat, bina bazında değil, mahalle bazında dönüşüm.. vs şekillerde bu işi halletmesi gerekir. Yol aslinda bellidir ama bunu çözecek siyasi irade hiç oluşmadı. Hep laf, hep rant oldu.
Ama demek lazım. Yoksa biz kentsel dönüşüm yaptık edasıyla toplumda algı yaratıp tembellik ve işbilmezliklerini toplumdan oy ödülü olarak isterler. Cumhurbaşkanı seçildiğinde en büyük önceliğim kentsel dönüşüm olacak demişti. Hani, nerede? Kaybedilen zaman onbinlerce insanımızın yaşamına mal olacak. Devlet isterse sıradan vatandaşın 300 bine imal edeceği bir evi de 100 bine imal eder ve bunu da uygun taksit ve faizle vatandaşa sunar. Yapmak isteyen hükümet için hizmet bu'dur. Bu işlere hakikatten kafa yoran birisi olarak yazıyorum bunları. Geçmişte ülkenin ve dünyanın en büyük inşaat firmalarında da çalıştım. Kentsel dönüşüm ülke için acil ve yaşamsal bir konudur. Bugünkü politikalarla bu çaptaki bir inşaa işi çözülemez.
Merkezi hükümetler belediyeleri yasalarla, kamuoyu olusturarak, vatandaşı bilinclendirerek buna mecbur edebilir. İmkanı yettigi halde hizmetten kacani vatandas bilmeli. Ama belediyelere de bu konuda yeterli destek verilmeli. Ama dediğim gibi bu devasa bir projedir. Merkezi hükümet bu konuda insiyatifi ele almalı. Yoksa zaman, belediyelerin mazeretlerini dinlemekle geçer. Bu kadar vaktimiz de sabrımız da yok.
Belediye başkanı seçilirken şehir bana emanet, size hizmete geldim diyor. İşini yapması için kanunlarla sıkıştırmaya gerek yok bence. Neden işimizi içimizden geldiği için yapmayalım?
Yasalar ve denetim olmazsa, bütün işleyiş kişilerin inisiyatifine kalır. Devlet yönetimi için hu tarz bir beklenti felaket yaratır. maalesef sözüne ve sorumluluğuna sahip, nitelikli insanımız çok az.
En İyi Cevaplar