Kör cahil birinin de 1 oy hakkı var, üstün başarılar göstermiş bilim, edebiyat, sanat.. vs insanlarının da 1 oy hakkı var. Sizce bu ülke için mantıklı hayırlı bir durum mu, yoksa aksine ülkeye zarar veren saçma bir durum mu?
Sizin bu konudaki fikir ve çözüm öneriniz nedir?
Eşit oy hakkı mantıklı bir durum
Eşit oy hakkı doğru değil
Yaşını ve cinsiyetini belirt, oyunu kullan:
Lütfen yaşını seç
Herkesin eşit oy hakkı olması mantıklı mı, saçmalık mı?
Köylü milletin efendisidir. Tarım bu ülkenin yapı taşıdır. Neden bu insanlar adına başkaları karar versin ki. Artık ülkede ki herkes hemen hemen aynı eğitime sahip zaten. Aysun hanım köylü bir çobandan daha fazla ne biliyormuş acaba? Yaptıkları işin gereklerini ve koşullarını en iyi bu insanlar bilir ve ona göre en uygun vaatleri veren yöneticiyi seçerler. Diyelim ki bu insanların elnden oy hakkı alındı. Aysun hanım gibiler tarımla hayvancılıkla ilgili ne biliyor, neye göre karar verecekler?
Ha tarımla uğraşan bir köylü, ha inşaatla uğraşan bir işçi, fark ne? Ülkenin yarısı bu ve benzeri meslek gruplarında zaten.
Ayrıca Aysun hanım demokrasi kavramının ne demek olduğunu tam olarak idrak edememiş anlaşılan. Ama eminim köylü diye küçümsediği o insanlar biliyordur. E o zaman insanları yaptıkları mesleklere göre değil de bilgi seviyelerine göre ayrıştıralım. En başta da Aysun hanım gibi, en temel kavramların bile (demokrasi mesela) anlamını bilmeyenlerden başlayalım. Önümüzdeki seçimde oy vermesin. Demokrasinin ne olduğunu bilmeyen biri demokrasiye katılmasın.
Aysun hanım, o zamanlar canım zirvesindeydi. O yüzden kazandığı şarayı bir halt sanıyordu. Vergi veren zengin züppeler kendilerini vatan için can veren o çobanlardan üstün görmeleri gayrı ahlâki bir şey bu gün Çanakkale zaferi diye kutladığımız şey, o öobanların Osmanlı için canlarını vermesi olayı ama Osmanlı ve parası olanları o köylülere ihanet ettiler diye, bu ölümlerin boşa olduğunu düşünenler anlamalılar ki, çanakkale zaferi olmasydı , kurtuluş zaferini gerçekleştirenler, gerçekleştrecek, ruhu ve inancı elde edemezdi. O günlerden beri yıllardır dağlarda ölenler hep çobanlar ve çocukları. Eğer birileri gerçekten adaletli olunmasını istiyorlardı ise, o çobanların saygısına evlatlarına 2 oy hakkı önermeliler. Sırf kendileri farklı düşünüyor diye, 2 oy hakkı isteyenlerin iktidar olduğu bir ülkede de aynı şartlar olabilirdi, pahalılık olabilir di, o zaman iki oy hakkı olan o kendilerini üstün zanneden zevatı o çobanların elinden kim alabilirdi ki? Cumhuriyet o zevatı da koruyor.
Aysun ' un gösterdiği coban2 örneğini bence bir yetersizlik simgesi olarak. algılamak lazım. Doğrudan herhangi bir meslek erbabi olarak düşünürsek hatalı bir sonuca ulaşırız. Yani herkesin nesnel, kapsamlı, tarafsız ve objektif bir şekilde yeterliliği ölçülerek, buna göre bir oy hakkı belirlenmeli. Ki daha güzel yarinlara sahip olabilelim. Ne bu dünyada, ne de öte dünyada kişilere hiç bir konuda eşit imkanlar verilmezken, oy kullanırken bu eşitliğin sağlanması konusunda hararetli destek vermesi bence cidden düşünülmesi gereken manidar bir durumdur. Bu eşitlikle halkin menfaati değil, erk sahibi köle tüccarlarının menfaati olduğu son derece açıktır.
Buna kim karar verebilir ki, hangi kritere göre belirlenecek? Bu sefer iç savaş çıkmaz mı "bana nasıl oy hakkı vermezsiniz?" diyerk oy hakkı olanlara öfkeleri biriken insanların "biz sizin seçtiklerinizi tanımıyoruz" diyerek prtalığı savaş alanına döndürebilme ihtimallerinin yüksekliğini ön görememek bile ayrı bir eksiklik. Bu sefer daha vahim bir iç karışıklık çıkmaz mı, bir millete "sen savaşta bana lazımsın ama oy hakkın yok" diyerek ülkesinin üzerindeki hakkı elinden almak, başlı başına gasp değilmi? Böyle bir haksızlığın sonucu kötü olunca, kendisini elit gören kesim bedel ödermi? Bence kaçar giderler.
Üniversite sınavına girip te başarısız olup bir yere yerlestirilmeyenler isyan mi çıkarıyorlar? Herkesin potansiyeline gire bir oy puani olabilir. Mesela en yuksek puan 10 olur. En düşük 1. Yani herkes temsilde bir hakka sahip olur. Sinavin şekli, içeriği, güvenliği .. vs butun teknik detaylar kolayca çözülür. Zor olan ise yöneten erkin bunu yapmak için ikna edilmesi olur. Zira böyle bir seçimle hersey degidir. Aklin hakimiyeti başlar. Ve bu da ancak bir devrimle. mümkün olabilir.
Hiç bir adiliyeti yok. İnsan vardır zekâsı çok ama kalbi taş, insan vardır merhameti çok ama zekâsı az. Halka güvenmek lazım yoksa herkes kamaraya lord olabilmek için savaşır. Ünüversite sınavında başarısızlık kişinin kendisi ile ilgili bir şey, bireysel dir ama oy hakkına müdalenhalkı aptal, aciz, yetersiz görmenin tescili olur ki, halk buna tahammül edemez. Halkı anlamak, ona göre çözümler üretmek, onun dili ile konuşabilmek daha kolay iken, böylesi iç karıştırıcı bir şeye gerek yok. Yapılması gereken daha 3 seçim öncesinde çok basitti. Halkı suçlayıcı, aşşağılayıcı kelimelerden en azından seçim vakt ozak durabilmek, onun inancı dahil, hassas noktalarına zıplatacak lakırdıları etmemek. Bunları yapıp tam seçim arifesi "ezan Türkçe okunsun" diyerek kendi partisine, en çokta onlara umut bağlayan seçmenlerine ihanet eden insanlarkn aptallığını halka kesmek yanlış. Bu gün idda ediyorum, iktidarın en büyük destekçisi ana muhalefet partisi. Bu ülkede ikinci parti ikinci seçimde değişseydi, birinci parti çoktan değişirdi. Yanlış konuşanları, halkı korkutanları, 60, 70, 80 ve 90'larda yapılanları görmeden direk halkı suçlamak kolaycılık. Haksızmıyım🙂
Benim kastettigim testlerde psikolojik kişilik testleri de olacak elbette. Yani cok kapsamlı bilimsel detayli sinav ve testler silsilesi. Buna girmek mecburi olmayacak. Seçmen puanini yükseltmek isteyen, ülke meselelerine duyarlı kişiler isteğe bagli bir şekilde girip boylarinin ölçüsünü alacaklar. Denizcilikte bile birsürü mecburi sertifika egitimleri vardi. Elbette vekiller için de daha detayli bir aday olabilme yolu olmalı.
😊😊 yahu gel şu tüm testleri vekillere, belediye başkanlarında, encümen üyelerin de, mıhtarlar, ihtiyar heyetinde, valilerde, bürokratlarda ve cumbabalarda diyelim anlaşalım uzat elini, zaten memleketin yarısı eder😊
Aslında çoban örneği sadece olayı ifade etmek için bir simge. Elbette çok nitelikli çobanlar var ve hiç bir toplum ve meslek gurubu bu anlamda asagilanamaz. Lakin reel yaşamda hiç bir konuda eşitlik yokken, herkes bir konuda poransiyeli ölçüsünde söz sahibiyken, ülke yönetiminde eşit söz sahibi olunması ülkede halk adına daha iyi bir gelecek açısından ciddi bir mantık hatasi olur. Mesela bir şirket yönetiminde şirketin en alt kademe çalışanlarının şirket yönetimini belirleme gibi bir oy hakki yok mesela. Madem demokraside herkesin eşit oy hakkı kullanması çok doğru bir durum ise üyesi olduğumuz her toplumda bunun olması gerekir. Ama tabii ki çok normaldir ki böyle bir dünya yok.
Bizim ülkede daha belirgin. Yönetici olan kişi kendini dev aynasında görüyor, herkese tepeden bakıp laf etmeyi maharet sanıyor. Öyle başa da böyle tarak tabi
Herkesin aklı fikri var. Evet benim oyum çobanla, iş insanlarıyla da, doktorla da, çöpçü veya işsizle se aynı olmalı demokrasi varsa bu böyle olmalı. O sözü söyleyen kişi ile ilgili de önce bi kendine baksın o çaban dediklerinden önce... Zaten heryerde adaletsizlik almış başını gidiyor. Bi de bunu tartışmayalım. Memnun olmayan sınırlar belli o sınırlar dışına çıkabilir. Yönetim iyi doğrudur, yanlıştır kötüdür hünkar tartışılır konuşulur ama üslup çok önemli adalet çok önemli.. Böyle üstten bakanlar sonra dipte buluyor kendini
Bir insanın diploma sahibi olması, toplum tarafından tutulup bir yerlere gelmesi o insanları daha zeki, doğruyu daha kolay görebilen insanlar yapar mı?
Bir insanın okul okuyamamış olması o insanı cahil mi yapar?
Çok basit bir mantıktan yola çıkılarak sorulmuş, konuşulan bir konu bu ama emin olun kimin ne olduğunu diplomalar, sahip olunan ünvanlar maalesef belirleyemiyor.
Rahmetli bir alevi dedesi Hacı amcam vardı. İlkokul terk ama 4 dil bilen. Siyasi olarak zamanında eğitim veren birine ağzımı açtırmayacak kadar ileri görüşlü zeki bir adam...
Şimdi bu adam okul okumadı diye benden daha az geçerli mi olacak oyu:))
Ciddi tarafsiz çok yönlü bir sınav benim için de en makul seçenek olur. Devlet isterse bunu yapar ama istemez. Zira cahil seçimi sistemi elinde tutanların en büyük silahı.
Bildiğini sanıyorsun ama bir bakıyorsun ki, hiçbir halt bilmiyormuşsun:)
Ben 18 yaşında dünyanın sırrını keşfetmiş sanıyordum kendimi. Türk islam, turan nidaları, sosyo ekonomik kalkınma planları falan.
25 lerde komüniste dönüştüm. A. Türkeş benim için Nato tarafından kullanılmış bir vatansever haline geldi. Ahha dedim olayı çözdüm:) Müslüman bir komünist oldum.
30 larda dedim ki din bu değil. Tek kaynak Kuran. Hadislerin büyük çoğunluğu hurafe veya çıkar için uydurulmuş şeyler.
35 olduğumda Deist bir koministe dönüştüm ki (kuranın birçok ayetini ezbere bilecek kadar defalarca kere okumuşumdur:)
Yani demem o ki, biz bildiğimizi gördüğümüzü sanıyoruz ama bazı şeyleri görmek ilk etapta çok mümkün olmayabiliyor. Bu yüzden diplomaya değil, insanın kafası ne kadar çalışıyora bakmak lazım.
Demokrasi tüm dünyada aynı şartlarda çalışır ve herkesin oyu eşittir. Mustafa Kemal Atatürk'ün ve tüm dünyanın aklına gelmeyen bu düzenleme bizde bazı akıllılar (!) tarafından dillendiriliyor. Madem öyle, demokrasiden vazgeçelim. Kimin oy verip vermeyeceğini kime ve neye göre karara bağlayacağız? Bu faşizan ve dikta rejimlerinde bile görülmemiş bir muhabbettir.
Niyet gerçekten halkın menfaati olursa düzenleme yapmak. hiç zor olmaz. Ama erk sahibi köle tüccarlarının bu anlamda iyi niyetli bir yaklaşımı maalesef yok ve olmasını beklemek te saflık olur.
Ünüversite çartı yanlış çünkü ünüversiteler eğitimli cahil yetiştirebiliyor. Sonrada oylarını çobandan ya da vatanı için can verenlerin, gazilerin ailelerinden çok görebiliyorlar. O yüzden heyetle zekâ ve ahlak tescili yapılmış cekil adayları şart.
@azelcan Kiskanma üniversiteleri, sen de okusaydin naapalim 😏😄 Bak ben onca sene dirsek çürüttüm, gavurun parçaladığı atomu bile bir araya getirdim, açık öğretimden mezun oldum 💃
Eşitlikten yana olan birisiyim ama bilgili bilgisiz herkes oy kullanınca pek de eşitlikten yana olamayacağım
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(45 üstü)
+1 yıl
Japonya da, okumayan kişilere oy hakkı verilmiyormuş. Bir belgeselde gördüm. Kendini yetiştirmemiş kişilerin devletin başına gelecek ismi seçemez deniliyormuş. Türkiye de de bu yapılmalı.