Allah a inanmayanlar okur musunuz?

Atomlardan güneşlere kadar, hatta kendi bedeni ve hayatı da dâhil her şey Allah’ın varlığını gösterdiği halde bir insanın, hususen bir İslam memleketinde, gerçekten inanmaması mümkün değildir. İşin aslı inanmak istememekte ve bunun için bahaneler aramaktadır.

Bu psikoloji ile hareket edildiğinin en açık delili, Allah’ın varlığına dair güzel bir delil söylendiğinde onun üzerinde iyice düşünmeden hemen reddetmeleri ve o delilin zayıflığını iddia etmeleridir.

Meselâ, “Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahibsiz olamaz. Bir harf kâtibsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?” (10. Söz) diye gerçekten işi bitirici olan bu gibi bir delili söylediğinde, ‘dur şu cümleyi güzelce anlamaya çalışayım çok ilginç görünüyor’ demek yerine, hemen telaşlı bir şekilde ‘yok bu hiç de ikna edici değil’ diye cevap verirler.

Hâlbuki böyle derin manalı bir cümleye, öyle pat diye ‘yok’ denilemez. Bu tavır da gösteriyor ki, bu kişilerin tavrı üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir. Yani gerçekten objektif olarak, duygularından sıyrılmış bir şekilde gerçeği arasalar söylenen her delile büyük bir özenle yaklaşırlar.

Bu gibi inanmak istemeyen insanların şartlanmışlıklarını, Üstad Bediüzzaman Tabiat Risalesi’nde şu cümle ile tarif eder:

“Madem Sâni'-i Kadîm'i (ezelî sanatkârı) kabul etmiyorum; öyle ise en münasibi, bu defter (tabiat) bunu yapmış ve yapar diyeceğim der.”

İnanmak istemediklerini gösteren diğer bir delil de şudur: Etkili bir delille karşılaştıklarında mağlup olma telaşına kapılarak, hemen karşı atağa geçip başka konulara atlayıp oradan soru sormalarıdır. Ona da bir şeyler söylenince, bu sefer de başka soruya atlarlar. Bu tavrın sonucunda hiçbir sualleri cevaplanamamış gibi olur.

Bu da gösteriyor ki, onlar imanın ispatlanmasından korkmaktadırlar. Çünkü o takdirde, alışmış oldukları bütün haramlardan vazgeçmek ve dini vecîbeleri yerine getirmek zorunda kalacaklar. Hem de yapmadıkları takdirde, ahrette cehenneme atılacaklarını kabul etmek zorunda kalacaklar. Bu da kendilerine çok ağır gelmektedir.

Böyle kimselerden bazıları muhatab alınmayacak kadar alçalmış olabilirler. Eğer bu derece lâubali ise onlara hakikatleri anlatmak, İslam alimlerince ‘öküzün boynuna inci gerdanlık takmak’ olarak değerlendirilmiştir.
Allah a inanmayanlar okur musunuz?
Cevapla