Kavga etmeden, küsmeden , mutlu bir şekilde. Sonuçta bunlar insanın doğasında olan şeyler. Hatta insanlar hiçbir şey yapmadan yaşadıklarında intihar etmeye de daha meyilli, sonsuz bir hayatta intihar diye bir şey de yok. E deliremezsin de. Bizi sadece s. ex ve bol bol yemek vaat edilmesi orada bulunmamız için yeterli mi? Eğer öyleyse bu dünya da neden günah?
Bilgisi veya teorisi olanları bekliyorum))
Ahiret diye bir şey varsa insanlar orada nasıl birlikte yaşayacaklar?
Öbür taraf hakkın çok detaylı ya da tamamen geçerli sayılabilecek bilgilere sahip olduğumuzu düşünmüyor ve buna inanmıyorum. Orada bize sunulan seçenekler, şu an ki duygu ve fikirlerin orada nasıl olacağı, sosyal yaşamın insan ilişkilerinin nasıl olacağo gibi bir sürü detaylı ve ciddi sorular varken bunların cevapsız kalması, cevabını doğru ve güvenilir bir şekilde bulamayışımız yüzünden bu konu hakkında çok düşünmeyi gereksiz buluyorum, yani takıntı derecesinde düşünmekten bahsediyorum. Ancak Buradan güzel olacağına hiç şüphem yok ama.
İnsanların ahireti değerlendirirken dünyada gördüğü ve yaşadıklarıyla kıyas etmesinden gerçekten bıktım. Üstün zekalı olmak gerekmiyor bunu anlamak için ya gerçekten. Allah'ın her şeye gücü yettiğine inanıyorsun, ahirette sıkılmak, üzülme ve diğer hiçbir kötü duyguların ve durumların olmadığını da vahiy yoluyla öğrenmişiz. E daha neden böyle boş şeyler düşünüyorsunuz? İnsanın doğasına aykırı diyorsun. Ya ahirette insanın doğası mı olur bu ne niçim bir mantık? Her şey farklı olacak orada. Sıkılmaktan bahsediyorsun. Allah istese sana hep aynı şeyi yaptırıp her seferinde ilk kez yapıyormuş gibi zevk almanı sağlamaya gücü yetmiyor mu sanıyorsun? Şu konularda biraz persfpektifinizi açın, dünyada gördüklerinizin ötesini hayal edememeyi falan artık bırakın.
Kusuruma bakma uzun zamandır böyle laflar duyuyordum sana patladım. Alınma lütfen. Zaten insanların %90'ı böyle. Yani eksikliğin yok. Ben bir toplum hatta insanlık eleştirisi yaptım yani üzerine alınma. Saygılar...
Bilemiyorum ki. Agnostik olmak bunu gerektiriyor. Ölümden sonraki yaşamın bilimsel bir tanımı bile yok. "Hayat" kelimesi mutlaka hayatta olduğumuz anlamına gelmez ve "ölüm" kelimesi mutlaka öldüğümüz anlamına da gelmez. "hayat" kelimesi basitçe burada olduğumuz anlamına gelir, o zamanlar burada olmadığımız bir zaman vardı ve şimdi hayatta olabiliriz. "Ölüm" basitçe, ruhumuz kurtulmuş olsun ya da olmasın, burada olmayı bıraktığımız anlamına gelir. Sayısız teori var ama hepsi yanlış. Ahiret var olabilir diyelim ama buna dair herhangi bir kanıt olduğunu düşünmüyorum. Birincisi, ölümün ne olduğunu çözemedik, ahireti nasıl çözebilelim ki? Reenkarnasyon teorisi de var öte yandan. Yaşayan her canlının öldüğünü biliyoruz. Her öldüğünüzde bedenimiz artık yok, bu yüzden bir ahiret hayatımızın olacağına inanıp inanmamak oldukça çok GÜÇ.
Zaten dinler bunun için insanlara dayatıyorlar. Öldükten sonra seni unutmaya insanları bir düşün. Hatırlandıkça hep var olacaksın zaten. Bir de böyle düşün :))
Ahiret olup olmadığını kesin olarak bilmek imkansız. Ancak ahiret hayatının olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur, dolayısıyla ölümün bir son olması da muhtemel. Bir tanrının olup olmadığına gelince, bunu kesin olarak bilmek de imkansız. Hangi inancın doğru olduğunu kesin olarak bilmenin bir yolu yoktur.
Hem ahireti bilemeyiz diyorsunuz hem de dinler dayatılıyor din diye bir şey yok diyorsunuz, garip. Dinin gönderilmediğine neden bu kadar emin oldunuz? Size hissettirdikleri yüzünden mi?
Dil bakımından diyerek ne kastediyorsun mesela, tüm dünyada geçerli olmayan bir dil ( arapçadan behsetmiyorum) olmadığı ve o dilde gelmediği için mi böyle düşünüyorsun?
Evet mesela İncil 'den örnek vereyim ben bu kitaptan haberdarım çünkü internet var. İncil tüm insanlık için indirilmiş olduğu söyleniyor diyelim inandım kabul ettim. Bana bir ton sorumluluk verildi hayatımı artık bu şekilde şekillendirmek zorundayım. E hiç interneti olmayan fakir bir ülkede yaşayan kişi içinde indirildi bu kitap ama haberi olmadığı için kendi inançları ile yaşayan o kişi ne ile yargılacak kendi ahlakı ileyse bende kendi ahlakımla yargılamabilirdim. Ne vardı yükümlülüklere
Öncelikle Kur'an da en çok vurgulanan şey Tek Tanrı inancıdır. Hiç hadislere baktın mı bilmiyorum, hadislerin arasında hadis olmayan ancak şöyle bir şey görmüştüm, bir sahabe halkı putperestken bunun mantıksız olduğunu düşünmüş ve putları bırakmış ve bazen kendi başına Allah'a (arapçada tek tanrının yerine kullanılan kelime bu arada arapçada daha çok ad var sanırım mesela yerdeki karla havadaki kar farklı adla kullanılıyor) dua edermiş ve onu düşünürmüş sanırım. Hz Muhammed de böyleymiş, o da böyle düşünmüş ve geceleri düşünmeye dağa gidermiş. Ben fakir insanların g*rizekalı olduğunu düşünmüyorum. Dünyanın neresinde olursan ol Tek tanrıya inanabilirsin ve ona yönelebilirsin. Ayrıca bazı dini çevreler dini duymayan yargılanmaz diyor ancak ben buna inanmıyorum. Yargılanır hatta tek tanrı inancını düşünüp de müslümanlığı da duyup geçmeyen de yargılanır diye düşünüyorum. Ancak diyelim köyde fakir biri hiçbir şekilde islamı duymamış ki ben çok zor olduğunu düşünüyorum eminim ki duymayan yoktur bile belki tek tanrı inancını bulursa tamamdır doye düşünüyorum. İbrahim gibi muhhammed gibi. Öte yandan insanların kalbi tam anlamıyla tatmin olmaz. İbrahim gibi. O da tanrı dan mucize istemişti. Bizler insanız tam olarak tatmin olamayız
Ve tanrı mucizesini göstermişti. Ya biz? Hem Türkiye'deki Sunni İslam anlayışı ile Şialar'ın ki çok farklı ora da da hangisi seçeceğiz geliyor onu da geçtim mezhepler var varda var.
. İbrahim özeldi, bizler özel değiliz. O belki de Tek Tanrı düşüncesiyle yıllarca yaşamış biri olabilir. Belki de hak etmiştir. Meshepler yorumdur, sana illa birini seçeceksin diye dayatmıyor kimse. Fakir köylü biri de duyduğu ibadet şekli neyse ve araştırmaya imkanı yoksa Tanrı bunu dert ederi mi etmez bence. İmkanın varsa da çok basit, Az araştırırsan bilirsin, şiiler sahabeleri ayırıyor. Kimse kendilerine bir şey dikte etmemesine rağmen kendileri dikte ediyor. İlla da Alinin soyundan devam etmeli diyorlar halifelik. Haz ayşeyi sevmiyor kötü şeyler söylüyorlar. Sünniler bu kişileri ayırmaz, aralarında olan meseleleri onlara bırakır islamı anlamaya çalışır.
"Çünkü sadece sınav yeri burası ve Cennet'e gitmeden önce insan ahirette nefsinden arındırılmış olur ve bu yüzden bu günahları orada işleyemez. ama Cennet'e gitmeden önce Cehennem'e gitmiş olanlarda buna dair bir işaret olacağı rivayet edilmektedir."bunlar benim görüşüm inanıp inanmamak sana kalmış.