Sizler de adaletin olmadığına inanıyor musunuz?

Haklı olduğunuz halde haksız görülmek, sık sık haksızlığa uğramak; adaleti aradığımız anda tek ve son seçeneğimiz olan hukuka başvurduğumuzda bile haksızlığa uğruyorsak...

Nasıl hissederiz? Ne yaparız?
Neden bu kadar kötüleşti her şey?

•Bir iş yerinde amir tarafından mobbinge uğramak. Çalışanına kötü niyetle haksız yere soruşturma açtırmak, ceza aldırmak. Cezayı verenin dahi haklıyı hiçe sayması.

•Yolda giderken yaya geçidinden geçen bir hayvanı parçalamak, son hızla yola devam etmek. Durmamak, hayvanı kliniğe götürmemek. Bir üzüntü, panik yaşamamak. Son derece rahat bir şekilde yola devam edebilmek. Şikayet edildiğinde savcılığa intikal ettiğinde olay, savcılıkça "kovuşturmaya yer yoktur" kararı verilmesi.

•Boşandığı eşinin, kadın sırf boşandığı için parmaklarını kırması, kadına baltayla şiddet uygulaması, kadını öldürmeye çalışması. Üstelik daha önceki kadını öldürme girişiminde verdiği zarara karşılık içeri tıkılmaması. Tekrar tekrar, kadını öldürmek için elini kolunu sallaya sallaya harekete geçebilmesi.

• Çocuk istismarları, şiddetleri, çocuk dilendirmeler...

•"Dini yönden kuvvetlensin çocuğum, dinine bağlı kalsın, dışardaki kötülüklerden arınsın, kötü yola düşmesin"ciler sebebiyle çocukların, gençlerin saklı kapılar ardında eziyetlere, şiddetlere, tecavüzlere maruz kalması...

ve çoğaltılabilecek nice örnek...

İsmi Adalet.
Tanımı: Hak ve hukuka uygunluk; hak ve hukuku gözetme ve yerine getirme; doğruluk.

İsmi Hukuk.
Tanımı: Toplumu düzenleyen ve devlet yaptırımıyla güçlendirilmiş bulunan kuralların, yasaların bütünü.

Şimdi soruyorum. Kurallar, yasalar hafif olsa da hafif haliyle dahi bu kural yasalar kanunlar neden uygulanmıyor? Tek dayanağımız hukuk iken neden hakimler, savcılar (çoğu) hakkı yerine getirmiyor?
Sizler de adaletin olmadığına inanıyor musunuz?
Cevapla