* Düğününden 2-3 ay önceden hiç olmadığı kadar evvel sık hal hatır sormalar, gülümseyen yüzlerle samimi davranışlar... vs Sonra düğün davetiyeleri dağtılır, "düğünümüze muhakkak beklerim" ler de yanına ek olur. Ama aynen politikacıların seçim öncesi ve sonrası tavırları gibi, düğünden sonra bir anda davranışlar değişiverir... * Yurdum insanının aslında en net çakallıklarından birisidir bu, ama fark edilse de nedense hiç konuşulmayan halleridir bunlar. Aslında bana göre cehaletin en net ikiyüzlü hallerinden birisidir.
*Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Düğünü öncesi güler yüzünü, selamını eksik etmeyip?
Bizim insanların en belirgin özelliğidir bu. Ama haliyle de algı kapasitesi düşük olduğu kimse bu konular üzerinde durmuyor. Akıl bile etmiyor. Ben şahsen böyle insanların tavırlarını doğru bulmasam da arkadassa bir görünüp geliyorum. Yaptıkları da kendilerini ilgilendirir.
Mıngırları cukkalamak için köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyorlar işte. İşlem tamamlandı mıydı dertleri düğün masrafları çıkınca bize ne kadar kaldı, biz bunlara şu kadar taktıydık onlar bize ne kadar 'takmış' falan oluyor. Düğün yapmayı saçma buluyorum zaten ben. Maksadı evlendiklerini umurlarında olmasa da elaleme duyurup beyaz eşya alışverişi için bir şeyler girmesi ceplerine, olmadı yastık altı. Yapılan hipokrasi de bu yüzden, borçlar kapansın diye dıdısının dıdısına yağ çekerler. Oysaki elemanın adını demin öğrendi. Rezil durumlar.
Çevremde böyle insanları barindirmadığım için farkında değilim. Çıkar menfaat ilişkilerinden oldum olası uzak durmuşumdur. Geçen yıl annemin kuzeni böyle bir şey yapmaya kalktı kızı evlenirken işte Nisan pastasını sen yaparsın teyzesi sayılırsın sen bubuslwrsen anlıyorsun gibilerinden ve yapamam dedim ve yapmadim. Kendimi hiç kimseye kullandırtmam ve lafımı da esirgemem kim olursa olsun gerekli cevabı benden alır. Gereken mesafeyi koyar uzaklaşırım.
Benim bahsettiğim şey potansiyel davetlilere karşı önceden gönül alma, iyi görünme politikası gibi bişey. Ama düğün sonrasında o hallerinden pek te eser kalmıyor. Aynen seçim öncesi oy isteyen politikacılar gibi oluyorlar.
Evlilik hayatına giriyor insanlar, yeni sorumluluklar, yeni dertler, yeni akrabalar, yeni yeni yeni bir sürü şey oluyordur. Adapte olamıyorlardır bu yeni şeylere biz degistiklerini sanıyoruzdur. Değişenlerde elbet vardır, onların karakter eksikliğindendir o da.
Eşimin erkek kuzeninde bunu çok net yaşadık. Düğün öncesi sıkça arar, hal hatır soran adam , düğünden sonra biz kendisini aradığımız halde kendisi hiç arayıp sormadı. Başka akrabalarda da özellikle davetiye dağıtan anne, babalarında bu durumu gözlemledim.
Olaya şu açıdan bakalım; 2 kişi evleniyor ( cinsellik için , soy devamı için, yalnız olmaktan korktukları için artık arada hangi çıkar varsa o anda) sonra bu 2 kişi anne- baba olmaya karar veriyor (soyun devamı için , yaşlılığımızda bize yardımcı olur, bize bakar) anne hamileliği yaşıyor çocuk doğuyor. Çocuğun anne ile olan ilişkisi çıkar ilişkisidir çünkü beslenmek için anneye muhtaç, annenin çocukla ilişkisi çıkar ilişkisidir çünkü soy devam etmeli, yaşlanınca bize bakar düşüncesi var temelinde. Evet eşler birbirini seviyor tamam, anne baba çocuğunu seviyor tamam bunlarda sıkıntı yok ama her ilişkinin temelinde hep bir çıkar var. İnsanların bazı davranışları yukarıda verdiğim örnekten dolayı bana normal geliyor.
Anlıyorum. Ama bazı yaklaşımlar çok bariz olduğunda rahatsiz edici oluyor. Her durumun fazlasi rahatsiz edici olur. Çıkar ilişkileri de bundan farkli değil.
Rahatsız ediciliği konusunda tamamiyle katılırım sana; hoş degil, gönül kırıcı olabilir, kullanılmışlık hissi yaratırabilir... vs yüzünden az insan çok mutluluk diyorum.
Kimsenin düğün öncesiii düğün sonra ki haliyle işim olmaz ben bu konuda biraz farklı düşünüyorum neticede karşındaki bir insan her şey beklenebilir. Bugün aranın iyi olduğu birisiiyle yarın düşmanda olabilirsin o yüzden bu mevzularda bi şeyleri gözden çıkartıyorsan bence bunu karşılığını beklemek icin değilde gerçekten istediğin için insanlık namına yapalırsa bu tür şeyler gözlemlemekle vakit kaybedilmez.. Soylediğim gibi bi hediyen varsa içinden kopan hediyeni verirrsin sonrasnda selamı sabahı kesti yok efendm konuşmadı yok aramadı sormadı yok bizim duğünümüze gelmedi derdine düşmezsin... İyilik yaparken karşılık beklenmemeli..
Uzun uzun yazmışsın ama durumu bence hiç anlamamışsin. Olay karşılık beklemek değil, basit insanların iki yüzlü basit menfaatci tutumlarını anlatmaya çalıştım. Bu insanlar bir şekilde hayatina girerse en zayif aninda seni basit bir menfaat uğruna kolaysa satarlar. Ilişkilerde daha az hata yapıp daha az üzülmek için basit gibi görünen ama gerçekte önemli olan davranış izlerini zamanında fark edip anlamak gerekir.
Bende diyorum ki insaanları bu kadar takmıyorum onlardan bi sey beklemiyorum o yüzden iki yüzlü oldukları zamanda zoruma giden herhangi bi durumla karşılaşmamm.. Bir şey yapıyorsam bi hediye veriyorsam kendi insanlığımdan kendim istediğim için yaparım o yüzden merasim sonrası karşımdaki beni arayıp sormuş, sormamış umrumda bile olmaz
Tamamen duygusal bir tepki. Ben bunu en son lise arkadaşımda yaşadım. Senelerdir görüşmedik, yazdı, davet etti, zevkle gittim ve takımı taktım. Sonrasında yine kayıp. Öncesin de ben hep diyaloğa girmiştim, yazık oldu benim iyi niyetime.
Genelde düğün öncesi çok kavga oluyo gerek aileler gerekse nisanlilar arasinda 5 6 senelik ilişkilerde bile evlilik öncesi ayrılma raddesine kdr geliyor neden böyle tam çözmüş deglm