Bazen bakıyorum da şu dünyada kısacık ömür yaşayan bizler, iyilik ve güzellik peşinde koşmazken hep birbirimizi kırmak için yer arıyoruz. "Üç günlük dünya, kimseyi kırmaya değmez" diyeni daha görmedim galiba. Hırs, kibir, bencillik, doyumsuzluk sarmış herbirimizi. Menfaatlerimizi elde etmek için en çok yine birbirimize zarar veriyoruz... Nedir bizim alıp veremediğimiz? Neden birbirimizin gönlüne sığamıyoruz? Neden birbirimize nimet olmak varken, imtihanımız oluyoruz?
Bizim düşmanlığımız bize En yakınımız bizdeki biz bizeAlemin içinde alemler içimizde deZor taşırız 'ben' denen yükü, sinemizde. İnsan, garip bir mahlûk, dert ile öğrenir, insanlığı, dünyadaki en büyük düşmanı en yakını, en yakını kendisinde olanı, kimi ego der, kimi nefs, kimisi de benlik ama sonuç insan, madde ile mücerreti bir bedende yük edinmiş kendisine, o yüzden kavgası sevdiklerine gibi görünse de, asıl kendisine. Anlamak için zaman, gerek, zaman ile çekmek gerek, çeker iken düşünmek gerek, düşününce bulmak gerek vesselam.
İnsan var olmasa idi Cennet ve Cehennem olmayacaktı. Diyeceksin ki Cennet zaten vardı. Ama o vakit te de İMTİHAN yok idi.
İşin özü, manası bizler, insanoğluyuz. İsrailoğullarını hatırla. Hz Yakup a. s. ve çocuklarını hatırla. Peygamber çocuklarının nasıl birbirlerine düştüklerini hatırla.
Oğullarından Hz. Yusuf'u sevenler Yusuf-i, yine oğullarından Yehuda' yı sevenlere zamanla YAHUDİ diyeceklerdi.
Bu kavga ilk ve son değildi. Makam ve mansıb, mevki, saltanat, enaniyet, hırs sevgisi her daim olacak.
Bunlar birer güç zehirlenmeleri ya biz küçüklerin aralarında ki derdi ne ola vakit. İşte bizlerinde en büyük düşmanı da Nefsi Emmare' dir.
İşimize geldiği gibi, hoşumuza giden, akıl etmekten ziyade şehvetimizin esiri oluşumuzdur. Kötü olduğunu bildiğimiz halde vazgeçmez vicdanı körleşir. İşte Nefs-i Emmare de böyle bir şey. Önce Şeytan musallat olur sonra gider ama geride izler bırakır.
İşte bazı insanlar Nefs-i Emmare' nin esiri olmuştur. Gönül kırp dökmek umurunda olur mu o kişinin. Olmaz elbet. Dedik ya vicdanı körleştirir bu.
Yüce Mevlam bizleri Nefs-i Emmare' ye düşmekten korusun.
Özellikle insan neye çok muhabbet eder, imtihanın en'i de ordandır...
İnsan olarak ne zaman ki hem ölçüde hata yapıyor, hem de ölçüyü kaçırıyor, sonrasında onun aksiyle de tokat yiyor...
Diyeceğim şu ki imtihan; bir şekilde hayatımıza dahil olan insanlar ve bizim onlarla yaşadığımız, davranışlarımız, duruşumuz, tercihlerimiz ve bu bağlamda Rabbimize karşı göstermiş olduğumuz kulluk...
İyilik yapmakta kötülük yapmakta kişinin kendi seçimidir. Neden iyiliği seçmediğimiz ise; güzel bir soru. Bazısı kötülüğü öğrenmiştir sadece. Bazısı kötülüğü yaşamıştır, başkasıda yaşasın ister. Bazısının ruhu karadır, bencildir. Bazısı intikam alırcasına zarar verir etrafına, çevresine ve bundan zevk alır. Herkesin sebebi ayrı yani… biz yine de mümkün mertebe işimizi kolaylaştıralım. Karşılıklı.
Efendime söyleyeyim öncelikle, "Enaniyet" benlik duygusu insanda hakim olduğundan daha sonra da menfaat uğruna insanlar birbiriyle imtihan oluyor.. Aslında burada neyin, ney ile imtihan olduğunun önemi yok.. İnsan bu dünya ya rahat etmek için gelmedi.. "La rahate fiddünya".. (Dünya rahat yeri değildir) Bizler bu dünyaya, Rabbimize kulluk etmek için, ve ahireti kazanmamız yolunda farklı farklı imtihanlara tutulmaya geldik.. Önemli olan bunun bilincinde olmak diye düşünüyorum..
E başka nasıl imtihan olunacak ki? - Elmas ruhlularla kömür ruhlular nasıl ayrılacak? -Ebu Bekirlerle Ebu Cehiller nasıl ayrılacak?
Herkes bir olsa, imtihana ne gerek var? Meleklerin hepsi bir, insana ne gerek var?
Dünya yaratıldığından, kıyamete kadar insanların büyük bir çoğunluğu, hani meleklerin Rabb'ine sorduğu gibi "yeryüzünde kan döküp bozgunculuk çıkaracak kullar" olacak..
İnsanın bundan endişe duyması lazım.. Çünkü büyük bir çoğunluğu bu yüzden var..
Allah bizleri kitabı sağ tarafından verilenlerden eylesin. Amin.
Kisinin iyilik ve kotuluk anlayisi aslinda imtihan surecini baslatmaz mi. Bu yuzden sen gibi olanlar zaten imtihan olmaktan cikip zevk vermeye baslamazlar mi. Ama eni sonu mutlaka herkes birbirini imtihan etmiyor mu. Ama onemli olan imtihanlar sonucunda kazananlar ile devam etmek degil mi
Bu dünyada aslında insan olmasa daha uzun süre bir çok canlı yaşar. Canlı çeşitliliği daha fazla artar. Fakat insan insanın gözü oymak için elinden geleni yapıyor. Burada olan arada kalan gezegenimize oluyor. Ben buna çok üzülüyorum gerçekten..
Aklıma ayet geldi direk "Biz sizi bazen açlıkla bazen yoklukla bazen ailenizle sınayacağız." İnsan insana muhtaçtır yalnız kalamıyoruz ve cidden bu dünyada güzel gönüllere giren ve dualara ortak olan kişiler çok nasipli ya, Rabbim bize de nasip etsin. İnsanın tanıdığının adını anarak onun için hayır murat ettiği duadan daha güzel bir hediye de olamaz bence seni en güzel yere dualarına katmış.
İnsanın en büyük imtihanı yine insandır. zira insan zayıf aciz bir varlıktır. Elde ettikleriyle övünür ya da tevazu gösterir. Başkasının elde ettiğine haset ya da gıpta eder. bu durum insanın doğasında vardır. Bununla imtihan olur.