Adamın biri, bisikletle bir ülkeden diğerine geçiyormuş, selesinde kocaman bir torba. Gümrük görevlisi şüphelenmiş haliyle. “Aç torbayı.” demiş. Açmış, kum çıkmış.
İki gün sonra, aynı adam ıslık çala çala gelmiş sınır kapısına, çıkış yapacak, selesinde gene torba “Aç” demişler, açmış, gene kum.
İki gün sonra, aynı adam pedal çevire çevire gelmiş sınır kapısına, selede gene torba. Bu sefer, polis çağırmışlar, narkotikçi gözüyle incelemişler, nafile, bildiğin kum. Delirecekler.
Bir, üç, beş, hep aynı manzara… Adam geliyor geze geze, termal kamerayla bakıyorlar, tahlil yapıyorlar, köpeklere koklatıyorlar, uyduyla takip ediyorlar, hikâye. Hep kum çıkıyor.
Aradan yıllar geçiyor. Gümrük görevlisi çarşıda rastlıyor o adama. “İçim içimi yiyor” diyor. “Bu saatten sonra bir şey yapamam sana, Allah aşkına söyle, ne kaçırıyordun o torbayla?”
Adam cevap veriyor: “Bisiklet”
Olaylara bakış açımızı değiştiremediğimiz sürece, olayların arka planını görememeye devam edeceğiz...
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
5Cevap
Duymuştum bu fıkrayı. Olaylara farklı açılardan bakabilmek çok önemlidir. Bu konuda kendimi geliştirdiğimi ve geliştirmeye devam ettiğimi düşünüyorum.
Ben bu hikayede bisikletim galiba en mağdur en masum ve sırtından para kazanılabilir...
Bu da bir bakış açısı
Safım ben o sebepten hikayedeki gümrükçü benim 😄😄
Genelde toplumdan farklı bakarım olaylara. Ama elbette yanılgılarım da hiç bitmez.
Bu hayatta bir pollyanna bir de ben
Hikaye güzel😄