En acı yaram, babam?

Merhaba. Uzun süredir içime büyük bir boşluk açan kişi hakkında konuşmak istiyorum. Kabuk tutmuş yaralarım bir bir kanamaya başladı artık. Bazı şeyler yüreğime tak ediyor. Yıllar önce babam ile yollarımız ayrıldı. Annemi aldattı ve aldattığı kişiyle bir yuva kurdu. İlk başlarda beni de bu yuvaya koymak istedi ama olmadı. Onların o yapma hayatında ben çok göz önünde kaldım. Her pazar almaya gelirdi beni. Görme hakkı vardı. 2007 yılının ilk bahar pazarından sonra onu bir daha görmedim. Yaklaşık on üç senedir görmüyorum kendisini. Hiçbir şekilde iletişimimiz olmadı. Yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyorum. Bir ara eski bir tanıdıktan öğrenmiştim ikiz erkek evlat sahibi olduğunu. Beni soranlara öldü diyormuş. Şu anki eşi de evde adımın geçmesini yasaklamış. Ben başlarda babama karşı bir şey hissetmiyordum. Yoksa yok, hayatımı idame ettirmek için bir babaya ihtiyacım yok diye konuşuyordum. Ergenliğin verdiği asilik de vardı elbet. Şimdi aklım kemale erdi. Yirmi yaşımı geçtim. Sanki beş yaşındaki bir kız çocuğuna dönüşüverdim. Baba kelimesini duyduğumda yüreğim sıkışıyor. Kendimi çok güçsüz hissediyorum. Kendime güvenim kalmadı ve eski asiliğimden de eser yok. Sevgiye muhtacım. Çok yalnız bırakıldım. Küçücük yaşlarda büyük sorumluluklar edindim. Bu yaşımda yapmam gereken her şeyi çok küçük yaşlarda yaptım ve yaşadım. Şimdi de o dönemde yaşamam gerekenleri yaşıyormuşum gibi hissediyorum. Anneannem babamın bir tane vesikalık fotoğrafını saklamış benim için. Büyüdüğümde görmek isteyeceğimi düşünmüş. O fotoğrafı taşıyorum üstümde. Belki sokakta karşılaşırız diye babamın yüzünü hafızama kazımaya çalışıyorum. Bir yanım da suçluluk duyuyor. Öyle bir adamı görüp ne yapacaksın diyor, bağrıyor, kızıyor. Ama özleyen, hasret duyan tarafım her zaman daha ağır basıyor. Dostlarım, ne yapacağım?
En acı yaram, babam?
Cevapla