Be gibi bir acı verebileceğini tasavvur edebilmesi güç bir iddia. Bilmekten kast edilen eğer dünyaya, şeylere, işleyişe dair entelektüel bilgi ise bunun acı vericiliği iddiası abes bir haldir. Bilmekten kast edilen eğer olunanın içindeyken, olunmayanlardan da haberdar olmaksa eğer bilmek acı verir iddiasından nasiplenmemeyecek neredeyse hiç kimse kalmadı. Belki, dışarı tamamen kapalı kimi cemaatsel yapılanmalarda bilmeme hali bir ihtimal olarak canlılığını koruyor olabilir. Durum böyle olunca da bilmek acı verir lafı gerçekte herhangi bir şey de söylememekte.
Gerçekleri bilmekden daha acısı o gerçeklerle yaşadığın yalan zamanlari öğrenmektir. Ama gerçekleri hiç bilmemek bazen iyidir. Zamanında öğrendigim bazı gerçekleri hiç bilmeyi tercih ederdim. Keşke hiç ogrenmeseydim. Yalanlarla yaşamayı tercih ederdim. Ama çok meraklı tipim, a'dan z'ye öğrenmeden duramıyorum yine de 🤷♀️
1
4 Yorumla
Soran
+1 yıl
Aynı tip bende de var. İlla kurcalayıp peşine düşerim.
Yalanlarla yaşamak her zaman çok daha acı vericidir. Doğruları bildiğinde üzülsen bile en azından üzüntünü yaşayıp hayatını ona göre şekil verebilirsin ama yalan dolu bir yaşamda sahte mutluluklarla mutlu olduktan sonra bir gün mutlaka gerçeklerle yüzleşmek çok daha yıkıcı olur. Yalanlarla yaşadığını bilmek çok daha kötü zaten gerçeklerle karşılaştığın o anda hem öğrendiklerine üzüleceksin hem de onca zaman yalan olduğunu bilmene rağmen kendini kandırmış olduğun yüzüne vuracak. "Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır." sözü bu soru için birebir oluyor sanırım :)
Gerçekleri bilmek daha acıdır. Yalanları doğru olarak kabullendiğimiz için, daha doğrusu yalanlarla yaşadığımızı bilmediğimiz için acı veren bir tarafı olmuyor.