Yoksa böyle bir şey yok, bu sadece yanlış bir söylentidir mi diyorsunuz? Ayrıca İslam kültüründeki en büyük sorun dinin politika aracı hâline getirilmesidir mi?
Çalışmanın ibadet kadar değerli bir şey olduğunu anlamadılar anlamak da istemediler. Dua edeyim Allah versin, kınayayım düşman gitsin. Laf çok ama icraat yok. Ondan dolayı. Ayrıca dine körü körüne bağlanıp 3 5 tane sakal bırakan ben hocayım diye gezinen adamların peşinden gitmek yerine açıp 3 5 ilim öğrenselerdi müslümanlar bambaşka bir halde olurdu. Allam sen beni kurtar allam sen beni kurtar ulan çakkal önünde kitap var aç oku ilk kelimesi ilk emri bile oku olan kitap sen hala allam beni kurtar ağzına koyucam bi tane adamın o olucak, bak yine sinir oldum :D
Din, devlet, akademi, ekonomi gibi alanların birbirinden ayrılması ve birbirlerinin otonomilerini kabul etmeleri gerektiğine dayanıyor. Müslüman ülkeler böyle bir ayrımı yeterince yapmıyorlar. Din ve devleti temsil ettikleri iddiasındaki ulema ve devlet adamları tüm alanları kontrol etmeye çalışıyorlar. Sonuç olarak da yaratıcı bir entelektüel sınıf ve üretken bir burjuva sınıfının doğmasına izin vermiyorlar. Aslında Müslümanlar tarihlerinin ilk beş yüzyılında dünya çapında önemli katkılar yapan bir düşünür sınıfı ile bir tüccar sınıfına sahiptiler. Bu dönemde İslam âlimleri devlet memuru olmayı genel olarak reddetmiş, dini ve fikri çoğulculuk önemli filozofların yetişmesini sağlamış ve tüccar sınıfı hem İslam âlimlerine hem de filozoflara maddi destek sağlamıştı. On birinci yüzyılda ise siyasi, iktisadi ve dini bir kırılma yaşandı. Gazneliler ve Selçuklular devlet kurumunun daha merkezi ve askeri bir hale gelmesini sağladılar. Türklerin askeri gücü, Abbasi halifelerinin Şii düşmanlığı ve İranlı bürokratların merkeziyetçi anlayışı bir araya geldi. İkta sistemi ile toprakların önemli bölümü askeri devletin kontrolüne geçti. Nizamiye adı verilen medreseler açılarak ulema sınıfının devletle ilişkisi kurumsallaştırıldı. Bu değişimin sonucunda ulema-devlet ittifakı olarak adlandırdığım yapı ortaya çıktı. Selçuklulardan sonra Memluk, Osmanlı ve Safevi imparatorluklarında da ulema-devlet ittifakı hem düşünür sınıfını hem de tüccar sınıfını marjinalleştirdi. Sonuçta Müslüman dünya ilk beş yüzyılda ortaya koyduğu felsefi ve iktisadi başarılarının aksine, sonraki yüzyıllarda entelektüel ve ekonomik bir durağanlık yaşadı.
İslam da ve kuran da sürekli ilime göndermeler yapılmaktadır ayetlerde. Malesef kurandan ilim ile ilgili kısımlara önem verileceğine hep ibadet ve manevi yönlere değer verilmiş. Maddi olan kısıma hiç önem verilmemiş bu yüzden geri kalmıştır. Takiyüddin'in Rasathanesini araştırmanı öneririm hani şu III. Murad'ın denizden topa tutturarak yıktırdığı rasathane o günden sonra islam da ilim falan kalmamıştır başlangıcı odur.
Çünkü dini doğru anlayıp doğru yorumlayıp ona göre haraket etmiyorlar. Şu an günümüzde Müslümanlık amaç değil araç olmuş, tamamen kişisel menfaatler doğrultusunda kullanılan bir inanç haline geldi.
e zaten bu ülke de araştırmak yerine din varsa doğrudur deyip körü körüne bağlanırsa, deve sidiği sen içer sabi sübyanlada evlenir..
Devletlerin, kurum ve kuruluşların hiç bir önemi yok. Önemli olan kişi ve kişilerim tekelinde olan inancın, safsata ve saçmalıklarla halka empoze edip, her şey yolundaymış gibi algı yapıp ve cahil halkı “bunu yaparsan Allah’a şirk koşarsın” furyasıyla etki ve baskı altına alan antilop sürüleri
Müslümanların yüzde 98i Kuranı hiç okumadi ama din hakkında herşeyi biliyorlar. Buda müslümanların yönlendirilmeye meyilli olduğunu gösterir. Zaten geriye kalıp ta okuyanlarin çoğu dinden sogumustur bu bilimsel olarak kanıtlanmış inşallah durum duzelir diyelim
@Muratizm0 haha aynen Kuran'da ben okuyup anlayasiniz diye AP açık gönderdim diyor ama onlar alım peşinde koşmaya meraklı ee zaten ne diyoruz cahillik mutluluktur bilgili olanlar kanser oluyor onlar hayatını yaşıyor
Onu bunu bırakta insanlar bu dine nasıl inanıyorlar ya kitabı okuyanlar için diyorum çok fazla hata var hataları göz ardı edip nası hala inanabiliyorlar aklım ermiyor kitabı okumayanlara zaten birşey demiyorum ama kendi kitabını okumamakta ayrı bir saçma
Valla inşallah mutlu güçlü bir ülke oluruz zaten kimsenin toprağında gözümüz yok ama bu insanlar akillanmazsa bir gün ülkemizi kaybedebiliriz en azından çocuklarimiza güzel bir ülke bırakalım gözümüz arkada kalmasin
İsteyen istediğine insansın ama herşeyde din değildir kendi kendine takılıyorsa sıkıntı yok ama sağa sola laf atıyorsa sıkıntı ya da hayatını kurana adamadıysa yoksa nah ilerleriq
2021'de diğer ülkeler; uzayı, geleceği tartışıyorken müslüman ülkeler ramazanda hala neyin bozup bozmadığını soruyorsa ve bazı insani hakları yeni yeni veriyorsa zaten nedeni ortada. Müslüman ülkeler hiçbir zaman gelişme adına adımlar atmayacak. Ne kadar baskı olursa ve halk ne kadar cahil kalırsa iktidardakiler bi o kadar sefa sürecek.
Özgür düşünememe, insan haklarının zayıf olması, entellektüel olamama, sabit fikirlere takılıp kalma, dinin dayattığı kısıtlı yaşam formlarına bağlanma vb...
ve de düalite... laiklik ve islamlık arasındaki ikilem. çatışmaların, ülkenin ilerlemesini engellemesi. örnek: türkiye cumhuriyeti.
herşeyi Allahtan isteyince gercekleşecegine inanmaları. cehalet ve dinini kulaktan dolma bilgilerden ibaret yasamak. gercek islamdan cok fazla sapılmıs durumda
Baştakiler zevkine düşkün parayı cukkalıyor. Ama Avrupa'nın önde olduğu yok. Almanya hariç genelde güncünü sömürgeden alan devletler. Özgür yaşadıkları için bizimkilere öndeymiş gibi geliyor
Müslümanlar sanata hiç önem vermedi zaten ama bilim konusunda iyidirler. Hatta batıya yön veren doğu oldu ama sonra başa gelenler yanlış yollara girdi ve pek çoğu parayı cukkaladı. Şuda var ki batı zaten doğunun gelişmesine izin vermez "Arap baharı " herşeyi anlatıyor..
Dini kullanarak çıkar sağlama üstünlük sağlama. Halkın türkçe meali veya ne olduğunu bilmediği için körü körüne hoca imam gibi kişilere inanılması ve cemaat/tarikat çok artması.
islamın kitabının allahtan direk geldiği iddiasının eleştirel bakışı imkansız kılması ve islamın güzel sanatları haram görmesi ve islamda merhamet anlayışının gelişmemiş olması
bütün sorun ikincisi başta olmak üzere dincilerin egemenliği ve bu egemenlgıı kendılerine göre yorumlaması.. kendi isteklerini din kisvesi altında uygulatıp ınsanların dini duygularını sömürmek, bilicsız ıtaatkar toplum yaratmak...