Çevremde bol bol var bu gözü dönmüşlerden. “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” sözünü bile çok yanlış anlıyor benim komşular. 😕 Laf çevirsen, karşında lafı anlayacak biri yok. Kâle almasan, burnunu sokacak başka yer bulurlar. Nasıl korunabiliriz bu kıskançlıktan gözü dönmüş insanlardan? Nasıl başa çıkarız bu hasetlikle? 😕
Kiminle haşır neşir oluyorsak onun hali sirayet eder insanın kalbine, vecdin ona göre gerçekleşir.
Birisiyle karşılıklı geldiğinizde o kişinin kalbi bozuksa sizede etki eder.
Bu yüzden Karşılıklı oturduğunuz insanlara dikkat edin. Eğer sizin kalbinizin duruşu sağlamsa size gelen o negatif tesirlerden etkilenmezsiniz. Aksine sizin o pozitif tesiriniz kalbi bozuk kişiyi iyi yönde etkiler, onun iyileşmesini sağlar.
Kalbiniz eğer kendini muhafaza etme durumunda değilse Bu sefer ondan gelen negatif yük, enerji sizde bozulma olur. . . . Mesnevide der ki;
"Kötüyse düşüp kalkan gül bahçesinde bile olsa külhandadır." (* Külhan hamamın altında yanan ocakmış)
"Feryat, adamın kendi cinsinden olmayan dostundan, feryat! Ey ulular, sizinle düşüp kalkacak iyi bir dost arayın!"
"Gönlü hoş olanların muhabbetinden başka muhabbete gönül verme!" soru olarak soracaktım da zaten kimse soruda da okumuyor görüşte de. O yüzden okunmasa da görüş olarak yazayım dedim
Bir kimsenin malı, mülkü, iyi huyunun kendisinde olmasını istemek haset değildir. Buna gıpta etmek ve imrenme demektir. Lakin onda olmasın ben de, sadece benmde olsun, başkasında olmasın diye bakmak ve istemek haset ve kıskançlığa girer.
Bu gibi kimseler bunu zihinlerinde yaptıkları için bunu ve çoğu zaman haberimiz olmadığı için pek bir şey yapamayız. Ancak bilinmesi üzerine onun için hayır duası edebilir, kendisiyle iletişime girip bunu yapmasının yanlış olduğunu söylemek gerekir. Bu bir vazifedir. Eğer bu imkanlar yoksa uzak durmakta fayda var. Başka da bir şey yapılmaz kanısındayım.
Dedikodu insanın yaradılışında var. Özellikle birbirlerini yakından tanıyan insanların topluca yaşadığı bölgelerde daha yaygın oluyor bu. Ya kulaklarını kapatıp umursamayacaksın ya da başka yere taşınacaksın. Milletin ağzı torba değil ki bağlayasın. Daha çok kıskananlar yapıyor hatta iftiraya kadar varıyor. Ve bunu daha çok kadınlar kendi cinslerine yapıyor. Erkeklerde bu kadar yaygın değil.
Her şeyin başı cahillik, empati kuramamak ile başlıyor. Kale almayıp bildiğin yoldan devam etmeli. İçleri kararmış insanları hayata döndürmek güçtür. Kendi ışığınında kaybolmasına izin verme duruşunu bozma..
Kimi bulunduğun konumu, kimi aile yapını, kimi güzelliğini, kimi yaşam tarzını kıskanıyor olabilir. Unutmamalı ki onlar olmak istediği yerde olamadığı için hedef tahtası konumundasın. Bırak ne için güldüğünü merak etsinler. 👌
Öyle insanlardan uzak durmak için kapıyı tıkladıkların da bile kapıyı açtığında müsait olmadığınızı dile getirmelisiniz. Belli bir süre sonra onlarda eve gelemeyeceğini, sohbet kurulamayacağını anlayacak böylece sizden uzaklaşacaktır. Dedikoducu insanlardan nefret ediyorum.
Hayvanların insanlarla konuşmadıgını gördüğümden beri insanlarla çok içli dışlı olmamak gerektiğine inanıyorum. Çünkü bi çok insan yüzüne gülüyor ama özünde senin mutlu olmanı istemeyen sahip olduklarını kıskanan bir ruh yatıyor ve böyle bir düşünce taşıyor...
Onları çıldırtarak tabi ki. Sonunda dayanamayıp kendini rezil edecek ve sürekli yakınında tetikleneceğini bileceği için daha çok rezil olmamak için sana yaklaşmayacaktır. Nasılım ama? Zehir gibiyim be 😉
Dedikodu insanın ilk sosyalleşme iletişim kanalı olduğu için bunlardan kurtulamıyoruz. Ama sert tavır ve sözlerle bunları kendinden uzak tutabilirsin. Çok konuşasın alnına vur üfle de Tata
Bu insanlardan akrabalarimda bile var kudurtuyolar resmen insani surekli bi alay gecmek dalga gecmek icin basarisizligimi ariyolar sanirim onlardan olabildigince uzakta kalarak veya herzaman basarili olarak dicem de bu biraz zor
İnsanları anlamak mümkün değil. Bu yüzden bir kaç sene sonra dağda kendi kendime yetebileceğim sistem kurup herkesten uzaklaşıcam kitaplarımla. Asosyal değilim insanları kaldıramıyorum sadece