Cahit Zarifoğlu ne güzel söylemiş: "Sabah kahvaltıda, çay kaşıklarının sesi birbirine karışıyorsa, bu mutluluğun sesidir. Ve Anneniz karşınızda oturuyorsa, oturduğunuz yer tam olarak cennettir. Gülerek karşılayın, gülle karşılayın eşlerinizi. Çocukları sevin. Dünya ölümlü dünyadır." Peki sizden Mutluluğun tarifini yapmanız istense, nasıl tarif ederdiniz?
Mutluluğun tarifini yapmanız istense, nasıl tarif ederdiniz?
Mutluluğun tarifi çok zordur ki, hep ararız bulduğumuzda kıymetini bilmeyiz. Yazar, Henry D. Thoreau nun çok güzel Bi sözü var mutlulukla ilgili.. "Mutluluk tıpkı bir kelebek gibidir:ne kadar kovalarsan o kadar sakınır senden. Fakat dikkatini başka şeylere çevirdiğinde, nazikçe gelip omzuna konacaktır."
Mutluluk; Bir sözcükte pek çok mâna barındıran kelime. Mutluluk, bir avuç kum tanesiydi belki de ya da küçük bir çocuk için babasının onun için aldığı muzdu. Kimisi için para, şan, şöhretti kimisi için huzurdu, refahlikti. Hangi tanımı yapılırsa yapılsın mutluluğun herkes için kabul görmüş bir gerçeği vardı " insana kendini şanslı ve müthiş hissettiriyordu"
tarif ise eğer hissettiğin neşeli pozitif duyguların olmaya çalışmak dan çok kendiliğinden her hangi bir olaya kişiye bağlı olarak aniden gelişen duygu durumu. mutlu kalın hepiniz...
Hergün mutlu olmaya çalışmayın derin. Üzülmek, darılmak, kırılmak, sinirlenmekte insani duygulardır. Bunları yaşayıp bilmek daha kolay mutlu olmanızı sağlar.
Sabah serinliğinde uyanıp gün doğarken tranvaya yürümek ve yol üüatünde taze aimit poğaca ekmel kokusu gelen simitçiden bişeyler almak gün bittiğinde yazın güneş batarken eve dönerken sokakta kızartma kokusuyla eve yürümek ve annenin içli köfte yapmış olması eve gderkende tatlı pasta biiey almak çalışmayı özledim
Güneşin doğduğunu da battığını da izlerken; bitanecimle, göz göze gelmek... bahar meltemleri saçlarımızı uçuştururken, beni sıcacık sarışını hissediyorsam dünyanın en mutlusuyuzdur biz.