Dedikodunun kadını ya da erkeği yoktur bana göre. Dedikodu yapan insanlar çok derin düşünebilen insanlar değildir. Onların da herkes gibi bir hayatı vardır. Ama kendi sorunlarından kaçmayı ve başka insanların sorunlarıyla ilgilenmeyi tercih ederler. Boylece kendilerinden kaçmış olurlar. Bir nevi savunma mekanizmasıdır aslında. Farkına varamadıkları bir nokta var o da zamanı boşa harcamaktir. Kadın ya da erkek aslında kimse dedikodu yaptığının farkında değil ve çoğu kisi de bunu inkâr eder.
Bunun cinsiyet kavramından uzakta savunarak, Dedikodu biraz ağzın gevşekliği ve insanların üzüntü, kederiyle mutlu olan, onu bunu yargılayan ve fikir veren değil, dağıtan insanların yaptığını söylemek isterim. Zaten şunuda anlamak zordur; erkek denince, kadın denince akla ilk ne gelir? Bu gibi insanların zihnin tüm tutsaklığından sıyrılması gerektiğine inanıyorum.