Bazı insanlar ayrıldıgı eşine bir ömür boyu evlat özlemi yaşatmak bir nevi ondan intikam almak , evladını anneye, babaya karşı silah olarak kullanmak ve hatta evladının etini yer gibi , evladı üzerinden geçimini saglamak için bunu yapar.
Bazılarıda Çocuğunu çok sevdigini söylesede, temelde yine aci verme , acı yaşatma hissiyatı ile hareket eder.
Çocugunu cok seven biri , çocugunu silah olarak kullanmaz cünki.
Bazılarıda Cocugu anneden ya da babadan alır bir başkasına verir. Çocuk daha güzel bir ortamda büyüsun diye.
Bazan cocukda ister mi? bu ayriligi , isterde söyleyemez mi acaba, annesiz babasiz daha mutlu olacağini düşünen çocuklarda yok mu?
Vicdansızlık. Küçükken bizim mahallede bir çocuk vardı, çocuğun anne ve babası ayrılmış ikiside bakmıyor, çocuk babannesinin ya da anneannesinin yanında kalıyordu. Ama çocuk herkesten farklıydı, üzülürdü en ufak şeyde, herkese kapanıktı. Yani ben bu çocukla konuştuğumda, anne ve babamın kıymetini daha çok anlıyordum. Bir çocuk küçükken anne ve baba sevgisini tatmalı. Yetişkin olduğunda ayrılığı anlayışla karşılayabilir, ne kadar büyürse yine içinde burukluk olur. Fakat bir çocuk anne ve babasından ne kadar verimli saygı ve sevgi alırsa, o kadar yararlı bir birey olarak hayata tutunur. Fakat günümüzde bile ayrılan çiftler bu çocuk senin diyip, öz çocuklarına sahip çıkmaktan vazgeçiyor. Eşinden ayrılabilirsin ama çocuğundan nasıl ayrılırsın anlamıyorum.
Ne guzel yazmissin ellerine saglik. Ben bu durumu kendi oglumda yaşadim. 3 yasindaydi oglum, annesi evde durmaktan sıkılmis ve hic durmadan kafamin etini yiyordu. Calismak istiyorum calismak istiyorum , daha cok paramiz olsun , bir ev alalim ben hep kiralarda mi oturcam diye yillarca kafami yedi.
Oglumu 3 yasinda babannesine biraktik karli bir kış gunu.
Annesi bir ise girdi , işi ögrendi , sonra annesine bir dukkan actim bayan kuaforü.
Hersey tıkirinda işliyor, bazan oglumu görmeye gidiyorum , anneme anlatiyormus ana okulu ögretmenleri " murat kimseyle konusmuyor oynamiyor , sessiz bir kösede bekliyor " diye. Sonra biz bir ev aldık ve daha sonra annesi dukkani buyutmek istedi , büyüttük elbette kadinin hirsi kadar tehlikeli bir şey gormedim bu hayatta. O öyle bir hırski işlerim bozuldugunda hakarate varan hor görmelerin ucu bucagı gelmiyor, kendisi iyi kazaniyordu.
Boşandik. Kazandıgimiz her seyi annesine verdim. dımdizlak evden çıktim disari.
Oglumu senmi alacaksin benmi alacagim davalarina girmedim, annesi daha iyi bakardi elbette, bosandigim eşime aci yasatmak ugruna ogluma eziyet edemezdim.
Oglumu canimin istedigi saate gorebilecek fakat bosandigim esimi hiç görme inkanı olmayan bir mesafede ev tuttum.
Ama oglum benim yeni hayatimi kendine pek yakin bulmuyordu. tutugum ev onlara vedigimin yaninda atıl kaliyor, kendini benim yeni evime layik gormuyor gibi , iki dakika kalip gidiyordu.
Farkindaydim tabi 15 yasinda ergenlik caginda bir genc.
Hırs demistim ya , hani hiç bitmez , annesi başka biri ile evlendi, oglumun askere gitmesini beklemeden , bekleyemeden ayrildi evden.
Üzüldüm abi tabi çocukta anlamak istemez o yaşında, nerede daha gözüne hoş geliyorsa oraya çekiyor kendini. Bir de annesi sabah akşam kendisiyle, sen arada bir görüyorsun, bir yabancı gibi. Şimdi durumlar nasıl peki? Oğlunuz size karşı nasıl tavır alıyor? İnşallah hayatınızı yoluna koyarsınız.