Sokak hayattır aslında. Tüm yaşanmışlıkları biriktiren, farklı farklı hayatları kesiştiren ve hiç bitmeyen bir yolculuktur sokak. Çocukluğu sokaklarda geçenler anlar bizim hikayemizi. Oynadığımız oyunları, biriktirilen dostlukları, simitçi amcanın sesini, bakkal amcanın plastik toplarını, onlar bilir işte. Yakan top nedir, beştaş nasıl oynanır, sokakta nasıl kirlenir kıyafetler... Annelerimiz camdan"hadi artık eve"diye seslendiğinde düşen suratlarımızı " 5 dakika daha "diye yalvarışlarımızı, komşularla sokakta çitlenen çekirdekleri... mahallenin gençlerinin babalarından kaçırdığı arabalarla sokakları inleten müziklerini, sokakta izlenen sinemaları yani yazlık sinemaları unutmadık işte. Biz unutmayandanız. Biz annemizin pazar sabahları sıcacık yatagımızdan kaldırıp sokak simit'i almaya yollandığı çocuklarız.
Güzel dünlerdi çocuk olmak gibisi var mı? Ne oynardık be hep çocuk kalsaydık diyenleri görelim?
Cocukluğumda bir laf vardı gelsene tek tek bildiğimiz oyunlar körebe ve sek sek. Şaplağı yersin açıksa ensen sokakta işin zor kardeşim teksen. Cocukluğumuz değildi fantastik ama dinledik komşuda bombastik hayatta zordu vermiyordu taktik zamanda geçiyordu taktaktik. :)))
Misket severdim ben tozun toprağın içine de girsem oynardim yinede ve bir de taso vardı onu çok sevmesem de oynardim arkadaşlarla. Daha bir sürü güzel anılar var
Çocukluğum geçmişim güzeldi, o tecrübeler beni ben yaptığı su anki efendi dürüst kişiliğimin temellerini attığı için de geçmişte takılı kalmam, şu anı severim
En İyi Cevaplar