Bir Bekarın Gözünden Evliliğin Altın Kuralları

"Mutlaka evlenin, eşiniz iyi çıkarsa mutlu olursunuz. Kötü çıkarsa filozof olursunuz." Sokrates...

Evet. Belki de bir bekar olarak, evliliği henüz bilmeyen birisi olarak bu konu hakkında bence yazması gereken son kişi ben olmalıyım. Annesi ve babası ayrı olan bir birey için evlilik hakkında gözlemlerimi sizlere aktarmak istiyorum.

Hiç şüphe götürmez bir şekilde, toplumsal yapımızın sağlıklı olabilmesi için, sağlıklı ve mutlu bir evlilik kurumunun devamı kaçınılmazdır.

Bir Bekarın Gözünden Evliliğin Altın Kuralları

Sorunlu ve mutsuz evlilikler, korkarım ki sorunlu kişilerin ve sorunlu çocukların temel nedenidir. Kötü hayat şartları, ekonomik sıkıntıların da buna eklenmesi ile beraber korkarım ki devlet ve toplum yapısı için çok tehlikeli bireyler meydana getirmektedir.

İşte bu sebepten ötürüdür ki, yazımda aşkınızı öldürmeden her evlilikte yaşanabilecek olan birçok sorunun çözümünün anlatılması ve uzun evliliklerin sırrını vermektir amacım..

Bir Bekarın Gözünden Evliliğin Altın Kuralları

Evlilik kurumuna adım atan çiftlerin büyük bir çoğunluğunu birbirlerini iyi tanıyamayıp, duygularının etkisinde her şeyin toz pembe gideceği hayallerini kuran çiftler, bunun sonucunda ise bir süre sonra neden mutlu olamadıklarını anlamayanlar, sorunlarla yüzleşmek yerine kendilerini acımasızca sorgulayanlar oluşturmakta.

Şöyle bir baktığımızda eşlerinden ayrılmayı düşünen ve anlaşamadıkları için huzursuz olduklarını belirten bu çiftlerin aşılamaz olarak gördükleri sorunların çok büyük bir oranda farklı karakter, farklı anlayış, farklı kültürlerin yarattığı birer sonuçtur.

Evlilikteki mutsuzluklarını çiftler şu şekilde dile getiriyorlar:
Bir Bekarın Gözünden Evliliğin Altın Kuralları

- Eşim beni anlamıyor.

- Sen çok değiştin.

- Artık beni sevmiyorsun

- Eskisi gibi ilgili değilsin benimle.

- Daha fazla dayanma gücüm yok.

- Evlenmeden önce daha mutluyduk...

- Ne yapmam gerekir bilemiyorum...

Bu ve bunun gibi yakınmaları dile getiren, evliliğe adım atmadan önce hiçbir problemleri olmadığını belirten bu çiftler, evlendikten sonra olabilecek her tür anlaşmazlığı, tartışmayı hiç acımadan evlilik kurumuna suç bulmayı yeğliyorlar. Evlenmemiş olsaydık böyle olmayacaktı diye düşünüyorlar. İnatlaşmalar, karşılıklı laf atışmaları, ego tatminsizliği. Veya iki farklı karakterin doğurduğu mutsuzluklarını ve söylenemeyen ön yargılı davranışlar sonucu bir türlü görülemeyen gerçeklerin evlilik kurumunun değil, kişilerin kendinin yarattığı sorunlar olarak görmeyi bir türlü kabullenemiyorlar. Bunun çözümü ise evlilik terapistlerine beraber giderek bu tür sorunları çözmeyi öğrenmek ve evliliği ayakta tutmayı başarabilmektir.

Evlilik kurumuna gölge düşüren sebepler

Bir Bekarın Gözünden Evliliğin Altın Kuralları

- İletişim eksikliği.

- Uzlaşamamak.

- Kaynana sorunu.

- Erken boşalma, veya cinsel isteksizlik problemleri.. Veya çiftlerden birinin diğerine bu yüzden suç yüklemesi..

- İlgi eksikliği ve buna bağlı olarak duygu tatminsizliği.

- Maddi konularda ki anlaşmazlık.

- Akraba ilişkilerin de problemler.

- Sürekli kavga gürültü,fikir ayrılıkları.. Şiddetli çatışmalar.

- Birbirine hükmetme, baskın olma çabası.

- Alkol, kumar...

- Şiddet.

- Güven eksikliği...

- Evlilik dışı ilişki.

- Aldatma...

Evliliğin altın kuralları
Bir Bekarın Gözünden Evliliğin Altın Kuralları

- Evliliğin getirdiği sorumluluklara uymak

- Emir cümlesi kullanmamak.

- Yargılamayın, suçlamayın.

- Rollerinizi paylaşın.

- Daima iletişim de olun, karşılıklı anlayış göstermeye önem verin.

- Sevgi, saygı ve güveni mutlaka koruyun..

- Egoyu ihmal etmeyin.. Pohpohlamakta fayda var :)

- Cinsel hayatınızı renklendirin..

- Eşinizi değiştirmeye çalışmayın, kendinizi değiştirin.

Son tahlilde; dünyanın neresinde olursak olalım, evlilikte altın kurallar değişmez. Ne kadar modern, ne kadar batılı olunsa da evlilikte altın kuralların dışına çıkıldığında evlilik kurumu yürümez, tökezler.

Unutmayın, keramet nikahta değil sonrasındadır.

Saygılarımla...

Bir Bekarın Gözünden Evliliğin Altın Kuralları
Cevapla