Kuzenim Beşiktaş'ta yurtta kalıyor. E Beşiktaş ve çevresi İstanbul'un en çok olay yaşanan yerleri. Bomba patlıyor... İnsanın aklına önce sevdikleri geliyor.
Arıyorum hemen;
-Nasılsın?
+Yurttaydım abla iyiyim. Ama burası kıyamet günü gibi.
Sonra hemen ailesi geliyor aklıma, ben bu kadar endişelendim ya ailesi?
Arıyorum hemen;
-Dayı bizimkiyle konuştum iyiymiş. Siz nasılsınız?
+Tansiyonum çıktı, işte canın boğazındayken ne kadar iyi olunursa o kadar iyiyim...
Hakkari'de çatışma, bilmem kaç şehit!
Bir başka kuzenim Hakkari Çukurca'da rütbeli. Haber geliyor çatışma ve yine canının parçası düşüyor insanın aklına. O orduda onu her aradığımda açamaz.
Bende amcamı arıyorum hemen;
-Haber aldınız mı?
+Alamadık kızım, yengen yine fenalaştı hastaneye gidiyoruz.
Her sehit haberinde haber gelene kadar hastanelik oluyor bizimki...
Sonra kuzenime yazıyorum; -İyi misin?
Saatler sonra geri dönüyor; - Gördüklerinden sonra insan ne kadar iyi olursa!
Benim canımın parçası iyi, ya başkalarının canının parçası?
Eve yalnızca 20 dakika geç kalıyorum!
Memleket böyle olmasa annem nerede kaldın diye canıma okur. Geç kalıyorum ve arayıp "Nasılsın?" diye soruyor. Nihayetinde bombalı saldırı da ölmüş olabilirim. Tecavüze, tacize uğramış olabilirim, kaçırılmış, tecavüz edilip gömülmüş, hatta açık giyindim diye dayak yemiş olabilirim.
●İyiyim anne, bu memlekette ne kadar iyi olunursa o kadar iyiyim!
İnsan felaketlere alışıyor da, kendi sevdiği tehlikede olunca asıl felaketi o zaman anlıyor!
Hepinizin benzer şeyler yaşadığına eminim. Kendi canlarımız namlunun ucunda olmadan "Mekanı cennet olsun." diyor ve geçiyoruz. Ama kendi sevdiklerimiz tehlike de olunca "İyi misin?"
Kimsenin iyi olduğu yok...
"İyiyim" sadece bir cevap, gerçekten iyi olmak dileğiyle..
Ülkemde Yaşanan Her Felaket Sonrası; 'Nasılsın?' Faslı!
Çatışmalardan hemen önce Suriye'deydim. Sakin ve güzel bir ülkeydi. Bütün bu olanların yaşanabileceği aklımdan bile geçmezdi. Şimdilerde gezdiğim o yerleri televizyonlarda yıkılmış haliyle görüyorum ve için parçalanıyor.
Haberler ve bu piskolojik ortamda, geçen gece saatin üç olduğu gördüğümde, kim bilir kaçıncı saatimdi "acaba kızj hangi orta okula yazdırsamda, başına birşey gelmese" diye düşündüğümün. Anneni ben çok iyi anlıyorum. 8 yıl önce olsaydı, annen benim için haksız olurdu, ama insanın kalbinin atışının, başka bir kalbin huzurla atışına bağlı olması duygusu, ancak anne baba olunduğunda, anlaşılacak bir duygu. Sen iyisen, annenin kalbinin ritmide iyidir, sana birşey olduğunda, o kalbi yakan ateş, işte o ateştir, düştüğü yeri yakan ateş.
Çok diren siyasi konulara girerdim burada ama burada tartışmaktan yoruldum onun için elimden geldiğince farklı yerlerde ses getirmeye çalışıyorum. Eski Türkiye'ye dönmek ümidiyle.
İnşallah canım inşallah. Hind okyanusunda, Seylan Adası'na komşu bir ada devleti zaten Türkiye. Hicaz coğrafyası ile ne tarihi ne de coğrafi olarak hiçbir bağlantısı yok.
En İyi Cevaplar