Hayat Zor Değil, Biz Onu Zorlaştırıyoruz!

Bir çok insan stresli, karmaşık ve aceleci bir hayata sahip; gidiyorlar, gidiyorlar, gidiyorlar ama bazen hiç bir yere varamıyorlar. Yapacak bir çok iş var ancak buna karşın çok az bir vakit. Bu işleri yapmak için oradan oraya koşturuyoruz.

Eğer sende bu insanlardan biri isen, er ya da geç hayatı zorlaştıranın biz kendimiz olduğunun farkına varmalısın.

Belkide en çok ihtiyacımız olan şey zihnimizi, duygularımızı ve yapılacaklar listemizi temizlemekten geçiyordur. Bir günde yaptıklarınızı hatırlayamayacak kadar çok iş yapmak ve buna rağmen iyi ya da tamamlanmış hissetmemek hayatınızın çok yoğun ve karmaşık olduğunu gösterir.

Şimdi akıllarda bir soru oluşmuştur. Hayatı nasıl karmaşık hale getiriyorum ki? İşte o sorunun cevabı:

1. İşleri erteliyoruz.

Hayat Zor Değil, Biz Onu Zorlaştırıyoruz!

Yapılacak bir yığın iş var; ödevleriniz yapılacaklar listenizin en başında bunu takiben okunmamış mailler ve cevaplanmamış mesajlar ve ilgi bekleyen insanlar... Hiç bir şey kafamızı yapmadığımız işler kadar fazla karıştırmaz. Yapmamız gereken işleri zamanında yapmadığımızda onca yapılacak iş olduğunu düşünür ve bunalırız. Bu durumda, işlerinizi asla bitirememenize neden olur. Çünkü hiç bir zaman tamamlayamayacağınızı düşünürsünüz. Ertelemek karmaşıklığa neden olur. Eğer işinizi zamanında yaparsanız hayatınız sizi sonsuza kadar sevecektir.

2. Endişeleniyoruz.

Hayat Zor Değil, Biz Onu Zorlaştırıyoruz!

Endişe karmaşık bir hayatın annesidir. Ne kadar endişelenirsek o kadar çözülmemiş probleme sahip oluruz. Bir çok kez, ciddi bir problemle karşılaşmıyoruz, sadece endişelenerek kafamızda karmaşıklık yaratıyoruz. Endişelenmek neşenizi, kafanızın sakinliğini çalar ve hayatınızı zehir eder. Bir sorun, ona ne kadar güç verirseniz o kadar büyür. Endişelenerek ona güç vermek yerine çözüm yolu aramalısınız.

3. Bekliyoruz.

Hayat Zor Değil, Biz Onu Zorlaştırıyoruz!

Harika zamanın şimdi olmadığı çok belli ama halen onu bekliyoruz. Hayallerimiz ulaşılamaz görünüyor ve bizde daha iyi bir zamanın gelmesi için bekliyoruz. İş çok zor görünüyor ve daha da kolaylaşması için bekliyoruz. Bekliyoruz, bekliyoruz ve bekliyoruz... Zamanımız, yeteneğimiz ve yapacak gücümüz olan şeyler için hayatımız boyunca beklemeyi tercih ediyoruz. Yapacak bir şeyiniz olmadığında beklemek normaldir ancak bir şeyleri gerçekleştirecek gücünüz varken halen fırsatların kapınıza gelmesini beklemek size yarar sağlamaz.

4. Yapmamız gerekenden daha fazlasını yapıyoruz.

Hayat Zor Değil, Biz Onu Zorlaştırıyoruz!

Herkese ve her şeye evet diyoruz. Sadakat her şey demek; aşırı bağlılık herkesin yüzünü güldürüyor. Evet herkesin ama sizin değil.

Bir şeylere evet demeden önce kendinize sormalısınız; Bu gerekli mi? Gerçekten bunu istiyor muyum? Kendinize biraz zaman verin. Hatta çok zaman verin. Düşünün. Plan yapın. Yapmanız gerekeni yapın ve gerisini bırakın.

5. Diğer insanlardan onay bekliyoruz

Hayat Zor Değil, Biz Onu Zorlaştırıyoruz!

Bu durum her zaman oluyor. Dürüst olalım. Yaptığımız bir çok şeyin insanlar tarafından beğenilmesini istiyoruz. Ne kadar çok kişi beğenmezse o kadar çok uğraşarak düzeltmeye çalışıyoruz. Bu durum da strese yol açıyor. Yapabileceğiniz en zor şey herkesin beğenisini kazanmaktır. Bu imkansızdır. Hayat bir oyun ve sizin bu oyundaki amacınız yaptığınız şeyi sevmek, sevdiğiniz şeyi yapmak, yaşamak istediğiniz hayatı yaratmaktır. Diğer insanların onaylayıp onaylamayacağı yani beğenip beğenmeyeceği önemli değil. Önemli olan sizin ne düşündüğünüz! Yürüdüğünüz yoldan gitmeye korkmayın.

Ve daha bir çok şey var. Diğerlerini uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Şöyle sıralayayım:

- Bir adım ileri, iki adım geri gidiyoruz. Yani elimize fırsat geçtiğinde atılıyoruz ama zorlukla karşılaştığımızda geri çekiliyoruz.

- Kendimizi başkalarıyla kıyaslıyoruz. Yaşadığımız filmi başkalarının senaryolarıyla kıyaslamak...

- Geçmişte takılıp kalıyoruz.

- Uçması gereken kuşları alıkoyuyoruz. Belkide yıllar önce hayatınıza giren kişinin artık çıkma vakti gelmiştir.

- Dürüst değiliz. Yalanlar hayatı karmaşık hale getirir.

Hayat Zor Değil, Biz Onu Zorlaştırıyoruz!
Cevapla