Tamam. Kabul. Evleniyorsunuz. Bir yastıkta kocayın inşallah. Eş, dost, akraba, konu komşuları da eğlendirmek istiyorsunuz. Ona da tamam. Peki ya bizden ne istiyorsunuz yahu?
Kimse bana maliyetten falan söz etmesin. Ev düğünlerinin çok daha pahalıya patladığına şahidim. O kadar milletin nerede ağırlanacağını, nasıl doyurulacak olduğunu, şehir dışından geleceklerin nerede kalacaklarını hesaba katmıyorum bile.
Tek kelimeyle DE- Lİ - Rİ - YO - RUM.
Gürültünüzü kimse çekmek zorunda değil
Her şeyden önce burası şehrin göbeği. Tüm mahalle sizin davul zurna eşliğinde gürültünüzü çekmek zorunda değil. Davul zurna olsa hadi bir yere kadar. Ya o profesyonel ses sistemlerinin ırzına geçen, elektro saz ve org eşliğinde, ne olduğu belirsiz müziklere ne demeli? Kırk yıllık sanatçı edasıyla ekoyu sonuna kadar açıp çığırtan adamlar. Vallahi bezdik. Kulaklarımızı tırmalamaya hakkınız yok.
Eğlence mi cenaze mi belli değil
Müzik niyetine çaldıklarınız eğlence amaçlı olsa neyse. Gören de düğün var sanacak! Meyhane havası onlar meyhane. Oyun havası diye kandırmışlar sizi.
Sokağı trafiğe kapatmak da neyin nesi?
Arabamı iki sokak öteye park edip, evime arka kapıdan girmek zorunda mıyım ben? Siz evlere sığamazken, sokaklara taşıyorsunuz diye ben sokağıma girmeyecek miyim? Plastik masa ve sandalyeler ile barikat kurup, araç trafiğine kapatma hakkını kim veriyor size? Acil hastaneye gitmem gerekse evimden çıkıp da arabama gidemeyeceğim. Apartmanın dış kapısında geberip giderim her halde.
Mahalle sakinlerinin iç dünyasından haberiniz var mı?
Elbette böyle bir günde eğlenmek hakkınız. Eğlendirmek, gururla gösteri yapmak da hakkınız. Ama yan sokakta yeni doğmuş bebeğini uyutabilmek için geberen bir anne var. Köşedeki binanın ikinci katında babasını yeni toprağa verip gelmiş, yas tutan bir adam var. Üç blok ötede, gece vardiyasında en ağır işlerde çalışıp evinde birkaç saat uyuyup dinlenerek tekrar işine gidecek bir işçi var. İki bina ötede yaşam savaşı veren yaşlı ve hasta bir kadın var. Karşı apartmanın giriş katında, doktorların en fazla 3-5 ay ömür biçtiği, günde birkaç saat uyku ve ilaçlarla ayakta durmaya çalışan bir adam var.
Silah sıkmak nasıl bir eğlence anlayışıdır?
Kaç masum can bu yüzden toprak altında bilmiyor musunuz? Kör bir kurşunun sizin eğlenceniz ile alakası olmayan bir evin camından içeri girip, birinin göğsüne saplanarak hayattan aldığını ne çabuk unuttunuz. Yüzlerce insanın iç içe yaşadığı bir ortamda havaya silah sıkmak, nasıl bir eğlencedir Allah aşkına? Üstelik bacak kadar çocukların eline veriyorsunuz. Silah düşmana sıkılır benim bildiğim.
Düğün dernek kurmak, eğlenmek, eğlendirmek hakkınıza kimsenin bir itirazı olamaz. Ama bir şartla. Çevrenizde yaşayanlara saygı göstermek zorundasınız. Kaldı ki, yaşadığınız yer ciritle at koşturduğunuz köyünüz değil, toplum kural ve sosyal yaşam yasalarına uymak zorunda olduğunuz bir kent.
Şimdi bu cümlemden sonra alınganlık yapıp, köylü kentli ayrımcılığından söz etmeyin sakın. İster köyden göçmüş olun, ister sosyetenin göbeğinden, farklı kültürlerde, farklı görüşlerde, farklı şekillerde yaşıyor olmamız, sosyal olmak adına kimsenin hakkına ve özgürlüğüne saygısızlık etmeyi gerektirmez. İnsan olduğumuzu ve insanca yaşamaya hakkımız olduğunu göz ardı etmemek gerek.
Kaldı ki, o sokak, o mahalle, o köy, o kasaba, babanızın tapulu arazisi değil. Öyle bile olsa, kimsenin kimseyi eğlenceyi abartarak, rahatsız etmeye hakkı olamaz.
Biraz önce bir haber okudum. Umarım doğrudur. Aynen paylaşıyorum.
"Gaziantep'te, 20 Ağustos günü sokakta yapılan kına gecesine yönelik yapılan ve 56 kişinin yaşamını yitirdiği canlı bomba saldırısının ardından İçişleri Bakanlığı kararıyla sokaklarda yapılacak düğün, nişan ve kına gecesi etkinlikleri yasaklandı." (Sözcü / 02.09.2016)
Sevgiyle kalın.
#Rüzgar
Sokak Düğünlerinde Deli Gömleği ile Dolaşmamak İçin Gerekçelerimiz Var
Yapmayın lütfen. Bu işin tarz ile alakası olabilir mi? İnsanların hayatlarına saygıdır üzerinde durduğumuz şey. Hanhi 3 saatten bahsediyoruz ayrıca. 3 gün 3 geceden söz ediyor olmalısınız. Kaldı ki, örf adet meselesi değildir bu. Örf ve adetlerimize uygun şekilde yaşadığımızı mı düşünüyorsunuz. Bakın ne güzel söylediniz. "Düğün ve cenaze insanla olur". Ama sokağın ortasında sizin dışınızdakilerin haklarını hiçe sayarak değil. O mahalleyi giriş çıkışa kapatarak değil. Üstelik daha ekonomik, daha eğlenceli çözümler varken. Teşekkür ederim ilginize.
yukarıda mahalle sakinlerin iç dünyasından bahsettiniz ya belkide düğün sahibinin yatalak bir hastası vardır ve o dugunu görmek istiyordur. . Sizin varsayimlariniz kadar mümkün bu durumda.
Inanin herkes kendi acisindan haklı bu durumda.. Sokakta dugunleri seviyorum :)
Benimkiler varsayım değil ama. Gerçeğin ta kendisi. :) Siz sevebilirsiniz. Ben de sevmeyebilirim. Mesele sevmek meselesi değil zaten. Eğlence anlayışını abartmak meselesi. Sevgiyle kalın :)
bencede bazı yerlerde bir yere kadar haklısın bende pek sevmem düğünleri ama mahalle sakinleri iç dünyası konusunda abartmışısn baya bir dizi konusu yapmışsın elinw sağlık güzel olmuş silah konusunda kesinlikle haklısın
Kesinlikle cok güzel bir paylaşım olmuş Ellerine sağlık Bence düğünlerin hepsi şehir dışında falan yapilmali Ne zaman derse otursam halay sesi zılgıt sesi dinlemek zorunda mıyım :(
Var tabi ama ozelikle kucuk yerlerde mahalleler daha samimi oluyor mesala oglumun sunnetini mahallede yaptik cokda eglendik salonda ya da kapali bir yerde olsa o kadar eglenemezdik.
tamam. harika. eğlenmenize elbette bir itirazımız olamaz. Peki ya siz bu denli eğlenirken gürültüden evini terk etmek zorunda kalanlar? Hastası, bebeği, geceyi uykusuz geçireni. Onların haklarına ne olacak?
En İyi Cevaplar