İyi Bayramlar Olmasın

... diyordu Berkin'in annesi. Benim oğlum terörist ise İmralı'daki ne? diyordu haklı olarak. Bu bayram da geçen bir kaç bayram olduğu gibi annesinin elleri öpülmeyecekti Berkin'in. Ellerindeki nasırlar, çatlaklar oğlunun haşarı dudakları ile nemlenmeyecekti.


İyi Bayramlar Olmasın

Sonra Ethem, İsmail'in ve nicelerinin anneleri de bayram seyran umursamıyordu artık. Neyin bayramıydı ki bu? Ölen canlarını mı düşüneceklerdi yoksa bayramın derdine mi düşeceklerdi?


İyi Bayramlar Olmasın

Hafize teyze vardı sonra. Yıllar önce evlatlarına yük olduğu sebebiyle huzur evine bırakılmıştı. O günden sonra onu ne aradılar ne de sordular. O her bayramda pencerede yılmadan bekliyordu. Ne gelen vardı ne giden.


İyi Bayramlar Olmasın

Suriye'den gelen küçük Fatima vardı arka mahallelerde. Onun bayramı daha bu yaşında elinden, avuçlarından alınmıştı. Ne kırmızı pabuçları ne de beyaz bir elbisesi vardı. Ne yapsındı Fatima? Ağlasa onu kimler duyacaktı ki?


İyi Bayramlar Olmasın

Ali'nin annesi yine mezarlıktaydı, onun bayramları hep şehitlikte geçerdi. Artık hüngür hüngür değil de daha içten ağlıyordu. Kınalı kuzusu, Ali'si uyuyordu burada.


İyi Bayramlar Olmasın

Düşkünler, yalnızlar, kimsesizler, yetimler, öksüzler, yavrusundan ayrı düşmüşler, parçalanmış, yürekleri yağmalanmışlar vardı bu bayramda. Elini sokup didiklesen, onlar, binler, milyonlar vardı bu bayramda da acı çeken...


Gülmek kolay eylem. Ağlamak da ona keza. Ya anlayabilmek veya idrak edebilmek? Çok zor.

İyi Bayramlar Olmasın
Cevapla