Merhaba,
Oldukça ilginç bir ülkede yaşadığımızı düşünüyorum. Sadece gündemimiz hızla değişmiyor, aynı zamanda eskiden okçuluk, güreş veya cirit atma olarak bilinen ata sporlarımız da tarihe karıştı. Artık gözlemlerime göre yerini daha farklı sporlar almış durumda. Peki, neler bunlar? bir bakalım..
Memleketi Kurtarmak ve Klavye Ağalığı Yapmak

En büyük hobilerimizden birisi bu. Kahvede, sosyal medyada ve içki sofralarında ''Ne olacak bu memleketin hali?'' diye başlayan ve biten sohbetlerimiz çok ünlüdür, herkes pek bir dertlenir. Bunu yaparken bir de ortaya çıkan kahramanlarımız türemiştir. Bu kahramanlarımız yüz yüze iki kelimeyi bir araya getiremiyorlar ama olsun biz onları yine de seviyoruz, klavye ağası olarak zırhlarını giyip düzenli olarak bilgisayar başından ahkam kesip memleketi kurtarmaları ile ünlüdürler. Muasır medeniyetler seviyesine ulaşma yolunda onlara ihtiyacımız var.
Ahlak Bekçiliği Yapmak ve ''Elalem Ne Der?'' Baskısı Oluşturmak

Karşı cinsten birini görünce bin bir türlü hayal kuran arkadaşlarımız ara sıra dindar ve ahlaklı adam kılığına bürünürler, bu türler ülkenin her bir yanında bolca bulunur asla bulmakta zorlanmazsınız. Hayatınız boyunca en az 3-5 kez denk geleceğinizi de garanti edebilirim. Kendi yaptıkları ahlaksızlıkları asla görmezler ama milletin etek boyuna, özel hayatına karışmak onların en büyük hobilerinden birisi! Bu türden dolayı rahatça yaşayamayan halk korkar ve artık ''Elalem ne der?'' sloganıyla bütünleşmiştir. Ahlak bekçilerimiz olmasa şüphesiz ülke elden giderdi, onların ulvi bilgilerine de çok ihtiyacımız var.
Kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu O’dur. -Nietzsche
''Bilmiyorum'' Diye Bir Kelime Yok Artık, Herkes Bilirkişi

Türk dil kurumu hepinize küsmüş. En son kendilerinden aldığımız bilgiye göre ''bilmiyorum'' kelimesini sözlüklerden kaldırma kararı almışlar. Artık bu kelimeyi kimsenin kullanmadığını herkesin her şeyi bildiğini gözlemlemişler. Herkesin her şeyin profesörü olduğu bir dönemde yaşıyoruz, kimse yoğurdum ekşi demiyor. Bu bilirkişi sayısı arttıkça eminim ülkenin kültür ve eğitim düzeyi artacak, böylece ülkece kalkınacağız. Neden kendimizi geliştirmekle uğraşalım ki? Nasıl olsa her şeyi biliyoruz demi?
Hobi Niyetine Gündeme Bağlı Olarak Terörü Lanetlemek

Prim sağlama uzmanları bu alandan çok ekmek yiyor. Normal zamanlarda şehitleri veya terör sorununu düşünmeyen ve hakkında hiç bir şey yapmayan primciler, gündemde böyle bir haber aldığı vakit meydanlara çıkıp ilk grubun yaptığı gibi klavye ağalığına soyunuyorlar. Halk arasında memleketi kurtaranlarla terörü lanetleyenler arasında bir iş birliği olduğundan söz ediliyor, ama bu konuda kesin bir bilgiye ulaşamadık henüz. Tabii ki bu işinde bir takım püf noktaları var. Örneğin; siyah kurdele fotoğrafı kullanmak, terörü lanetlediğini belirten yazılar yazmak ve hatta siyahlara bürünüp ertesi gün normale dönüp sevgiliyle selfie çekilip sosyal medyada paylaşmak gibi.
Dedikodu Yapıp, Yapmadığını İddia Etmek

Olan bir olayı aktarmak ve bilgilendirmek dedikodu sayılmaz. Asıl mesele bire bin katıp abartarak yalan yanlış laflar üretip ona buna bunu satmak, ve bunu yapmadığını iddia etmek! Kimse dedikoducuları sevmiyor ve kimse dedikodu falanda yapmıyor bu arada! İnsan hayret ediyor doğrusu. Rivayete göre bu grubun doğrudan ahlak bekçileri ile bağlantısı olduğu söyleniyor. Ne de olsa mahalle baskısı da dedikodular sayesinde oluşuyor!
Teknolojiyle İmtihanımız, Bağımlıyız ve Yarışıyoruz

Japonlar teknolojide bizden ileride ama onların elinde son model telefonlar yok. Biz mi akıllıyız onlar mı akıllı insan bazen sorguluyor. Eğer 5 sene önceki telefonları iş görüyorsa bunu kullanmakta sıkıntı görmüyorlar, siz öyle misiniz? Yenisi mi çıktı, hemen gidip almalısınız! Arkadaşlarınıza hava atmalı ve asla aşağıda kalmamalısınız. Daha 6 ay önce aldığınız ve kullanmayı bilmediğiniz telefonu gidip çöpe atın ki havanız olsun. Teknoloji bağımlıları size de ihtiyacımız var, ülkenin refah durumu sizin parmaklarınızın arasından okunuyor!
Mizah ve Komediyi Her İşe Dahil Etmek

Sizi seviyorum bak, en sevimli grup sizsiniz. Özellikle kaliteli ve zeka kokan esprileri tam zamanında yaptığınız zaman tadından yenmiyor. Fakat bazılarınız var ki, oradan buradan çaldığı lafları ısıtıp ısıtıp önümüze sunuyor. Önemli hatta hayati bir konuda bile şaka yaparak (edit: yaptığını zannederek) patavatsızlığın dibini boyluyor. Bu arkadaşları da başka ülkelere transfer etmeyi düşünüyoruz.
Mağdur Edebiyatı Yapmak, Artık Herkes Çok Mağdur

Siz bu ülkede mağdur olmayan birini gördünüz mü? En zengini de mağdur, en sağlıklısı da, en güzeli de. Artık herkes çok mağdur, sanırım yeni prim ve gündemde kalma yolumuz bu. Gerçekten haksızlığa uğrayıp hakkını arayan ve sesini duyurmaya çalışanlara lafım yok! Burada bahsedilen kişiler: en çok başkalarını mağdur edip her hakka sahip olup yine de ağlayanlar! Kendilerince bir çeşit acındırma ve avantaj elde etme peşinde oldukları kesin.
Sürü Psikolojisiyle Yaşamayı Kabullenmek

Fikri olmayan, sorgulamayan ve ne yapacağını bilmeyen kesim, size de merhaba! Biri bir şey yapınca hepiniz onun peşinden gidiyorsunuz, toplumda dışlanmaktan korkuyorsunuz. Peşinden gittiğiniz şey size hitap ediyor mu, karakterinizi yansıtıyor mu? bunlar kesinlikle sizin ilgi alanınız dışında olan konular. Tek başınıza var olamadığınız için size aykırı gelen şeylere bile olur diyorsunuz. Birileri sizin yerinize düşünüp karar veriyor zaten, siz neden kendinizi yoracaksınız ki? haklısınız.
Bonus: Bana Dokunmayan Yılan Bin Yıl Yaşasın Zihniyeti
Korkak insanların en büyük sporlarından biridir bu. Halk olarak en büyük felsefelerimizden biri olduğu da kesin bilgidir, yayabiliriz. Bunlar sadece korkak değil, cesaretsiz ve bencil kişilerdir ayrıca. Gözünün önünde haksızlık yapılsa sesi çıkmaz. Bu grubun potansiyel yılanları oluşturduklarını da düşünmüyor değilim. ''Susma, sustukça sıra sana gelecek.'' felsefesine sahip kişiler ile çatışma halindedirler.
Naziler komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım; çünkü komünist değildim. Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim. Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim. Benim için geldiklerinde, sesini çıkaracak kimse kalmamıştı. -Martin Niemöller.
Bu benceyi gülmeniz için değil, sorgulamanız için yazdım. Bunların çoğunu sizde yapıyorsunuz. Başkalarına yamamak yerine önce kendinizi eleştirin.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar