Tacizi Burnumun Dibinde Hissettim!

Cumartesi günü arkadaşlarımla kitap fuarına gitmek için sözleşmiştik. Birkaç sorun ve uzun bir bekleyişten sonra nihayet gelmişlerdi arkadaşlarım. Fuarın son gününe yaklaşmış olduğumuzdan ve o gün 23 Nisan olduğundan çok kalabalıktı. O gün orda olanlar görmüşlerdir zaten kalabalığı. Herneyse biz birbirimizi kaybettik fuarda. Farklı kitap türlerine ilgi duyuyoruz çünkü. Neyse çıkışta bir araya gelmek üzere buluştuk. Tekrar metroya doğru ilerledik. Arkadaşımı gören herkes yüzüne bakmak yerine bacağına bakıyordu. Rahatsızlık verici bir durumdu.


Kemeraltı çok kalabalıktı.
Tacizi Burnumun Dibinde Hissettim!


Nihayet Çankaya'da indik. Hemen daldık Kemeraltı Çarşısı'na. Arkadaşım topukludan dolayı bir değişik hale gelmiş, ben ise istediğim kitabı alamamanın hüznünü üstümde taşıyordum. Diğer arkadaşım ise bir o dükkana bir bu dükkana sürüklüyordu bizi. Birkaç dükkan sonra yemek yiyebileceğimiz yerlere baktık. Ancak bir türlü bulamıyorduk. Şans mı, şanssızlık mı bilemiyorum ama Kemeraltı çok kalabalıktı. Tanımadığımız insanlarla dip dibe yürümek saçma bir zorunluluktu.


Tanımadığımız iki kız bizi dürtüp kenara çağırdı.
Tacizi Burnumun Dibinde Hissettim!


Kalabalıkla birlikte ilerlerken iki kız bizi kenara çağırdığında oldukça şaşırdım. Acaba kıyafetle ilgili bir sorun mu vardı ya da kıyafetimizin bir yerine bir şey mi olmuştu diye düşünürken kızlar öfkeli bir yüz ile "Canım sen farketmiyorsun çoraptan dolayı ama şu adam senin bacağına dokunuyor" dedi. Hemen etrafa baktık tabi. Ben şok geçirmiştim. Böyle bir şey nasıl mümkün olabilirdi? Şu adam dedikleri hangisiydi? Bir sürü insan vardı önümüzde. Neyse sinirle yürüme başladık Arkadaşımı korumaya aldık. Diğer arkadaşımla onun yanına geçip korumaymış gibi hakaret ede ede yürüdük.


Sustukları ve gizlice söyledikleri için kızdım.
Tacizi Burnumun Dibinde Hissettim!



Tamam, kızlar iyi niyetle söyledi belki ama o kalabalıkta niye gizlice söylediklerini anlayamadım. Orda o "Erkek müsvettesi"ni rezil etmek vardı. Hatta polise götürmek. Bizim birbirimizi, hemcinslerimizi koruma anlayışımız bu mu? Gizlice söyle tedirgin et. O şerefsiz yaptığıyla kalsın. Sanki hata bizim. Utanan sıkılan biz olalım. Hareketlerine çeki düzen vermek zorunda kalanda biz olalım. Gerçi yürümenin neyine çeki düzen vereceksek? Gülüşümüze, konuşmamıza dikkat etmek zorunda olan biz olalım.



Tacize ne zaman "Dur" demeyi başarabileceğiz?
Tacizi Burnumun Dibinde Hissettim!


Ne zaman ağzımızın tadı gitmeyecek eğlenirken? Ne zaman empatinin dibine vurup karşımızdaki insana kötü gözle bakamayacak hale geleceğiz? Ne zaman gülüşümüzü baltalayan öfkeyle burun buruna gelmeyeceğiz? Ne zaman çıplak bile olsa ona bakmayacak kadar edepli olacağız? Ne zaman konuşacağımız kişinin ilk önce bacakları yerine gözlerine bakacağız? Ne zaman? Umarım tüm bunların zamanı bir an önce gelir. Taciz gerçeğiyle böyle karşılaşacağım aklıma gelmezdi.


Tacizi Burnumun Dibinde Hissettim!
Cevapla