Eleştiremeyeceğin Konular Var

İnsanlar günümüzde eleştirinin tanımını unutmuş, karşısındaki insanı üzmek, aşağılamak, kötü özellikleriyle dalga geçmek veya o kötü özellikleri öne çıkarmak amacıyla eleştiri yaptığını zanneder. Bu tarz amaçlara hizmet eden eleştiri, özünü kaybetmiş eleştiridir. Ne kadar da acınası bir durum, acınası tavırlar ve acınası kişiler. Kendi kusurlarına odaklanmaktan çok başkalarının kusurlarıyla ilgilenmeleri ne kadar da boş. Ne değişik bir savunma mekanizması. Ne, ne, ne ve ne kelimeleriyle dolu birçok cümle.



Bir kişiyi renk, dil, ırk ve aileden dolayı yargılayamazsın.
Eleştiremeyeceğin Konular Var


Bir insan doğduğu yeri, ait olduğu ırkı ve onu büyüten ailesini seçemez. Seçme hakkı var mı? Annesini, teninin rengini, konuştuğu dili... Düşün bakalım. Eğer sen bunlar yüzünden kişileri yargılayıp "Aşağılamak" istiyorsan üzgünüm ama en aşağılık konumu sen kapmış oluyorsun. Bilerek ve isteyerek. Sen insanın kendisinin seçemediği şeyler yüzünden karşındakini yargılayamazsın. Seçebilme hakkımız olsaydı bile sen o kırıcı, alçak eleştirilerini(!) söyleyemezsin. Çünkü eleştiri kılıfı altında yaptıkların, yazdıkların, burun kıvırdıkların sadece o ilkel benliğini tatmin etmekten başka bir şey değil. Şimdi bunları okuyup bana sinir olacak arkadaşım, hiç sinir olma. Bunu da kılıfına uydurur, evirir çevirir kendini haklı olarak görürsün sen nasıl olsa.


Hepimiz mi böyleyiz?
Eleştiremeyeceğin Konular Var


Hayır, tabi ki. Her insan bu saydığım şeyleri gerçekten hak etmiyor olabilir. Lütfen objektif ol ve kendini bu konuda güzelce değerlendir. Kiminiz "Ben hak etmiyorum. Hiçte alınmadım." diyecek, kiminiz ise yaptığı halde daha fazlasını da diyecek. Ne diyeceksiniz inanın merak etmiyorum. Sadece kendine bir bak. Yansız, tarafsız ol. Amalarla devam eden cümlelerini kenara at mesela. Bu benceden dolayı da o kadar kasmamanı öneriyorum kendini. Çünkü seni tanımıyorum. Seni sadece sen daha iyi tanıyorsun.


Eleştiremeyeceğin Konular Var
Cevapla