Erkekleri güçlü olmaya zorlayamayız!
Çoğu zaman şiddeti tek taraflı olarak ele aldık. Kadına yönelik şiddet için hepimiz tek yürek olduk. Bu toplumsal bir farkındalık için olması da gereken bir mücadeleydi. Çünkü eşitlik ve adalet konusunu sağlamak biz insanlara düştüğü zaman bazen küçük detayları görmek de hep zorlandık.
Kadınlara ve bazen küçük çocuklara gösterilen hoşgörüyü toplumun diğer kesimini oluşturan erkeklerden hep sakındık. Onlara sormadan bazı görevler yükledik.
- Erkek adam işini kendi görür.
- Erkek dediğin savaşır gerekirse ölümü göze alır.
- Erkek adam kaçmaz.
- Erkek adam sevdiğini belli etmez.
- Erkek adam ağlamaz.
Erkek olmanın zorlukları
Yukarıda saydığım maddeler erkekliğin kitabında yazılıymış der çoğu insan. İşte erkeklerin uğraşmak zorunda kaldıkları belki de en zor nokta da budur.
Atomu parçalamak, insanlardaki ön yargıyı parçalamaktan çok daha zordur. -Albert Einstein-
Erkekler ağlayamazlar, en zor, en çok güç gerektirici işlerde, en zor şartlarda çalışmak zorundadırlar. Neden? Çünkü doğası gereği işte -güçlü olmak zorundadır- . Bir hastalığının olması ya da o güç gerektiren işlerde alışmasına engel bir rahatsızlığının olması çevreden çoğu zaman tepki toplar.
Ağlamak en zor sınavlarıdır
Ağlamak kadına ve bebeklere özgü bir davranış olarak adledilir. Oysa ki her insanın ağlamaya da gülmek kadar ihtiyacı vardır. O halde bazen ağlamak sağlıklı bir davranış olarak bile nitelendirilebilinir.
Peki erkekler ne yapar? Duygularını yaşamalarına tam olarak izin verilmeyen erkeklerin bu konuda da işi zordur. İçlerinde ne kadar büyük volkanların patladığı ve o lavların kalplerini erittiğinden hiçbirimizin haberi yoktur. Haksızlık karşısında bizim gibi ağlayarak negatif enerjilerinden kurtulamazlar. Ya da elinden şekeri alınmış bir çocuk gibi adaleti sağlayıcı olarak anne babasına şikayet edip hak hukuk beklemezler. İçlerindeki yük çok ağırdır muhtemelen. Kimse bilmez.
Erkekler içine akan bir mum gibidirler, kendi kendilerini eritirler de kimseye zarar vermeden giderler.
Çaresiz Erkeklere bir çare olarak sığınma evleri

Bu uygulamaya ülkemizde 2013 yılında geçildi. İlk olarak İzmir'de 15-18 kişilik olmak üzere daha sonra da İstanbul'da 12 kişilik 2 erkek sığınma evi açıldı.
Sığınma nedenleri hepsinin çok farklı aralarından ilkokul mezunundan akademisyenine tutun her türlü meslek grubunu bulmak mümkün. Şiddetin yaygınlaşmasıyla, ilgili kurumlar harekete geçti. Başta İzmir, Ankara , İstanbul ve Bursa olmak üzere pek çok ilde erkek sığınma evlerine rastlamak mümkün.
Peki sığınma sebepleri neler?
1. Baba mirası evi,ailesi hiçbir şeyi olmayan yalnız kimseler
2. Terör olayları
3. Töre olaylarından kaçış
4. Kız kaçırma nedeniyle hayati tehlikesi bulunan kişiler
5. Zorla evlendirilen erkekler
6. Eski eşinden tehdit alan erkekler
Gördüğünüz gibi hayat onlar için de hiç kolay değil ve şiddetin kadını erkeği yok. Şiddet hiçbir masum insanın diğer masum insana uygulayamayacağı bir davranış bozukluğudur. Hiç kimse sırf erkek olduğu için canını feda etmek zorunda değildir. Daha doğrusu kimse kimseye erkek ya da kadınlığını ispatlamak zorunda değildir.
Sevgilerimle Ks Halkı
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar