Kadınlar geçmişten günümüze bir çok alanda ayrımcılık yapılarak, eşitlik dışı davranılarak yok sayılmıştır. Bu yelpaze oldukça geniş, isterseniz şöyle bir göz atalım. Toplum içerisinde günümüzde ve günümüzden daha öncede türlü ayrımcılıklara maruz kalmıştır. Örnek vermek gerekirse; gece sokağa çıkamaz, erkeklerle konuşamaz, ortalık yerde sigara içemez, fazla sesli gülemez, tek başına cafede oturamaz vs. gibi tüm cinslerin gayet rahat yapabileceği bir çok şeyi nedense kadınlar yapamaz ya da yapmamalı olarak görülüyor.
Toplumsal olarak kadınlarımıza karşı büyük tabularımız var.
İş hayatında fazla sorumluluk gerektiren yerlerde, bu işi yapabilecek bir kadın olsa bile erkeklerin ön plana çıkarılması, iş dünyasında yapılan ayrımcılıklardandır. Aile içerisinde kadının, annenin ya da kız çocukların yeri ve görevi; evin temizliğini sağlamak, ev halkının beslenmesini sağlamak, alışveriş yapmak, erkek çocuklara ve baba'ya hizmet etmek gibi şeyler. Çoğu erkek muhabbetinde kadının yeri seks üzerinedir. Bir cafede birkaç erkek oturup sohbet ederken, güzelliği yüzünden fark edilen bir kadın için, o gruptan herhangi birisinin ağıza alınmayacak şeyler söylememesi neredeyse düşünülemiyor bile.
Neden kadınlara kötü davranıyoruz?
Aslında bana göre bu yetiştirilme şeklimizle alakalı. Çocukluğundan beri annesi ve kız kardeşi tarafından ev içerisinde bütün ihtiyaçları karşılanan erkek çocuk, elini hiç bir işe sürmeden büyüyen erkek çocuk maalesef, evde yapılacak bütün işlerin kadınlar tarafından yapılması gerektiğini bilinçaltına yerleştiriyor. Bunun olmasını sağlayanda ona hizmet ederek, hiç bir işe dokunmamasını sağlayan ailesi maalesef. Ya da kız kardeşimiz, kuzenimiz tanımadığımız bir erkekle oturuyor ise, konuşuyor ise, kendimizde ona karşı kötü davranma, sorgulama hakkı buluyoruz. Peki doğrumu bu? Belki de kendimiz ile onları eşit görmediğimiz için kötü davranıyor olabiliriz. Ama bunun içerisinde adalet var mı?
Kimine göre'de seks objesidir kadın. Cinsel ihtiyaçları karşılayan ve diğer işleri gören biridir sadece. Baba ya da erkek kardeş, kızının ya da kız kardeşinin erkek arkadaşı olmasına aşırı şekilde karşı çıkarken hatta öğrendiğinde kızlık zarı kontrolü yaptıran örümcek kafalar, aynı ailenin oğlunun başka kızlarla geziyor olmasına, seks yapıyor olmasına neden suskun kalıyorlar ki?
Namus dediğimiz sadece kadınlara has bir özellik olabilir mi?
Erkekler istediği gibi yaşayıpta bakire kadın, ya da daha önce evlenmemiş, ya da daha önce erkek arkadaşı olmamış kadın isteme hakkına sahiptirler görüşü, memleketimizin bir çok hanesinde mevcuttur.
Hatta bu hanelerin yine bir çoğunda, kız çocuklarının neyi sevdiği, kimi sevdiği, kiminle evlenmek istediği de pek önemli değildir. Aile ne isterse o olur. Tabii ki evlilik gibi bir konuda ailenin tecrübeli görüşü alınmalıdır, fakat bu duruma müdahale edecek boyutta olmamalıdır. Bu sadece kızın evleneceği kişiye karışarak değil, erkeğinde evleneceği kişiye karışılabilir ama dediğim gibi bunlar müdahale edecek boyutta olmamalıdır.
Bedensel olarak erkeklerin daha güçlü olması, kadınları hırpalayabilmemiz için bir işaret mi acaba?
Kadına vurabilme kuralları diye başlamıştım öyle devam edelim o halde. Kadına vurabilme kuralları diye bir şey yoktur. Aslında hiçbir canlıya bu şekilde müdahale edebilme hakkı kimsede yoktur.
Kadına vurabilme hakkı sadece ve sadece karnındaki bebeğindir. Oda karnında tekmeler onu, bilemez ne yaptığını.
Okuyan arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunarım. Eksik ya da hatalı birşey var ise kusuruma bakmayınız.
TÜrk kadınları Atatürk sayesinde özüne dönmeye yaklaşmıştır.. Orta Asya Türk kültüründe kadının önemi büyüktür. Fakat müslümanoların olduğu toplumda (dikkatinizi çekerim islam demiyorum ) kadınlar çok kötü bir plandadır.. Atatürk bu durumu normale sokmayı başarmış büyük bir liderdir.. Bir kadın olsam Atatürkü ayrı severdim..
Söylediklerine katılıyorum. Kadınların bir çok hakkı Atatürk zamanında yasa haline getirilmiştir. Ondan önce Türk toplumlarında İslamiyete göre belirlenmiş olan haklar ile uygulama yapılıyordu. Tamam İslamiyet kadın için hassas haklar belirlemiş olabilir fakat bunun uygulayıcısı olan, o dinin mensupları bunları doğru şekilde yerine getirmediğinden ve yaptırım yapamadıklarından, o dönemlerde eşleri tarafından şiddet gören kadınlar buna göz yummak zorunda kalıyorlardı. Ne kötü zamanlar..
Evet bende özellikle İslamdan bahsetmediğimin altını çizdim.. Müslümanlığa kılıf uydurup türlü sapıklıklar çeviriyolar. Güzelim dini mahvettiler. Atatürkede bu yüzden düşmanlar. Dinin istismar edilmesine engel olmak için elinden eleni yapmıştır. Bir mebze başarılıda olmuştur kendisi. Kuran-ı Kerimin ilk Türkçe mealini yazdırmasıda Elmalılı Hamdi Yazır' a bundan sebeptir..
Gerçi meal çok fazla işe yaramadı ya, oda ayrıdır. Toplumumuzda çoğu dindarlar arapça üzerinden kuranı okuyabilirken ve okuyorken, okuduğunun manasını bilmezler. ya da burada bana ne emredilmiş diye merak edip bakmazlar. İş öyle olunca, kafasına sarık takan herkesin söylediğine uyuyorlar. Ne diyeyim üstadım daha çok yolumuz var.
Tebrik ederim çok güzel bir bence ve çok güzel bir konu seçmişsiniz. Başlık da ilgi çekici. Başta başlığı görünce sinirlendim ağzıma gelen her kötü şeyi yazmak istedim ama sonra yazdıklarınızı okuyunca sakinleştim :D teşekkürler :)
Bravo guzel yere deginmissin, bir vurabilme kurali karinin ve kizinin kicini isirmaktir, bir an once evlenip kiclarini isirmak istiyorum 😜😄 saka bir yana eline saglik
Kadinlar geçmisten günümüze hep yattilar hic bir şeyi başarabilme potansiyeli gostermediler hep izlediler. ondan bilim adamlari filozoflar erkeklerden çikar.. artik seyretmeyi yan gelip yatmayi birakin bir şeyler başarinda bizde size kiymet verelim.. feminist pislikler ne yazikki eksileyemryecrksiniz
Feminist değilim ama her şeyi erkekler başarıyo gerçekten mesela küçükken kuzenimle otururduk ona sen erkek adamsın hadi bakkala git kavga ettiğimizde sen erkek adamsın her şeye darılma ozur dile bakım kuzeninden diyolardı benim kuzenime bize öyle dense erkeklerde bize saygı duyardı ama herşey erkeklerden beklendiğini için biz saygı duymalıyız
Ne güzel yazmışsın. Aslında bu erkeğin sahip olduğu yaradılıştan gelen fiziksel gücü nerde kullanacağını bilememesinden ve senin de dediğin gibi yetiştirilme tarzından geliyor bence de. Kalemine sağlık
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Erkekler olarak ne kadar güçlü olursak olalım, bizlerin meydana gelmesinde en büyük rol kadının. Dünyaya getirmek kolay tabi, işin aslı büyütmekte yatıyor. Tekrar teşekkür ederim.
namus tabii ki kadınalra has değil. ama bazıları istediği gibi davranabilmek için direkt her şeyi onun üstüne yükleyip "kadın ailesinin namusundan da sorumludur" derler...
Bunları düşünüyor olman, ya da buraya yazıyor olman hoş değil. Bir kadına şiddet uygulayabilecek olmak bence altında psikolojik sorunlar yatan bireylerin yapacağı işlerdir.
Hoş değilse değil kimseye katlanacak değilim. Tabi o eşine, çoluguna çocuğuna el kaldıranlardan bahsetmiyorum. Karşı taraftan olumsuz bir hareket alırsam ben kafa bile atarım :D Eğer cinsiyetler arası eşitlik söz konusuysa ama yok erkek adam vurmaz mantığından gidecek olursanız cinsiyetçiliktir bu.
Kadın vurabilirde erkekler yinede vuramaz demiyoruz. Ama zaten bildiğimiz üzere genellikle şiddet tek yönlü oluyor. Erkek kadına şiddet uyguluyor. Benim ele aldığım erkeğin kadına uyguladığı şiddet idi. Ama sizinde dediğiniz gibi, kimsenin kimseye şiddet uygulama hakkı yoktur. ;)
Teşekkür ederim, evet şiddet gören kadının boyun eğmesinde ve şiddet uygulayan erkeğin bunu yapmasında ebeveynlerin payı oldukça büyük. Yetiştirilme tarzı çok önemli.
En İyi Cevaplar