"NEDEN?" Diye Sormayın


"Neden?" sorusunu sormayın, gerçekten.


"Neden?" İşte asıl soru bu, öyle değil mi? Hani Nancy Kerrigan'ın meşhur ettiği. Herhangi bir trajedi sizi vurup geçtiğinde, herkesin cevabını duymak istediği soru. "Neden, neden, neden?" Insanlar, açıklamalardan hoşlanır. Sürekli bir sebep, suçlayacak bir şey aranırız.


"NEDEN?" Diye Sormayın


Bariyer cok alçaktı, sürücü sarhoştu, hava yağmurluydu.... Bu liste uzar gider. Sürekli başkalarını ikna etme, kendimizi suçsuz çıkarma çabası içerisine gireriz. Ama asıl farkında olmadığımız şey, kendimizi asla ikna edemediğimizdir. Çünkü içten içe bizde de suç olduğunu biliriz, ama kabul etmek istemeyiz. Çözümü de reddetmekte buluruz.


"NEDEN?" Diye Sormayın


Özellikle kötü bir olay yaşadığımızda bu soruya kulaklarımızı tıkamalıyız. "Neden ben, niye benim başıma geldi?" gibi sorulardan uzak durmalıyız. Yoksa bu soru bizi içinden çıkamayacak bir düşünce labirentine sokar. Çıkışı bulamayız. Aynı soruyu tekrarlar ve yine başlangıç noktasına geri döneriz. Bu yüzden en azından "daha sonra düşünmek için" rafa kaldırabiliriz. Kendimize bu iyiliği yapmalıyız.


"NEDEN?" Diye Sormayın


Konu ne olursa olsun; sürekli "neden?" diye sormak bir zamandan sonra beyninizi yorar. Iyi veya kötü bir durum olduğunda aynı şeyleri tekrarlamak, nöronlarımıza kısa devre yaptırabilir. O yüzden yaşayacaksınız, sorgulamayacaksınız, düşünmeyeceksiniz, "neden?" diye sormayacaksınız. Yoksa en çok kendinizi yorar, yıpratır; en büyük zararı yine kendize vermiş olursunuz.


"NEDEN?" Diye Sormayın


Okuduğunuz için teşekkürler.

"NEDEN?" Diye Sormayın
Cevapla