Star Wars filmini izleyenler bilir Çörüşcant gezegenini. İzlemeyen ve ya hatırlamayanlar için belirteyim; aslında bütün gezegen tek bir şehirdir. Enteresan gelebilir ama, savaş düşmanlık gibi kavramların olamayacağı bir şehir çünkü farklılıklar arasına sınırlar çizilmemiştir.

Ancak günümüz dünyası tabi ki böyle hayali senaryolardan uzakta. Yüzlerce ülkede binlerce şehir birbirinden ayrılmış durumda. Lisan ile, din ile, ırk ile... Her bir farklılık, aynı zamanda birbiri için tehdit kabul edilmiştir. Ülkemizi baz alalım. Trafikte iki Türk kavga ederse bunun adı trafik kavgasıdır, en fazla polis gelir çözülür. Ama biri Kürt ise, bunun adı çok farklı yerlere gelecektir. Sonuçta aynı anlaşmazlık, farklılıklar sebebiyle çok daha büyük problemler yaratacak ve ya onları besleyecektir. Çünkü algımız, bu farklılıkları zaten temel bir anlaşmazlık olarak görür.
Daha genel kapsamda ise Paris saldırısı kesinlikle iyi bir örnektir. İnsan demedi pek kimse üzülse de sevinse de, ölen Fransızlar dendi. Ankarada ve ya Beyrutta ölenlerden tek farkları buydu tabi ki ama ortak özellikleri çok daha belirgindi: insan olmaları. Hem de masum birer insan. Ölüme sevinmek bile mümkün oldu belki de bazıları tarafından.

Tüm farklı dinler, ırklar vb. dünyaya barışın ancak kendi iktidarlarında geleceklerine inandırılmıştır. Bizden olanlar çoğunlukta olmadıkça huzuru bulamayacağımızı düşünmekteyiz. Kendimiz için konuşalım isterseniz: bizim için dünyanın daha iyi bir yer olması demek, bizim sahiplendiğimiz kültürel dinsel ırksal toplumsal her değerin tüm dünyada baskın hale gelmesi demektir. Böylece güvende olacağız ve huzurlu olacağız. Ama bir düşünün; bizden olmayanlar nasıl hissedecek? Bu soruyu tarih boyunca kimse sormadığı için, tarih taht mücadelesi veren milletler mezarlığına dönüşmüş durumda. Çünkü tüm dünyayı yönetebilmek için, tüm insanların sizinle aynı fikirde olması gerekir ve siz onların üzerine gittikçe dirençleri artar ve her şey birgün ters döner, tabi onlar da aynı şeyi yapınca bu kez sizin direnciniz ile yine herşey değişir ve dünya bu döngüye sonsuza kadar devam eder.
Ayrıca hepimiz dünyaya geldiğimizde, bağlı bulunduğumuz grubun değerlerini ve tecrübelerini alır, aynen uygularız çünkü büyüklermiz bize bunu öğretir. Büyüdükçe fark ederiz ki aslında herşey farklı olabilirmiş.
Sorum şu; çocuklarımızı ormana terk etsek ve kendimizden hiçbirşey katmasak, acaba birbirlerini farklı diller farklı dinler vb. nedenle öldürürler miydi?

Herkese bir önerim var, aslında 7 milyar insanın %99unun hemfikir olacağı ortak bir yönümüz var. Bu ortak yönümüz ile herkes bizden olabilir, yani düşman diyebileceğimiz kimse kalmaz ortada. Düşünsenize, bütün dünya bizim herkes özgür, tek bir ev tek bir şehir gibi. Silahlara gerek yok çünkü düşman yok, sınırlar yok ve günübirlik romaya kahve içmeye gidiyoruz, ve ya maç izlemek için londraya. Ya da, vakit namazimizi huzur içinde kılıyoruz, ya da pazarları huzur içinde kiliseye gidiyoruz, ya da ateist olarak ezan saati müziğin sesini kişiyoruz inananları gücendirmemek için.
Çok mu zor sanki.
Diğer insanların farklılıkları ne olursa olsun onlar hakkında şunu düşünün, bu ortak yönümüz; hepimiz dünya üzerinde tek bir halk olabilecek kadar insanız, tüm farklılıklarımıza rağmen. Ve ancak bu yol ile, biz dünyanın tek egemeni olacağız Biz, yani insanoğlu.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar