Yıl 1492...
Amerika'da bir ırk yok edilmeye çok yaklaştı. Kızılderililer kendi ülkelerinde katledildiler.

Yıl 1700...
Amerika'da bir siyahi ailesine veda edemeden kişkenceyle öldürüldü. Hem de hayatının ve ölümünün bir değeri olmadan.
Yıl 1940...
Almanyada bir Yahudi sabahın ilk ışığını göremeden öldü.
Tek suçları doğmaktı... Renkleriydi... Irklarıydı... İnançlarıydı... Ve sadece yaşamak istemişlerdi.

Ama yaşayamadılar. Öldüler. Onlara insan olarak yaklaşmadılar. Renk olarak yaklaştılar, ulus olarak yaklaştılar, ibadethane olarak yaklaştılar... Ve farklılıkları kabul etmeyip onları yok ettiler. İnsanlar izledi. Gördü. Ve sesini çıkarmadı. Çocukların çığlıkları gözyaşları arasında yok oldu bu insanlık. Ölen her insanla beraber insanlığımızı da gömdük sanırım.

Neden? Neden farklılıkları yok ediyorsunuz? Neyden korkuyorsunuz? Coğrafya kaderdir. Neden insanları kaderleri yüzünden yargılıyorsunuz? Bizler ne zaman bu hale geldik? Ne zaman başkalarını bizden oldukları halde bize benzemedikleri için aslında aileleri için öldürdük.

Yapmayın. Onların bizden tek farkı atalarının zulm görmüş olması. İnsanlara ölümü yakıştırmayın. Kimseye... Onlara bunu yapanlara bile. Çünkü ölüm kimseye yakışmaz. Çünkü herkes yaşamayı hak eder!
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar