Bastırılmış Cinsellik ve Toplum Üzerine

Ülkemiz... Avrupa... Başka ülkeler... Mesele bu değil.


Bir ülkeyi/insanı/toplumu yükseltebilecek ya da berbat edebilecek bence üç şey var. Birincisi ekonomi, İkincisi üreme arzusu, cinsellik, Üçüncüsü ise saygı, din, ahlak.


İlk iki maddeyi açıklamak gerekirse; kişi doğumundan ölümüne kadar soluk almak, yemek, içmek, üremek dna'sına kodlu olarak dolaşır. Ekonomi iyi yaşamak için önemlidir. Para kimdeyse refah ondadır. İyi ve kaliteli yiyecekler, rahat bir yaşam vaad eder para.


Bastırılmış cinsellik ve toplum üzerine


Üremek, yeni ve sağlıklı nesiller için önemlidir ve kişi içgüdüsel olarak kendisine en uygun eşi bulmaya odaklıdır. Biz bilmesek de vücudumuz görevdedir, aşkın kapısı amigdala, kokunun hafıza merkezi hipocampustür.. Farkında bile olmadan salgıladığımız feromonlardan haberiniz var mı?


Ancak töre, görücü usülü derken kişinin işi şansa kalır ve muhtemelen de sağlıksız, çoğunlukla da ruh hastası bir nesil yetişir.


Bastırılmış Cinsellik ve Toplum Üzerine


Üçüncü madde olan saygı, ahlak ise yerleşik ve ataerkil hayata geçmemizle ortaya çıkmış doğuştan bize eklenmeyen, dünyaya gelip gözümüzü açmamızla ortaya çıkan yepyeni cillop gibi yeni bir kavramdır. Eğitimdir, meslektir, sosyal haklardır, her şeydir. İlk iki madde olan ekonomiyi de üremeyi de kapsar, denetler, düzenler, değiştirir ahlak.


Aslında din, hukuk, ahlak neden vardır biliyor musunuz? Güçlü güçsüzü ezer çünkü onu durduran bir şey olmazsa. Korkacak bir şey insanları durdurur, bu belki cehennemdir belki ölüm korkusudur belki hapishanedir. Dinsiz diyebilirsiniz bana, belki de öyleyimdir ama kime ne? Anarşist diyen de çıkabilir. Yaratıcıya da inanıyorum düzenin neden var olduğunu da var olması gerektiğini de biliyorum, desteklemek zorundayım da. Ama belki de bu düzendir ha bizi yaşayan ölüler yapan?


Şu dünyaya bakınca hepimiz planlanmış bir oyunun parçasında yaşıyormuşuz hissi vermiyor mu? Doğuyoruz, cinsiyetimize göre bir kalıba oturtuluyoruz, bir sürü konuda sınırlarımız çiziliyor, meslek seçmek zorunda bırakılıyoruz, asla cinsellik yaşamadan evlenmemiz gerektiği dayatılıyor sonra. Elalem ne der ve komşunun çocuğu ile geçiyor koca bir ömür.. Bir konuda çoğunluğa uymazsak anormal, marjinal oluyoruz.


Bastırılmış Cinsellik ve Toplum Üzerine


İşte bu sebepten var ahlak, din, elalem, komşunun çocuğu, cennet, cehennem.. Bu dünya insanlara istedikleri gibi bir hayatı asla yaşatamazdı, insanları kandırmak için de ellerine bir oyuncak verilmesi şarttı. Herkes soylu olamazdı, hizmet edenler de gerekiyordu. Ama kölelere vaat şarttı yoksa itiraz edeceklerdi. İnsanlar yıllarca denedi, yanıldı, tecrübe kazandı ve sonunda bir sonuca vardı işte. Bir şekilde düzen gerekiyordu ve kurallar, algılar ortaya çıktı.


Gelgelelim cinselliğe. Bu konuya hep bir tık daha özen gösterdi dinler ve hukuk, çünkü çok eşlilik olursa çocuğun babası kim bilinemezdi. Bu da erkekleri rahatsız etti, çocuğun annesi belliydi ama ataerkil bir düzende babadan geçen soy düzensizleşiyordu. Soylu birinin çocuğu hizmetçi olmamalıydı, hizmetçininki de soylu. Bu yüzden kadına sorumluluk yüklenmesi gerekiyordu ve kadın ahlak baskısı altında bırakılınca işlerin düzeleceği düşünüldü.


Ahlaksızlaşalım, her önümüze gelenle sevişelim demiyorum ben. Beni hemen yanlış anlayanlar olacak, aman diyeyim. Neticede düşünen ve geçmişini araştırabilen bir hayvan türüyüz, torunlarımızı da göz önünde bulundurmak zorundayız, bu yönümüzle de diğer hayvanlardan farklıyız.


Bastırılmış Cinsellik ve Toplum Üzerine



Ama cinsellik bastırıldıkça da ruh hastası bir dünyaya dönüştüğümüzü fark edemiyoruz. Kadın cinayetleri, taciz, tecavüz değil bu bencede bahsetmek istediğim. Her şey güzel olabilir, ekonomi, kariyer, meslek ama ya evlilik? Cinsellik yoksa, çiftler mutsuzsa ne olacak? Aldatmak mı? "Ne kadar ahlaksızca!" dediğinizi duyuyorum, ben de aynen böyle düşünüyorum. Peki o değilse ne, mutsuz evlilikler, mutsuz çocuklar.. Yazık değil mi?




Ben diyorum ki, cinsellik de yemek içmek gibidir, nasıl ki kötü bir yemek olduğunda yiyemiyorsak kötü bir cinsel yaşam da evlilik için bitiricidir. Ekonomik olarak veya duygusal açıdan bizi tatmin edecek bir meslek seçmekte nasıl özgürsek cinsel partnerimizi de seçmekte de özgür olmalıyız bence.



Bazen diyorum ki, keşke herkese evlenmeden önce bir deneme süreci verilseydi de herkesin sevişmesine de izin verilseydi, bu da belgeye imzaya dayansa ve toplum baskısı ortadan kaldırılsaydı. Eğer bir problem yoksa hukuki süreç devam etse ve karı-koca olsalar, varsa da evlilik iptal edilseydi.


Bastırılmış Cinsellik ve Toplum Üzerine


Böylelikle cinsellik de bir düzene oturabilirdi belki.. "Evlenmeden olmaz?" değil de, "Evlilik öncesi deneme sürecinden önce olmaz" olsaydı? Böylece erkekler "Nasılsa evlendik, geri dönüşü de yok artık." düşüncesinde olmazlardı belki.. Kadınlar da tatmin olmadıkları, düzgün bulmadıkları bir ilişkiden bir an önce vazgeçebilseydi. "Elalem ne der, ne yaparım?" diye düşünmeseydi..


İki cins de bunu suistimal mi ederdi yoksa?..

Bastırılmış Cinsellik ve Toplum Üzerine
Cevapla