Üç Tarafı Denizle Çevrili Bir Ülkede Yüzücü Kıtlığı

Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkeden neden yüzücü çıkmaz?


Ben cevaplayayım mı bunu? Yüzücülük bizim fıtratımızda yok da ondan! Üç tarafımızın denizlerle kaplı olduğunu görüyoruz ama aç tarafımızı sorgulayan kafa da yok bizde. Biz yüzücülükten anlamayız hem. Direkt keseriz. Olmadı yakarız. Yani biz derken ben değil. İşaret parmağını gözümüze gözümüze sallayanlardan bahsediyorum.


Eksik yanımız sadece yüzücülük olsaydı keşke. Bilim adamı da çıkartamayız biz. O da fıtratımızda yok. Halbuki bu kadar adam var memlekette! Ne işe yarıyorlar anlamıyorum. İroni bu olsa gerek.



Bazen de diyorum ki hiç olmazsa yüzmeyi öğrenseydik be! Belki o zaman ummana dalabilirdik!



Bunca denizle çevrili bir ülkede sporcu kıtlığı


Daha derinlerde derinleşmek! İşte bundan söz ediyorum. Dinleyin! Benim için yüzücülük sanatsal bir anlam taşıyor. Kulaç atmak, sade gücümüzü zorlamak değil, denizle bir olmak demektir. Onunla bir olan onu evladı gibi sevecektir. İşte o zaman dünyanın bütün yüzücüleri bir araya gelse, en kötü yüzenlerimizden bile daha iyi yüzemez.



Bizim fıtratımızda olan şey, zenginin kesesi için göçük altında can vermek. İşin daha da kötüsü, bunun böyle olduğuna canımız yana yana inanmaya olmaya başlamak...



Acaba bir kelam etsem torunlarım atamın sözü diye hatırlar mı? Bir deneyelim bakalım:



Yüz kez de dalsan ummana, bu kafayla yüzüne kara çalacaksın adamım!


Üç Tarafı Denizle Çevrili Bir Ülkede Yüzücü Kıtlığı
Cevapla