Merhaba
17 Ağustos'u yaşayan biri olarak duygularımı yazmak istedim.
Deprem ülkemizin vazgeçilmez gerçeği. Düzce-Gölcük depremlerinde ne kadar yetersiz olduğumuz ortaya çıktı!
O geceyi paylaşmak istiyorum.
O zaman 5-6 yaşlarındaydım. Annemin çığlığıyla uyandım. Her yer karanlık; ağlamaya başladım bir yandan da annemi bulmaya çalışıyorum.Titreyen elleriyle annem beni bulduğunda artık konuşamaz durumdaydım. Beşik gibi sallanan evimizin içinden dışarı çıkmaya çalışıyorduk. Bizi merakla bekleyen komşularımızın bağrışlarını duyabiliyordum. Bir de annemin titreyen ellerinin çok Güçsüz olduğunu. Sımsıkı sarıldım.Bir ses duydum sonra bizi çekti ve dışarı aldı.

Dışarısı Mahşer yeri... Ağlayanlar, bağıranlar, dua okuyanlar...
Ben minik ellerimle anneme yapışmış korku ve meraklı gözlerle olanları izliyordum. Küçük aklıma sığdıramıyordum deprem gerçeğini. Yer yarılacak bizi yutacak diye hüngür hüngür ağlıyordum.
Sonra bir amca sabah ışığıyla o korkunç tablo karşısında bakkala götürdü bizi. Çocuktuk; iki çikolataya unutmuştum korkumu. Ya canlarını kaybedenler? Onlar için bu kadar kolay mıydı? Hayır.
Peki şu an olası bir depreme ne kadar hazırız?
Depremle ilgili aldığınız önlemler var mi?

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar