Herkesin bir çok sorunu var. Dışlanma, hor görülme, görünüş, psikoloji bozukluğu vs. vs. Ben size kendiminkinden bahsedeceğim. Sanırım en büyük sorunlardan biri " kilolu insan olmak ".
Bir kere nerede olursan ol kesinlikle dışlanıyorsun. Yaşın, cinsiyetin, kimlerin arasında bulunduğunun hiçbir önemi yok. Herkes sana farklı bakıyor. Ne yazık ki ailen bile... İlk kilo aldığım zamanları hatırlıyorum. Daha 5. sınıftaydım. O zamanlar ilk defa birini beğendim çocukça bir şekilde. Kilolu olmaktan ilk korkuşumdur o zamanlar. Zaten hayatımın sonrasını hep insanlardan çekinerek geçirdim. Hep uzak ve yalnız kalarak. Sürekli dışlandım. Ödev yapılırdı başarılıydım ama dışlarlardı daha iyi önerilerim olurdu ama kimseler beni takmazdı.

Hayatım boyunca sürekli kilolu zayıf ayrımı yapıldı. İnsanları sevmekten korktum. Velhasıl liseye geldim. Kiloluydum işte bilirsiniz. Beden dersinde öğretmen şınav çektiriyordu yapamıyordum. Bir kız benden daha düşük puan alınca benim üzerimden sınıf içerisinde çemkirmeye başladı ve öğretmenden aldığı cevap aynen şuydu "bir ona bir sana bak halini görüyorsun senle o bir misiniz o bu halde nasıl yapsın sen haline şükret." O an tüm sınıf dondu. Abartısız dondu. Ben de dondum. Sonra gözlerim doldu tabi. Dışlanmayı, hor görülmeyi iliklerime kadar hissettim.
Dalga geçmeler başladı. Vardı da zaten. O adamdan sonra herkes bir yürek yedi bir cesaretlendi. "sen yapamazsın, sen konuşamazsın, sen bilmezsin, sen oje süremezsin, sen biriyle mesajlaşamazsın, sen kimseyle konuşmazsın, sen kimseyi sevemezsin, kimse sana mesaj atmaz, kimse seni sevmez, kimse seni sevmeyecek!" Sen sen sen sen sen hep sen. Olmayan özgüvenimi de o kahkahalar arasında kaybettim gitti. Gayet iyi niyetle sınıfın sözde " çalışkanlarına " günün ders konusunu söylerken " sen bir sus seninle konuşan yok kim ne sorsa cevap veriyorsun sana soru soran da yok üzerine alınma aslında bakarsan seni bu sınıfta da istemiyoruz keşke gitseydin" sözlerini ve ardından kahkahaları duydum. " 45 dk otobüsle olan yolu saatlerce eve ağlayarak yürüdüm.

Gel zaman git zaman lisedeyken birini sevdim. Onun da beni sevdiğini sandım. İnanmak istedim yani. Herkesin de dediği gibi " kim sevsin seni " doğru valla kim sevsin beni... Sonra çocuk bıraktı gitti beni. Ben çok ağladım annem kendi annemin sözleri şuydu tam da ben ağlarken " ayı gibisin çocuk seni ondan bırakmıştır hiç kendine baktın mı kim sevsin bu halinle bir ilişkin olduğuna bile şaşırmıştım zaten" o an kendi ailemin bile sevmediğini gördüm. Bu lafları duyunca beynime kaynar sular döküldü sanki.... Daha çok ağlamaya başladım. Kendi kardeşimin her gece " bak burada yatıyorum ama beni de yemezsin dimi " demelerini duyarak yattım mesela. Yaz aylarında pijama olarak şort giyemedim çünkü herkes " ayı gibi bacaklarını sergileme kimse görmek zorunda değil " diyordu. Kendi evimde dahi dışlanıyordum kardeşimin de kilolu olmasına rağmen tek ben dışlanıyordum. Tek benim yediklerim batıyordu herkesin gözüne.

Kendilerince komik olan ama bizlerin hiç gülmediği bu tür saçma sapan esprilerden sonra bir de gaz vermeler başlar. Kendi çaplarında iyilik yaptıklarını zanneder " sen yaparsın ben sana inanıyorum " derler. 2 gün sonra yine dalga geçerler. Sadece psikoloji bozarlar. En yakınlarındakiler bile. Bir kızın beni arayıp " o çocuk seninle sana acıdığı için çıktı hahahah seni o* sen de yedin " dediğini hatırlıyorum. işte o gün tamamen hayattan koptum. Daha da kilo aldım. O zamandan sonra herkeslerden nefret eder oldum. psikolojim tamamen bozuldu işte o gün. İntiharlara kalkıştım. Aptallıktı. Kimsenin benimle fotoğraf çekmek istememesi beni öpmemesi bana sarılmaması benle konuşmaması dalga geçmeleri bir de bu beni tamamen bitirmişti.

Bu olanlardan sonra bütün zamanlarım sessiz sessiz ağlayarak geçti. Kimsenin de umrunda olmadı. Olmasın da zaten. Kadınların özgür olması gerektiğini savundukça " bunun canı bir şeyler istemiş " diyenler oldu. daha da ağladım. Hep ağladım.
Üniversite zamanı geldi moda okumak istiyordum. Kimse, annem de dahil beni yakıştıramadılar o bölüme. " bu fiziğinle bir de moda mı okuyacaksın sen ve moda ha ? hahahah çok komiksin bence unut bu hayalleri " dediler. Orayı da kazandım gittim. Kurtuldum dedim. Üniversiteye gelenler, kazanabilenler belli bir kültür insanlık seviyesine sahiptir kimse benimle dalga geçmez dedim... İyi ki demişim.... Ertesi gün derste gizlice fotoğrafımı çekip dalgalar geçtiler; gruplara, okulun sayfalarına, facebooka, instagrama ve twittera attılar. Okula geldiğimin ilk haftası gitmek için aileme yalvardım. Ağladım durdum hiç durmadı göz yaşlarım.

Gelir gelmez dışlandım kendimi yemeklere verdim. tam tamına 102.3 kilo olarak eve döndüm. Annemle kardeşim gelir gelmez ağlatana kadar dalgalar geçtiler. Popom büyük olduğu için erkekler bakıyorlardı. Bir adam bana baktı diye annem beni azarladı. Kardeşim de " boşver anne adam şehre ayı indi sanıp korkudan bakmıştır " dedi. İkisi bir güldüler. Sanırım hayatımda o kadar aşağılanmadım. Kıyafetlerimin üzerime olmuyor olması zaten üzüyordu beni. Daha bu psikolojik savaşlar neydi. Anlayamadım. Hala da anlamıyorum. Siz ne yiyorsanız biz de ondan yiyoruz.
Benimki hastalıktan kiloymuş mesela. şimdi daha çok ağlıyorum. 7-8 yıldır hastaymışım ve o 8 yıl zehir olmuş belki daha fazla yıl... Fark edememişim ve şişip durmuşum.
Her neyse çok uzattım. Eger üşenmeyip okuduysanız nefesinize sağlık. Okuyan okumayan herkese teşekkür ederim. Sizlerden tek ricam bizi dışlamayın, dalga geçmeyin ve ağlatmayın. Sonu intihara kadar gidiyor. Yapmayın. Göz yaşı sebebi olmayın.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar