
Merhaba. Aslında bu Benceyi burada sırf bir bayanla diyalog kurmaya çalışan ve her soru altında farklı kimliğe bürünen maalesef kendi milletimden olan Erkek ama Adam lık kavramını bilemeyenler için açtım.
Hani ana-bacı kavramını unutupta herkesi aynı gören.Bir arkadaşımız rüya yazıyor, diğeri ÖLECEKSİN diyor, bir başkası yazıyor, diğeri KANSERSİN diyor.. Olaya bakın.. Hadde bakın siz.. Üzerine alınmayan eleştirmez.
Adam olan üstte verdiğim örneği anlar bir kelimeyle bin fantezi kurmayan, sarkıntılık etmeyenlerdir zaten :)
Yine onların iyiliğine ve herkesin bilgilenmesi için gerekli gördüğüm bu Bence yi, sabırla okuyunuz, eminim ki mutlaka birşeyler kazanacaksınız.Ve iyiliğine derken, boş yere günaha girmemeleri ve Rüya ilminin önemini birazdan aşağıda açıklayacağım üzere farkına varmaları ve aldıkları vebalin de bir dakikalık umutları için nasıl günaha girdiklerini görmeleri için, Bilgilenmesini istediklerim ise Fal ile karıştıranlar. Ne yazıkki günümüzde o kadar çok arttı ki o saçmalık..
RÜYA NEDİR ? GERÇEK MİDİR ? İNANMAK GEREKİR Mİ ?

Hani Müslümanız elhamdülillah ama sorular var Cin lere inanıyor musunuz diye, Müslüman olan inanır çünkü KUR-AN da geçer diyorlar, Peki Rüya Kur-an' da geçmiyor mu da Her rüyasını yazanın altında, açık kalmışsın, bilinçaltı, at murattır, kalp aşktır falan fal saçmalığı gibi herkes yorumlamaya çalışıyor ?
Aşağıda açıklayacağım örneklere göre, ayet ve hadislerde ne kadar önemli olduğu ve Ahir zamanda yani günümüzde "Allahın kulları ile arasındaki iletişiminden biri Rüya" dır, demez mi Kur-An ve Efendimiz sav. Diğerlerini merak edenler, çok basit " DUA ".
Bir hadis : Beni ve sizleri yaradana kasem olsun ki, Ahir zamanda kul gördüğü rüyaları yaşayacaktır.
Rüyanın tanımı ise; Uykuya daldığımızda ruhumuzun bedenden yükselerek diğer aleme geçtiğinde gördüklerine beynimizin tanıklık etmesidir. Evet evet, en kısadan en özeti aynen böyle.
"" Allah Teala zümer suresi 42.ayette mealen, "Allah, ölenin ölüm zamanı gelince, ölmeyenin de uykusunda iken canlarını alır da ölümüne hükmettiği canı alır, ötekini muayyen bir vakte kadar bırakır. Şüphe yok ki, bunda iyi düşünecek bir kavim için ibretler vardır." buyuruyor. ""
Ki buna ve benzer ayetlere işaret eden hadislerde var gerçekten farkında olanlar için.
Kur-an' daki Yusuf r.a. suresi Yusuf Aleyhisselam' a verilmiş olan Rüya Tabiri ilmi, Biz onlara uykularında haber verdik meali ayeti, Benden sonra Allahla kul arasındaki tek haberci salih rüyalardır hadis-i şerifi örneklerden bir kaçı görmek isteyene..
Kalbi temiz bir kulun Allahın gözetiminde olduğunu işaret eden rüyalar gibi, gerçekten hayır yolunda olmayan ama Allahın " Dilediğim benimledir " kelamına göre, iradeyi kuluna bıraktığı kullarından kendine yönlendirmek istediklerine Rüyalarla korkulu haberler vermesi, ona ayan etmesi de bir rüya çeşididir.
Bunun yanında, günlük hayatın içindeki stresler, mantığımızın önem sırasını kaybettiği ilişkilerdeki beyin yorgunlukları, Fal - Tarot gibi saçmalıkların içinden çıkmayanlara oynanan bilinçaltı oyunları da rüya çeşitlerindendir.
Onlara yorum olmaz ve öyle rüyalara denk geliyorum ki, kardeşlerimiz cinnilerin oyuncağı olmuşlar, ama farkında değiller. Duasız uyuyan ya da duayı ezberinden gün içerisinde önemsiz birşeye ayırdığı vaktin ondabiri hızında anlamsızca ezberden okuyan kişilerin, rahmetten uzak bilincine etki eden cinni rüyaları da çeşitlerden olduğu gibi, Derin Uyku ile Sabaha karşı uyanmaya yakın zaman arasında görülen rüyalar, tüm detayıyla hatırlandıkları için daha sahih-gerçek ve Yoruma açıktır.
Evet tanıyanlar, vesile olabildiklerim bilir, Yorumcuyum ve Rüya ilmi, özel bir yetenek değil, yani Allahtan ilim isteyen herkese verilebilecek ilimlerdendir, Kur-an ı yobazca tek bir ayeti çıkarıp Bu mantık dışı o zaman Din şöyle böyle gibi yorumlamak yerine, bütünüyle önyargısız ele alan, anlamadığını sorgulayan ve cevap arayan herkes, kalbinde hikmetlerin doğduğunu görür. Buna kimse engel olamaz. O Allah kelamı Kur-an, Her ayetinden her harfine kadar sırlarla dolu kitabı görmek isteyen, kalbiyle görür zaten. Yeterki kul onu kibrine yenilip kullanmasın, Yani Allahın verdiği Beyni, Yine Allahın izin verdiği irade gücünü ona karşı kullanma acizliğini göstermesin, ve yahut duygularıyla kişiyi yanlış yönlendirip yanlış ameline sebep olmasın, kalbi açık herkesin iyi niyetiyle düşündüğünde cevap alabileceği bir ilimdir. Ve güzeldir birilerinin hayrı için Vesile olmak. Ben bunu çok fazla yaşadım, yaşıyorumda haddinden fazla diyebilirim ama bunu bencilce kullananlar da oldu, hayrını görenlerde tabiiki.
Umarım, okuyup bu hataya düşmüş olan bir kardeşim, bundan sonra rüyasını anlatan bir kardeşimize dalga geçmekten ziyade, ya bilene sor, ya kendine hayra yor deyip yanlışla yönlendirerek ameline sebep olmaz .
Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Zaman yaklaşınca, mu'minin rüyası, neredeyse yalan söylemeyecek. Esasen mu'minin rüyası, nübüvvetin kırk altı cüzünden bir cüzdür." Buhari'nin rivayetinde şu ziyade var: "Nübüvvetten cüz olan şey yalan olamaz."
Buhari, Ta'bir 26; Muslim, rüya 8, (2263); Tirmizi, rüya 1, (2271); Ebu Davud, Edeb 96, (5019).
Yani bu ve benzer hadislere göre, Allahın kuluna işaret ettiği şeyi yalanlamak, hafife almak, dalga geçme şirk koşmak değil de nedir ?
Ve ya buna göre;
Salih Rüyalar, Şeytani (Cinni ) Rüyalar, Bilinçaltı Rüyalar..
Resulullah-s.a.v.-in "Rü'ya üç kısımdır: Biri Allah'tan bir müjdedir. Biri nefsin konuşmasıdır. Biri de şeytanın korkutmasıdır." sözleriyle üç kısma ayırdığı rüyalardan ilahi müjde, rahmani haber olarak nitelendirdiği türde olanı günümüzde nadir sayılabilecek durumdadır.Genelde görülen rüyalar , nefsani, şehvani, hissi duygulanmaların yer ettiği kalblere yansıyan karışık haller , açıkça şeytani mahiyet arz eden manzaralardır.
Gelelim Şu FAL saçmalığına :)
FAL NEDİR, NASIL BİLİYORLAR, GÜNAH MI ?
Fal, Allah' a şirk koşmaktır arkadaşlar. Yani Gaybın, geleceğin sahibi ve tek bile Rabbin, Efendimiz s.a.v. e sorulan bir sualde cevabına yönelik " Gaybı Yalnız ve Yalnız Ben bilirim " kelam eden Rabbimiz, En sevdiği kulu ve elçisi olan Efendimiz s.a.v. ' me vermediği mucizeyi, o masada 3-5 kuruşa karşılık geçmişini bilen ve geleceğe yorum yapan Fukara ya mı verdi ? mantığa sığıyor mu ?
Peki nasıl biliyorlar, ben şahidim diyerek günaha giren kardeşim;
Sen orda burada derdini anlatırken heryerde seni dinleyen Cinniler değil midir herşeyini bilen, birbirleri ile iletişimlerinde saliseler içinde yer ve mekan değiştiren ? Kul, Allaha karşı isyana düşüp Fal - Tarot gibi şeylere bakıp baktırdığında Cinniler artık onun sessiz dostudur.. Birine bakan, bakmaya niyetlenen kul, cinnilerin fısıtısını Hislerim diye adlandırır, sizde geçmişinizi bilen o akıldan yoksun kimseye ağzı açık kanarsınız.. Zaten ilgiye aç, yenilmiş duygularla kalabalık arasında yalnız bir toplumuz, Peki bize ne iyi gelir, bizi neler bekliyor diye umut eder olmuşuz elimizdeki değerleri bilmeden, falcı başka ne diyecek diye merak ettiğinizde olay burada başlıyor.
Bildi.! Evet evet yeni biriyle tanıştım/tanışacam. Evet evet doğru, dün babamla kavga ettim bugün gönlümü aldı vs vs vs .. Bintane örnek sayarım.. Zaten geçmişi cinnilerden bilene ilgiyle beklerken Yarın evleneceksin dese inanacaksınız ya da umut edeceksiniz çünkü. Peki şimdi burayı dikkatli okuyun arkadaşlar..
Ayet-el Kürsi; Allahın meleklerine kulları hakkında emir buyurduğu ve amelleri hakkında görevlendirdiği Mekanını akıllarımızın alamayacağı kudreti anlatır. Eskiden, cahiliye devrinden hemen sonra kahinler, cinnilerin buradan haber alıp, dünyadaki yandaşlarına haber verdiği dönemlerde Evet, gelecek hakkında bilgi sahipleriydi ve bu kavram o zamandan günümüze geldi. Medyumluk, falcılık, Tarotçuluk, Totemcilik vs..
Kuranda Cin suresi ve Hud suresinin indirilmesiyle Cinnilerin Efendimiz s.a.v. aracılığı ile söylediği şu sözlere ve ayete dikkat edin
"" Göğü yokladık, orayı sert bekçilerle ve göktaşları ile dopdolu bulduk. Daha önce göğün elverişli dinleme yerlerinde pusuya yatardık. Fakat şimdi hangimiz oranın seslerini işitmeye çalışsa kendisini bekleyen göktaşları ile karşılaşır. ""
Peki günümüzdekiler nasıl biliyor; aslında şimdi düşünen ve farkında olan bir Kul için cevap açıkça belli..
Sizi dinleyen cinniler, geçmişinizi söyledi o fukaralara.. Allahın zaman kavramı ile biz kulların bilimsel kavramı aynı değildir. Bizim 500 yılımız Allah katında 50 yıl gibi size en anlayacağınız dilde böyle söyleyebilirim.. Meleklerin kulun ameli için koşturduğu ve yeryüzüne indiği vakit, onlardan haber çalan cinnilerin bire on katarak fukaralarına bildirmesi ile, biz gayb sandığımız haber, çoktan Allah katında emir buyrulmuş ve zaten ameline yazılmıştır. Yani Falcı dese de demesede hem yaşacaksın, hemde Gaybı başkasından beklediğin için onla sınanacaksın..
Bunu da şu ayet doğrular,
" Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz. "
ve bu
" Onlar, evvelce indirilen (âyet) lere îman etmedikleri gibi (bundan sonra da îman etmeyeceklerdir). Biz, onların gönüllerini ve gözlerini (ters) çevirmiş, kendilerini azgınlıkları, taşkınlıkları içinde serseri ve şaşırmış oldukları halde terketmiş bulunuyoruz. "
Fal ve ya benzeri işlerle, kendilerini dua etmez bulduklarını anladıklarında, bir bakarlarki hep aynı yerde dönüp duruyorlar..
Şimdilik bu kadar arkadaşlar.. Tartışmaya değil, görüş paylaşmaya açığım. Eğer önyargılarınızı alıp gelecekseniz Okumamış olun, Katılmak zorunda değilsiniz, yukarıda yazdığım hiçbir kelimem Allah rızası dışında değildir, o nedenle benim fikirlerim değil, farkındalığımın yazıya dökülmüş halidir.
:) Tatlı Rüyalar :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar