Konya'da hala sürdürülen bir Ragaib Kandili geleneğidir. Her yaştan çocuklar Regaib Knadili sabahı, boyunlarında bir "mühimmat çantası" ile yollara düşer. Genellikle arkadaş grupları halinde sokağın başından başlayarak kapı kapı dolaşmaya başlarlar.
Teker teker ziller çalınır ve kapı açılır açılmaz çocuklar hep bir ağızdan ŞİVLİLİİİİK diye bağırırlar. Ev sahipleri de çocukların "mühimmat çantalarına" çeşit çeşit aburcubur doldurur ve kandilleşildikten sonra çocuklar tekrar gruplaşarak diğer kapıları dolaşırlar tek tek.

Konya'ya taşındığım ilk sene bu gelenekten haberim yoktu. Sabahın körü bam bam bam kapım yumruklandı. Ne oluyor yahu alacaklı mı geldi diye sinirle kalktım yataktan. Saat sabahın 6'sı... Kapıyı açınca bir de ne göreyim? 8-9 yaşlarında 10 a yakın velet yüzüme ŞİVLİLİİİİK diye bağırınca tepem attı tabi.
-Ne diyorsunuz siz yavrucuğum? dedim sinirli sinirli.
-ŞİVLİLİİİİK
-Neymiş o "şilvilik"? (İsmini ilk 3 sene yanlış söylemişim meğerse...)
-ŞİVLİLİİİK
-Yavrum Türkçe konuşsanıza! Nereye düştüm ben Ya Rabbi?!
Hayır, kapıyı kapatmak istiyorum kapattırmıyorlar bir de.
Böyle bir 5 dakika geçirdikten sonra karşı komşu kapıyı açtı. Benim üzerimde de pijamalar, saçlar Samara'dan hallice... E utandım tabi. Halimi görünce acıdı kadıncağız.
-O bilmez şivliliği çocuklar yeni taşındı buraya. Gelin ben size vereyim şivliliğinizi.
Bilmiş bir edayla yüzüme gülümsedikten sonra anlattı olayın aslını astarını. Konya'nın eski adetlerinden biriymiş. E ben de liseye gittiğim için bilmiyordum tabi ama ilk okullarda bir hafta öncesinden bunun planları yapılırmış. A grubu şuradan başlayacak, B grubu şuradan başlayacak diye... Bir de eskiden kostümler ve geleneksel kıyafetlerle çıkarlarmış çocuklar Şivliliğe.

Sokağa yalnız başına salınamayacak kadar küçük olanları da anneleri, ablaları ya da abileri gezdirir. Hatta 6 aylıkken anneleri kucağına alır bebeklerini komşularını dolaştırır.
Şivlilikle ilk karşılaşmamız hoş olmasa da sonradan alışınca benimsiyor insan. Hatta artık çok hoşuma gidiyor.
Şivlilikteki çocukların şeker toplaması bayramlardaki dolaşmalarından biraz farklıdır. Bayramlardaki o mahçup halleri pek olmaz. Şivlilikte sanki sen onlara ait şeker ve çikolatayı şivlilik sabahı onlara vermek üzere emanet tutuyormuşsun da onlar da o gün emanetlerini geri almaya gelmiş gibidirler.
Bir de kapı geç açılınca mani de söyleniyormuş ama o gümbürtüde duramadığım ve hemen kapıyı açtığım için ben hiç duyamadım o maniyi. Efsanelerde anlatılana göre şu şekildeymiş: 
Şivli şivli şişirmiş
Erken kalkan pişirmiş
İki çörek bir börek
Bize namazlık gerek.
Aslında hiç şivliliğe çıkamadığım için kıskanıyorum kapımıza gelen çocukları. Bayramda da hiç çıkmamıza izin vermezdi babam =/
Bir de şivlilikten önceki gece fener alayı yapılır. Ben ona sadece 1 kere katıldım o da az önce bahsettiğim komşumun zoruyla. Zorla götürmüşdü ama çok güzel geçmişti. Biraz Nevruz kutlamalarına benziyor... Ateşler yakılıp üzerinden atlanıyor, çocuklar ellerinde fenerlerle dolaşıyorlar. Yarışmalar yapılıp eğlenceler düzenleniyor... Güzel bir gelenek. Ben sevdim =)

İşte bu da böyle bir anımdı... Herkesin Regaib Kandilini kutlarım... =)
H.K.C
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar