Asla ümidimin kalmadığı, asla değişmeyeceğine inandıklarım diye bir listem var benim. Bu konuda onlardan biri. Ne değişim bekliyorum artık ne de ümidim var, hatta etmeyi bile bıraktım yarı yarıya. Ama iş yerinde bir iki hafta önce şahit olduğum bi' olayla yine 'acaba' dedim.
Kadın sadece olaya ve davranışa ters olan düşüncesini söyledi diye hemcinsleri tarafından öyle bakışlara ve sözlere maruz kalmıştı ki, neden bu kadar çabuk saldırıya geçiyoruz diye sorgulamadan edemedim. Ne ara bu kadar sözde özgürlük adı altında başka düşünceleri sertçe yargılar ve kişileri aşağılar olduk?
Direkt 'Bence...' diyemedim yarım günde, olay sonrası kafamda dönenleri az çok topladım, yazdım ve yazarken 'Acaba bunu yazarsam yanlış anlaşılır mıyım, dediğimi anlamayıp yine sabit düşünceden gelen olur mu?" diye o kadar çok düşündüm ki işte, dedim. Tam da bu yüzden yazmalıyım.
Saygı çerçevesinde, sadece okumakla kalmayıp anlayanlarla konuşmak isterim. Tartışmak isteyen, bence diyen buyursun, tartışmaya da eleştiriye de açığım.
Özgürlük nedir, demeyeceğim...
Özgürlük kavramı çok geniş tarihçesiyle beraber her yöne çekilebilen ve her alanda kullandığımız bi kavram. Uğruna nelerin yapıldığı ve arkasına onlarca şeyin sığdırıldığı, kendi içinde kendiyle savaşan bir kavram. Bir sürü dala ayrılıyor o yüzden direkt kendisini değil en çok ilgimi çeken dalını ele alacağım; fikir, düşünce belirtme özgürlüğünü.
Herkes fikir ve düşüncelerini belirtebilir, sorgulayıp kendi doğrularını kabul edebilir. Zaten bireyin kendi ve çevresi için yapması gereken doğru, sağlıklı bir davranıştır bu. Başkasının fikirlerine ve doğrularına kapılmaktansa örneğin gidip x'in y'ye benzeyip benzemediğini tartışın ve savunun. Ama savunduğumuz şeyin ne olduğunu genel algı ve popülerlikten uzaklaşarak tartmak, sonunun nereye vardığını geniş açıdan görebilmek gerekiyor.
Çünkü yanlışlar bir yere kadar doğrudur.

Herkes doğrusunu savunmalı, çünkü onlarla varız. Kişiliğimizi oluşturan yapı taşlarından biri budur. Ortamlarda konuşurken konu hakkında bilgi sahibi olmayıp fikirsiz kalabilirsiniz fakat toplumsal konularda aynı ipi tutup ucuna kadar gitmek aslında hem size hem topluma zarar verir.
Toplumun bu kadar aynı olmasının sebeplerinden biri de bu. Fazlasıyla sürü hâlinde yaşıyoruz, bunu tüm insanlığı düşünerek söylüyorum. Ben başkasının fikrini dinliyorum zikrini kabul etmiyorum çünkü benim de kendi düşüncelerim var. Fakat her şeye rağmen onu dinleyip görüşümü aktardığımda 'yobaz' oluyorum...
Aslında bir şey de yok bu arada, benim söylememle tanınmış birinin söylemesi aynı olmuyor. Fikir veya düşünce değil figür önemli çünkü. Açı değişiyor, görüş anlam kazanıyor ve savunuluyor. Ne söylediğimizden çok kimin söylediği de önemli çünkü. Tıpkı sen iyisin diyen arkadaşa sinir olup, sen iyisin diyen doktorun elinden öpesimizin geldiği gibi.
Herkes düşünce özgürlüğünden konuşur ama uygulamaya gelince koca bir boşluk görüyorum.
Çünkü insanlar düşüncelerini söylemek istediğinde, öncelikle psikolojik olarak savaşmaya başlıyorlar. Kendi içinde tartışıp ne cevap gelir diyorlar, tepki mi çekerim, hor görülüp dışlanır mıyım diye düşünmeden edemiyorlar.

Birinin düşüncesini söylemesi medya ve çevrenin dayattıkları sınırında kabul ediliyor, o sınırın dışında bir görüş varsa 'çağ dışı' 'fazla yenilikçi' gibi tepkiler doğuyor. Bu da normal bir insanı yoruyor, yalnızlaştırıyor; soyut hâlde yaşayıp herkese benzeyen oluyor veya izole bi yaşama geçerek dünyaya kendini kapatıyor.
Her düşünce doğru değildir, bazılarının savunulacak tarafı yoktur. Bunun dışında ise...
İronik olansa milyonlarca insan sözde savunduğu şeyleri doğru bulmuyor. Aynı düşüncedeymiş gibi davranıyorlar ama gerçek anlamda kimse aynı safta değil. Özgürüz düşüncemizi söylüyoruz, olmuyor böylesi; sürüye ortağız, bakın susuyoruz, oluyor. Çünkü aksi takdirde dışlanacaklar çoğunluk tarafından.

Peki ne yapmalı?
Belki sert olacak ama yazacağım kadar yazdım, daha fazlası da var fakat uzun tutmak istemiyorum. Anladıysanız zaten, söylememe de gerek yok...
Size tek söyleyeceğim, susmayın.
Konuştuğunuz zaman başkalarının da sizinle aynı düşüncede olduğunu ama cesaret bulamadıkları için sustuklarını göreceksiniz. Ortamınız ya da çevrenizdekiler fark etmeksizin bu böyledir. Yol gösterici olmayı deneyin. Herkesin sesi çıkmıyor olabilir ama herkesin bi sesi vardır.
Sandığınız kadar değil konuştuğunuz kadar özgür ve rahatsınız. Bağırmayabilirsiniz ama sesiniz çıksın, sadece şimdiyi değil gelecek diğer nesli de etkiliyorsunuz.
Aslında bu her bireyin sorumluluğudur da...
İlk ve son demiş olsam da bu konuda "Bence..." demeden yapamadım. Okuyan herkese teşekkür ederim, gerçekten 'normal' düşüncelerinizden dolayı yargılanmamanız dileğiyle...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar