Nasıl Görülmek İstediğin Gibi Mi Görünüyorsun Sence?

"Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol"

Nasıl görülmek istediğin gibi mi görünüyorsun?

Bu cümle başlı başına bir öz-yansıma sorusudur. İnsanlar çoğu zaman başkalarının gözünde nasıl bir imaj bırakmak istediklerinin farkındadır. Ve bu "ideal benlik" ile "gerçek benlik" arasında genellikle büyük fark vardır. İşte bu farkı, insanlar çeşitli maskelerle kapatmaya çalışır.

-

“Ben olduğum gibi biriyim” Söylemi Gerçek mi, Rol mü?
Toplumda sıkça duyduğumuz bu ifade, aslında çoğu zaman bir savunma mekanizmasıdır. Çünkü insanlar iç dünyalarındaki kırılganlıkları ya da karanlık yönleri açığa vurduklarında yargılanmaktan korkarlar. Bu yüzden “ben buyum işte” diyerek hem kendilerini meşrulaştırırlar hem de eleştiriyi peşinen savuştururlar.

Ama dikkat edelim lütfen!
"Ben olduğum gibiyim" demekle gerçekten öyle olmak arasında büyük bir uçurum vardır. Her “doğalım” diyen gerçekten içi dışı bir olmayabilir. Hatta çoğu zaman en çok 'doğal' görünenler, en dikkatli rol yapanlardır.

Peki, Birinin Gerçekten Olduğu Gibi Olduğunu Nasıl Anlarız?

İnsanları tanımanın tek yolu zaman, gözlem ve tutarlılıktır.

Her Bir insan;

  • Farklı ortamlarda aynı şekilde mi davranıyor?
  • Güçlüyken de zayıfken de aynı mı kalıyor?
  • Yararına ya da zararına olan durumda da özü değişmiyor mu?
  • En çok neyi saklıyor, neden?

Bu soruların cevabı, onun gerçekten "olduğu gibi" biri olup olmadığını anlamamıza yardım eder.

Neden kimse kimseye “Sen gerçekten olduğun gibisin” demez de, daha çok “Senin gerçek yüzünü gördüm” der?

Çünkü "gerçek yüz" ifadesi toplumda çoğunlukla olumsuzlukla eşleştirilmiştir.
İnsanlar, başkalarının karanlık yönleriyle karşılaştığında bu onları sarsar. Birine “Sen aslında ne kadar iyisin” demek ise, çoğu zaman unutulur ya da alışıldık hale gelir. Çünkü iyilik sessizdir, kötülük çarpar.

Ayrıca bizler, genelde insanların eksik yanlarını, sahtekârlıklarını, iki yüzlülüklerini daha çarpıcı şekilde fark ederiz. “Senin gerçek halin buymuş” demek, çoğu zaman bir hayal kırıklığının dışavurumudur.

-

“Olduğum gibi görünürüm” diyen biri güvenilir midir?

Bu kişinin ne kadar çıkar ilişkilerinden uzak, kendine karşı ne kadar dürüst ve toplumun beklentilerine ne kadar boyun eğmeden yaşadığına bağlıdır.

Ve evet, senin de dediğin gibi “Köprüyü geçene kadar ayıya dayı denir” atasözü, insanın içsel yapısının kolayca değişebileceğini, çıkar uğruna şekil değiştirebileceğini gösterir. Dolayısıyla biri kendini “olduğu gibi” tanımlasa bile, davranışları bu sözü doğrulamıyorsa güvenilir değildir.

Olduğu gibi görünmek ile dışsal görünüm (marka, makyaj, süs) arasındaki fark
Bu çok önemli bir nokta. Çünkü burada mesele niyettir.

Bir insan; Marka giyinip “ben değerliyim” mesajı veriyorsa, bu dışsal bir onay arayışıdır.
Makyaj yapıp kendini saklamaya çalışıyorsa, bu da “olduğu gibi görünmek” ile çelişir.

Ama biri süslenmeyi seviyorsa, bu sadece estetik zevk olabilir.
Olduğu gibi görünmek, sadece makyajsız, süssüz olmak değildir.

Asıl mesele;

Gülüşü samimi mi?
Sözleriyle içi bir mi?
Menfaate göre dostluk, aşka göre duygu mu şekil değiştiriyor?

“Olduğu gibi görünmek”, en çok da güçten değil, zayıflıktan belli olur. İnsanlar zayıfken, düşerken, çıkarı yokken nasıl davranıyorsa işte “asıl o”dur.

Ve ne yazık ki bu çağda herkesin “olduğu gibi görünme” iddiası, görünmek istedikleri gibi olma çabası içinde boğuluyor.

"Eğri Oturalım Doğruları Dürüstçe samimice konuşalım Olacaksak, böyle Olalım!"

Sende Kendine bir sor!:
Nasıl görünmek istiyorsun?
Peki, gerçekte kim olduğunu gerçekten görebiliyor musun?
Daha da önemlisi, kendini olduğun gibi kabul edebiliyor musun?

Unutma, hayat sahnesinde herkesin bir rolü var. Ama bazıları ne yazık ki oynadığı rolü öyle içselleştiriyor ki, sonunda kendini bile kandırıyor. Ve en kötüsü, bu sahte oyunu başkalarına “doğallık” diye satmaya çalışıyor.

“Ben olduğum gibiyim” demek kolay. Ama gerçekten öyle misin?
Eğer kendi gerçeğini kabul etmiyorsan, aynaya bile dürüst bakamıyorsan, başkalarına ‘olduğun gibi’ görünmen sadece bir maskeden ibarettir.
Ve bu maske, bir gün düşer…
İşte o zaman insanlar şöyle der:

“Meğer yıllarca koynumda yılan beslemişim.”
“Kırk yıl sırtımda taşıdım, gıkı çıkmadı… Bir gün yere indirdim, demediğini bırakmadı.”

Bu sözler rastgele söylenmedi. Gerçek yüzünü yıllar sonra gösteren, dostluğu menfaatle ölçen, çıkarı bitince karakteri değişen insanlar yüzünden dile geldi bu sözler.

Şunu iyi bil!
Kendine karşı dürüst olmayan, başkasına karşı da dürüst olamaz.
Ve kendini bile kandıran birinin, seni kandırması sadece zamana bakar.

Dost acı söyler ama gerçeği söyler!

Önce kendinle yüzleş.
Neysen, onu kabul et.
Kendini sevmiyorsan, kendini değiştirmeye çalış. Ama bu değişimi başkalarını kandırmak için değil, kendine ihanet etmeyecek hale gelmek için yap.
Ve birini tanımadan, bir dostluğu sınamadan, bir ömrü paylaşmadan, sırf “Ben olduğum gibiyim” dedi diye güvenme.
Çünkü insanın hakikati, zamanla, çıkar karşısında, hayat zorlaştığında ortaya çıkar.

O yüzden;

Kiminle dost olacağına karar vermeden önce, onun ne zaman ve neye göre değiştiğine bak.
Kimin “gerçek” olduğuna inanmadan önce, onunla en az bir fırtınayı birlikte atlat.
Ve en önemlisi:
Sen kendi aynana dürüstçe bakıyor musun, önce onu bil.

Nasıl Görülmek İstediğin Gibi Mi Görünüyorsun Sence?
Cevapla