Dürtüsel Manipülasyon: Kişi Nedir Ne Değildir!

Gün içerisinde ne kadar manipülasyona maruz kaldığınızı fark ettiğinizde, kendinizi afallamış bir çocuk gibi bulmuyor musunuz? ve her şeyi geride bırakıp yaşattıklarını yaşatmak için intikam meşalesinde kavrulmuyor musunuz? Peki ya düşman dışarıda değil de kendi içinizdeyse? Ya kişi kendi kendisinin celladı konumuna düşmüşse manipülasyon konusunda? Pekala, öyle mi, bu yazacaklarım sana yabancı gelmeyecek, çünkü zaten bildiğin bir şeyi hatırlatıyor olacağım. Bugün çarmıha gereceğin bu manipülasyonlar, seni yeniden doğan bir Anka kuşuna çevirecek.

Dürtüsel Manipülasyon: Kişi Nedir Ne Değildir!

Kavram gerçeklik üzerine!

Adını dürtüsel manipülasyon koyduğum bu ismi şöyle tanımlayabilirim: "Kişinin geçmişten gelen, sosyal çevre, akraba, veya aile yoluyla kişiye yapılmasının hoş olacağı, veya kişiye söylenildiğinde ve kişinin bunu yaptığında bir rahatsızlık hissetmediği, sorgulamadığı, ama yaparken de yabancılık hissetmediği sosyal davranışlar"

İnsanın travmalarının çocukluk döneminde başladığını düşünürsek, bu kavramsal isme maruz kaldığımız yaşlar aslında kendimizi bile tanımadığımız yaşlar olduğunu düşünüyorum. Bunu sorgulamaya cesaret etmek şöyle bir kenara, bu bize dayatılan veya istenç yoluyla bize ulaşan isteğin veya beklentinin anlamını çözebilecek yaşta değildi birçok kimse. Fakat üzücü olan kısım, bunu bu manipülasyona 20'li yaşların başlarında bile, genç yetişkin insanların bu tarz toplumun istençlerine maruz kalması ve durumu farkına varamaması!

Dürtüsel Manipülasyon: Kişi Nedir Ne Değildir!

Toplum gelenekleri!

Kişinin çocukluğu kendi yazgısında önemli bir yer tutar. Fakat bazı adetler ve gelenekler kişiye ritüel anlamda bir değer kazandırır. Bazen ise genç yetişkinliğe hatta yetişkinliğin sonuna kadar ritüeller devam eder. Toplum geleneklerinin bize dayatılan manipülasyonlarına başlamadan önce, iyi anlamda bize kazandırdığı bazı konuları göz ardı etmemizin doğru olmadığını düşünüyorum.
Orta Doğu ve Asya'da daha çok görülen ve evliliklerin 2 veya 3 gün sürmesi, aslında kişiyi evliliğe hazırlama aşamasındadır. Kişiye yüklenilen bu manevi utku, aynı zamanda evliliğe geçişin yavaş yavaş ama unutulmaz bir ritüel ile harmanlanmasıdır. İlkokuldan ortaokula geçişte veya liseye geçişte kişilerin giyimindeki değişiklikler, kravatlar, ve gömlekler, aslında çocukluktan gençliğe geçişin önemli ritüelleridir.


Bir Korint pasajında şöyle geçer:

"Çocukken, bir çocuğun yapacağı şeyleri yapardım, büyüyünce bunları bıraktım"

İşte tam olarak bu çocukluk ile büyüdüğünü hissettiğin andaki o mitolojik ritüeller bütünü. Liseye geçtiğindeki kıyafetlerdeki değişiklikler, lisedeki öğretmenlerin ilkokuldaki öğretmenlere kıyasla daha ciddi durması, evliliklerin 3 gün sürdüğü yerler, evlilik sonrası balayı, gibi ve aslında sizin de yakalayabileceğiniz birçok ritüel var faydalı olabilecek.

Dürtüsel Manipülasyon: Kişi Nedir Ne Değildir!

Peki ya travmaya varabilecek dürtüsel manipülasyonlar?

Çocuklarınızı severken, özellikle annelerin veya babaların çocuklarına hayvan adları taktığını hiç dikkat ettiniz mi? Mesela şöyle seviyor bazı anne ve babalar çocuklarını:

"Aslanım benim"

Çocuk aslan kavramını ormanın kralı olarak görüyor okulda, aile içinde bir baba veya anne çocuğuna bilinçsizce bu şekilde bir tavır takındığında,-mesela, ona ismiyle hitap edip onu bir birey olarak öz bilinç katmak yerine, bu tarz hayvan adlarının ters bir tepkiye yol açacağını düşünüyorum. Çocuk bu yaşta kendisini aslan gibi hissetmesi, güçlü, yabanıl hissetmesi, ikili ilişkilerindeki agresifliği arttıracağını, ve kendi ismiyle hitap edilmediğinde, bir hayvan adıyla örneğin Aslan, kuzu, böcek,-kişinin sahte bir arketip geliştirip bu hayvanın ruhsal özelliklerini alacağını düşünüyorum. Aynı ortamda 3 farklı çocuk olsun. Her bir anne baba bu çocuklara,

1. Çocuğa" Aslanım benim, sen yaparsın, erkek erkeksin, sen şöylesin, sen böylesin"
2. Çocuğa "Kuzum benim, duygusal, hassas kızım benim"
3. Çocuğa "Kara böceğim benim"

Sizce bu üç çocuğun psikolojisi aynı mı olacak büyüdüklerinde? Bir çocuğa aslanım deyip onu agresifleştirmek, veya farkına varamadığımız bir nedenden dolayı duygusallaşan ve içine kapanan bir çocuğa kuzum, veya benzer naif hayvan adları takarak daha da hassaslığını arttırmak, ya da fiziksel olarak esmer olmasından dolayı onu renk olarak bir hayvana benzetmek, bu tarz bilinçsizce yapılan şeylerin çocuk üzerinde ileride belki de asla farkına varamayacağı travmalara yol açabilir.

Dürtüsel Manipülasyon: Kişi Nedir Ne Değildir!

Erkek o yapar!


Küçükken erkek çocukların biraz sinirli veya hareketli, veya uyarılması gerektiği ve öğretilmesi gerektiği bazı konularda bazı anne ve babaların özellikle:

"Erkek adam oldu artık o yapar"

Gibi sözcüklere hiç maruz kaldınız mı? Böyle bir çocuğun kendisini sırf cinsiyetinden dolayı, karşı cinse karşı üstün hissetmesinin önüne nasıl geçebilirsiniz? Bu konuya neresinden bakarsanız bakın sınıfta kalacak. Zira çocuğa, daha genç olmadan onu çocuk olmadığına bilinçsizce bir ikna etme süreci var. Daha da kötüsü, sırf cinsiyeti yüzünden bazı şeyleri yapabileceğine inanacak olan bu çocuk, ileride bunu çözümlemede başarısızlığa uğrayabilir.

Dürtüsel Manipülasyon: Kişi Nedir Ne Değildir!

Çocuklara sıfatlar vermek!

Bir başka konu ise bazı anne ve babaların çocuklarıyla olan iletişiminde bilinçsiz bir düzeyde onlara bazı sıfatlar vermeleri. Bir çocuğun, ergenlik çağına kadar anne ve babası tarafından,

"yakışıklı oğlum, güzel kızım"

gibi sıfatlarla büyütüldüğünü düşünün. Her şeyden önce asıl sorulması gereken soru, bir çocuk nasıl güzel veya yakışıklı olabilir? konu eğer onu sevme biçimiyse anne ve babaların, veya çocuğa özgüven aşılamaksa eğer amaçları, bu çocuk ergenliğe geldiğinde, karşı cins tarafından reddedildiğinde, yıllarca anne ve babasının "sen güzelsin, yakışıklısın" gibi yaklaşımları yüzünden karşı cins onu reddettiği için, karşı cinse nefret besleme eğilimi gösterebilir.

Dürtüsel Manipülasyon: Kişi Nedir Ne Değildir!

Buraya kadar olan kısımda çocukları severken veya onlara hitap şeklindeki dürtüsel manipülasyonları anlattım. Bunlara dürtüsel manipülasyon dememde ki amaç, çocuğun yetişkin bir hale geldiğinde ruhundaki dalgalanmalara daha neyin sebebiyet bile verdiğini anlamayacak olması. Dürtünün nedeni ise, manipülasyona maruz kaldığı dönemdeki bilgisizliği, yani bir çocuk bunu anlayamaz, ironik kısmı ise, ailenin içinde kötü ve art niyet olmaması. Yani aile böyle yapıyor ama, tamamen cehaletinden ve bilinçsizliğinden. Halbuki bu açıkça bir manipüle ediliştir.

Dürtüsel Manipülasyon: Kişi Nedir Ne Değildir!

Toplum istenci!

Biraz daha büyüdüğünüzde ise durum farklılaşıyor. Üniversiteye kadar ki olan dönemde, sizlere ödevler verildi. Hepiniz tek tip kıyafet giydiniz. Toplumla yaşamayı öğrendiniz. Ama üniversiteden sonra ise artık bir birey olmanın farkına varıyorsunuz. O zamana kadar size bir birey olmanın ne demek olduğunu öğretemeyen aileniz elbette asla sorumluluk kabul etmeyecektir.

Ve siz okulu bitirir bitirmez ruhunuzda bir sarsıcı depremle,

"evlenmeliyim, millet evleniyor ben neden hala buradayım"

veya "işsizim, iş bulmalıyım, aile kurmalıyım"-gibi dürtüsel, ama asla sorgulamadığınız bir sürece itiliyorsunuz. halbuki evlilik, pazara gidip elma, üzüm, mandalina almak değildir. Gerçekten o kişiyle karşılaştığınızda anlarsınız zaten sürecin buraya gittiğini. Para kazanmak ve ev, aile kurmak önemlidir ama bir zorunluluk değildir. Kişi önce 18 yaşına kadar öz bilinç ve kişinin kendisini tanımasını sağlayamayan ailesi, kişiden üniversiteden sonra yetişkin gibi davranmasını bekliyor. Bunun nasıl ironik bir facia olduğunu anlamıyor musunuz?

Dürtüsel Manipülasyon: Kişi Nedir Ne Değildir!

Toplumun size "iş bul, yaşın geldi" veya "evlen" artık gibi sözcükleri onlar daha söylemeden, toplumla yüz yüze gelmekten kaçınmanızın sebebi evet, daha sizin farkına bile varamadığınız o dürtüsel manipülasyon. Onların önüne çıkıp "hayır, sen benim hayatıma müdahale edebilecek pozisyonda değilsin" demediğiniz sürece bu korkular sizinle gelecek.

Dürtüsel Manipülasyon: Kişi Nedir Ne Değildir!
Cevapla