
Ben 29 yaşındayım ve Almanya'da doğup büyüdüm. Orada kendime göre hayatımı başarmıştım. Kendi ayaklarımın üzerinde durabiliyordum. Mesleğimi elime almıştım, iyi bir iş yerim, arabam ve imkanlarım vardı. Sonra asla dediğim şey başıma geldi, insan gerçekten büyük konuşmamalı. Ne Türkiye'den evlenirim ne de Türkiye'den birisini getiririm demiştim. Sonra aşık oldum ve geldim. Ailemi, arkadaşlarımı, her şeyi bıraktım geldim. Aslında her ortama uyabilen birisiydim. Buraya geldim ne iş bulabildim istediğim gibi, ne de arkadaş. Kendimi bi kere olsun buraya ait hissetmiyorum.
Eşim kasap ve dükkanı var, neredeyse hiç vakit ayıramıyor bize. Dükkan kapanınca işi bitmiyor. Hayvan bulması, bakması, nakliyesi, kesmesi, ayırması hazırlaması, her şey onun üstünde. İlk başta yalnız kalmayayım diye onla beraber çalışıyorduk dükkanda. Sonra iki tane bebeğimiz oldu ve ben iyice yalnızlaştım. Son iki senedir iyice bunalımdayım. Burada yaşamak istemiyorum. Eşimin bize ayırabileceği bir pazarı bile yok. Ben iki çocuğumla hep yalnızım biri 3 diğeri 1 yaşında. Neredeyse hiç görmüyorlar babalarını. O da ne yapsın bu ekonomide anca böyle oluyor. Kendine bile hiç vakit ayıramıyor ve baş ağrısı hiç bitmiyor. Sürekli hasta hissediyor kendini ama o da bence dinlenmemekten kaynaklanıyor.
Ona yük olmamak için beş sene içinde sadece bi kere gidebildim doğduğum yere.
İstesem yollar ama o, o kadar çalışıyor ki şımarıklık yapmak istemiyorum. Ailem geliyor Allah'tan sürekli ama bana yetmiyor çünkü ben hep olduğum yerdeyim. Ben istemediğim bi kişi oldum sadece anne ve birinin eşi. Kendime ait bir şey kalmadı. Maalesef Türkiye'de hayal bile kurulmuyor. Konuştuğum herkesin burada hedefleri sadece bir ev ve araba. Kendi illerinden bile çıkmayan o kadar insan var. Kreş meselesi bile zor ne kadar para verirsen o kadar eğitici oluyor. Ben buradaki haksızlıklara gelemiyorum artık. İki ülkede yaşadım ben ve o ülkenin kendi parasıyla ve imkanlarıyla yaşadım.
En büyük nankörler Almanya'daki gurbetçiler bunu anladım.
Hepsi boş konuşuyor, ve en büyük adaletsizlik onların da oy verebilmesi. Türkiye'de buranın parasıyla, buranın imkanlarıyla yaşamadan kimsenin seçme hakkı ve konuşma hakkı olamaz. Burada her şey bin kat daha zor, maalesef her konuda geride. Yaşamak için biz 17 katını ödüyoruz şu an. Maaşın ne kadar olduğu önemi yok, alım gücü önemlidir. Geleceğimi ve çocukların geleceğini iyi göremiyorum. Zaman zaman eşimle Almanya'ya gitmekten konuşuyoruz, ben Alman vatandaşıyım, çocuklar da çifte vatandaş. Ailem de destekliyor. Ama yine de çok korkularım var. Eşim orada zorlanır huzursuz oluruz diye.
Ben onu çok seviyorum, yoksa burada bu kadar sabretmezdim bile. Ama artık çok mutsuzum biliyorum orada daha rahat bi yaşam olacak, çocuklar kreşe, ben de mesleğimi geriye dönebilirim eşimin yükünü hafifletebilirim. Daha fazla vaktimiz daha fazla imkanlarımız olur. Ama çoğu zaman gitmek istemediğini belirtiyor. Ben burada o da orada yaşamak istemiyor. Ailesi de biraz zorluk çıkartıyor, tabii istemiyorlar oğulları gitmesini. Onlara göre nankörlük ediyorum. Aç değiliz, açıkta değiliz. Ama bu benim için yeterli değil, hayattan fazlasını istiyorum.
Ahırda hayvanlar da tok, ben ruhum da doysun istiyorum.
Bana tamam gidelim dese akşama Almanya'dayım, o kadar bunaldım artık. Burada kalırsam iyice bozulacak psikolojim. Her gün yalnızlıktan, her gün yeni zamlardan. Her gün her şeyin daha zorlaşmasından, her gün hayal ettiklerimden dahada uzaklaşmamdan bunaldım. İmkanımız varken burada durmak mantıklı gelmiyor. sizinle dertleşmek istedim. İyi günler dilerim ve Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer