Hepimiz burada yaşıyoruz değil mi? Sınırları içinde yaşamayanlarımız dahi kökleri ile buraya bağlı, vücutlarındaki minerallerin bir kısmı hala buradan karşılanıyor.
Ve hepimiz çok gerginiz. Birçoğumuz hayatta olmaktan bıkmış halde, 15'inde ergenliğinin zirvesinde çocuklar gibiyiz, neden doğurdun ki beni isyanları ile nefes alıyoruz adeta.
Peki Neden Bu Kadar Gerginiz?

Güzel bir ülkemiz var, havası güzel, suyu güzel, denizi güzel, toprağı güzel, hayvanı güzel, ormanı güzel. İnsanı...
İnsanı değil. Artık değil. Ne biz o eski insanlarız, ne çevremizdekiler o eski insanlar gibiler. Değiştik, değiştirildik, adeta parçalarımızı değiştirdiler, eski bizleri yok ettiler. Bunu nasıl yaptılar? Hepinizin bir fikri vardır bu konuda. İşte ben de bu yazıyı yazıyorum fikirlerimi öfkem ile harmanlayarak içimi boşaltmaya çalışıyorum. Yazı yazmanın en güzel yanı da bu değil mi zaten, insanın kendine uyguladığı terapi gibi. Neyse, hadi geçelim sebeplerine ve bu sebepleri haberlerden ufak kesitler de paylaşarak delilleri ile ortaya koyalım. Bellki bu sayede birbirimizi daha iyi anlarız...
Maddi Sıkıntılar Kıvılcım Görevi Görüyor, Biz, Yani Kurumuş Otlar, Tutuşmaya Hazır Haldeyiz!

Devlet memuru orta kesimi ifade eder değil mi? Ne lüks yaşar, ne aç kalır. Ortalarda gidip gelen bir gruptur. O yüzden konuya esas görüyorum bu grubu ve örneği de onlar üzerinden veriyorum. Görseldeki sayılar artık geçersiz, açıklanan en güncel ve en düşük memur maaşı yaklaşık 4.800,00 TL ve bir çeyrek altın an itibari ile yaklaşık 800 lira. Sadece şu sayılar dahi maddi imkansızlıklara dair fikir edinmenize yeter. Ancak vergiler öyle boyutlara ulaştı ki insan o sayıları cümle içinde kullanmaya korkuyor. Bir maaşına bakıyorsun bir de vergilere, ne haddime benim bu rakamları telaffuz etmek diyorsun. Anlamsızca gülesim geliyor, utanıyorum, gülemiyorum.
Siyasi Belirsizlikler İnsanların Dengesini Bozmuş Halde, Eski Ciddiyeti Arıyoruz Ancak Çok İyi Saklanmış Köfte, Bulamıyoruz...

Gece saat 11 suları, oturuyorsunuz, herşey oldukça sıradan, normal bir gün. Uyuyorsunuz sonra. Gece 3 sularında uyanıp su içmeye kalkıyorsunuz, kalkmışken şu telefondaki bildirimlere bakayım diyorsunuz. Bilmem ne bakanı istifa etmiş. Alışmış olmanın verdiği bıkkınlıkla yatağınıza dönüyorsunuz, ertesi gün bunun sadece bir iddia olduğunu öğreniyorsunuz, işler daha da komik bir hale geliyor.
Ancak komedi patlamasını ikinci günün akşamında yaşıyorsunuz. Adam gerçekten istifa etmiş ve hükümet bunu doğruluyor. Yaşadık değil mi bunu? Evet, yaşadık ve zerre kadar ciddiye alınmadığımızı, adeta dalga geçildiğini gördük. Zorumuza gitmedi mi? Gitti. Ancak konuşamadık ve yine gülmek istedik, utandık kimliğimizden, gülemedik.
İnsanların Psikolojileri Bozuldu, Bazıları Öfkelerini Dizginleyemedi, Topluma Zarar Vermeye Başladılar, Bir Yanımız Bu Olayların Acısı ile Yanarken, Diğer Yanımız Olayların Evrildiği Rezalet Noktasına Gülmemek İçin Dudaklarını Isırdı, Parçalayana Dek...

Bir eleman vardı hatırlar mısınız? Hatırlarsınız çünkü hala var. Bir de kızcağız vardı, bu elemanca katledilen. Onu hatırlar mısınız? Unutursanız yüreğiniz kurusun, çünkü artık yok. İşte bu eleman ve buna benzer, yıllardır sürekli duymaktan utanır hale geldiğimiz vahşi varoluşlar sanki bizlerden daha değerli gibiler. Zira onlar serbest kalırken, neden serbest kaldı diyenler tutuklanır halde.
Yine güldük halimize, içimizden içimizden sırıttık, dedik ki Allah da bizi kahretsin, biz nasıl bu hale geldik, ama dışa vuramadık, yine sesli sesli gülemedik, utandık.
Konuşamamanın Verdiği Heyecan ve Öfke İçimizi Öylesine Yakıyor ki, Biri Konuşsun Diye Bekliyor, Konuşan Olunca da Kim Olduğuna Dahi Bakmıyoruz...

Evet konuşamıyoruz, çünkü konuşmalarımız çekiştiriliyor, kimliklerimiz ötekileştiriliyor. İçimizi dökemiyoruz, zira döktüklerimizin altında kalıyoruz. En basitinden burada LGBTi'ye destek veriyoruz, ancak sokakta bunu söylemekten birçoğumuz korkuyoruz. Bu da en konuşmaması gerekenlere bırakıyor meydanı, belki insan sesine özlemimizden belki de bu harekete özenmemizden, bu konuşanları can kulağı ile dinliyoruz.
Oysa her konuşmacının bir kimliği vardır değil mi? Bu adam nedir, necidir? Uyuşturucu tüccarı mıdır? Kadın satıcısı mıdır? Silah mı kaçırır? Özetle bu adam iyi bir insan mıdır, kötü müdür? Çok basit sorular olmasına rağmen heyecanımızla soramayız bunları. Hele bir de bu adam doğruları söylüyorsa, bittik biz. İnsanlığımız, değerlerimiz, varoluş amaçlarımız, hepsi birden yandı, bitti, kül oldu.
Bu acziyetimiz gülünesi değil midir? Öyledir, haykıra haykıra gülünesidir, ancak yine, yeniden, biz gülemeyiz, dedim ya utanırız.
Tüm Bunlar İnsanlarda Değişimler Yaratıyor, İnsanlar Bazen Hayatta Kalmak İçin, Bazen ise Hayatını Daha İyi İdame Ettirebilmek İçin Değerlerinden Vazgeçiyor...

Küçük ırkçı mahalleler gibi bir düzen oluşuyor istemsizce, tüm mahalleler açlık ile savaşırken sen iki lokma yemek girsin midene diye o güçlü mahalleye yanaşıyorsun ve diyorsun ki ben anne tarafından sizin oralıyım.
İşte burada millet bütünlüğü bozuluyor. Birlikte büyüdüklerin, çevrende seninle yürümüş olan insanlar o iki lokma ekmek için silip atıyorlar seni. Hatalarını arıyor, konuştuklarını dinliyor açık kolluyor, yürürken çelme takmaya çalışıyorlar.
Ve bir gün düşüyorsun, yüz üstü sereserpe uzanıveriyorsun yere, çevredekiler gülüyor ancak sen yine gülemiyorsun, utanıyorsun.
İşte bu utanç insanları geriyor, bu utancı yaşayan insanlar artık gülemiyor, içlerine attıkları şeyler o kadar çok ki canları acıyor, yürekleri kanıyor, ağızlarını açıp "Ah" demekten korkuyorlar, bu yüzden işte gerginlikleri, bu yüzden öfkeleri.
Biz bu yüzden gerginiz. Ne bir sürüngen gibi yerde sürünebiliyoruz, ne de hak ettiğimiz şekilde başı dik gezebiliyoruz. Yapamıyoruz, inanın bundan dahi utanıyoruz!
Örneğin bu yazı dahi partiler ortamına çekilecek ve ben diyeceğim ki bunun partiler ile alakası yok, yazının hedefi tamamen kişiliğini, karakterini yitiren bir millet.
Neyse burada biter, sağlıcakla kalın.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer