Fasizm ilk olarak Mussolini ile ortaya cikmis olsa da artik Musolliniye indirgenebilecek veya sadece milliyetci-ülkücü camiaya atfedilebilecek bir kavram degildir. Sinsice icimize isleyen ve artan toplumsal bir iliski formudur. Ekonomik yapiya bagli oldugu gibi bireylerin zihinsel yapilarina da baglidir. Akil disi bir ortamda yetisen insanlar, buna uygun kisilik yapilari kazanirlar ve irksal önyargilar insan beynindeki akil disi kesimde gelismeye baslar.
Tarih boyu bütün fasistlerin bir durusu vardir degil mi? En basitinden Hitler… Ne kadar da özgüven saciyor; ne kadar da saglam basiyor yere. Bu durusun elbette ki bir sebebi vardi. Güclü, disiplinli ve kararli olmasi gerekiyordu ki toplumu avuclarinin icine alabilsin.

Peki Nasyonal Sosyalizm dönemini baz alirsak, toplumun sadece %10‘luk bir rakami Hitlerin Nazi partisine üye iken, geriye kalan onca insan neden göz yumdu yapilanlara? Haberdar degiller miydi yoksa etraflarinda dönenlerden? Kapi komsulari toplama kamplarina sürüklenirken neden ses cikarmadilar?
Bu sorunun en iyi cevabini kücük bir deney ile tarih ögretmeni Ron Jones veriyor. 1967 yilinda nasyonal sosyalizmin islendigi bir tarih dersinde kendisine yöneltilen bu tür sorulara o an icin cevap bulamamisti ve daha sonra konuyla alakali bir fikir gelistirdi.
Önce birey olarak degil, grup olarak hareket etmeyi ögretti sinifa. Bunu haddinden fazla benimseyen ögrenciler, bir gruba ait olmanın sevinciyle farkli bir olusuma dönüsmeye basladilar; herkesin beyaz gömlek giymesi, grubun bir logosunun olmasi, hatta bir cesit selamlasmanin bile bulunmasiyla olusturulan grubun üyeleri arasındaki tüm farklar neredeyse yok oldu.
Ve farkina varmadan bir akimin pesinden gittiler. Gruba ait olmayan, karsi cikan herkesi dislayarak ve gerekirse siddet uygulayarak… Mesrebine uymayanin cezalandirilmasi bu anlamda farz oluyor.
Bu sosyal deney 1981 yilinda Morton Rhue tarafindan yazilan roman sonrasinda beyaz perdeye aktarildi, ve yillar sonra hala Avrupanin bircok okulunda zorunlu olarak okutulur, izletilir.

Bugün fasizm ABD sayesinde ikinci dünya savasi sonrasinda, soguk savas döneminde yeni tanimlar kazandi ve bakteri gibi yayilmakta ve esasen herhangi bir toplumun ortaya cikardigi bir sistem de degildir. Bu deney ile fasizmin aslinda her bir bireyin icinde sinsice saklanan bir tür illet oldugunu ve sadece bunu disa vurmak icin bir harekatin olmasi gerektigini görüyoruz.
Gözlerimizi kapatip düsünmeden bir sürünün pesinden kostugumuz sürece bu illet yavasca tüm benligimizi saracak ve kisisel haklarimizi yavas yavas kaybedecegiz.
Saygilar...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar